Yalana dayalı Güneyin politikaları

Son, Cenevre’de Rumların tutumu nedeni ile berhava olan görüşme masası sonucunda. Crants Montana’da yapılmakta olan Kıbrıs müzakereleri, sonuç elde edilmeden BM GS tarafından yaptığı açıklama ile sonlandırılmıştı.

Son, Cenevre’de Rumların tutumu nedeni ile berhava olan görüşme masası sonucunda. Crants Montana’da yapılmakta olan Kıbrıs müzakereleri, sonuç elde edilmeden BM GS tarafından yaptığı açıklama ile sonlandırılmıştı.
Daha görüşmeler sürerken ve sona ermemişken, Rum delegasyonu bavullarını hazırlayıp görüşme mahallini terk etmeye hazırlanıyordu.
Türk tarafının yapmış olduğu tüm öneriler de, Rum tarafınca reddedilmişti.
Güneyin tutumu nedeni ile dağılan müzakere masası sonucunda Türk tarafının görüşmecileri de Cenevre’den ayrılmışlardı.
O dönemde KKTC Cumhurbaşkanı olan ve görüşmeci niteliği de taşıyan Sn. Akıncı da adaya dönmüştü. Görüşmelerin çökertilmesinden dolayı, siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini bilgilendirmek maksadı ile saraya çağırarak. Crants Montana’daki görüşme masasının devrilmesinin gerekçesini. Rumlardaki zihniyetin değişmemesi yollu açıklaması ile Rum tarafına yüklemişti.
Ayni mealde TC Dışişleri Bakanı Sn. Çavuşoğlu’nun da bu yönde açıklamaları olmuştu.
Kısaca, Crants Montana’yı dinamitleyenin Rum tarafı olduğu açık seçik ortada duruyor.
Bunları niçin yazdım ?
5.4.2021 tarihinde basına düşen bir haber sonucunda, bunları yazmak mecburiyetinde kaldım !
Sözü edilen tarihte, Rum hükümet sözcüsü Kyriakos Kauisios’un Akel’in sorularına karşı verdiği yanıtta. Rum tarafının sunduğu önerilerin Türk tarafınca tartışılmadığını ve cevap verilmediğini. Türk garantilerinin sonlandırılmak istenmemesi. Tüm kararlarda tek bir olumlu Türk oyu konusunda ısrarcı olunması dolayısı ile çıkmaza girdiğini savunarak. Konferanstaki başarısızlığı Türk tarafına yükledi.
Dikkat edilirse, Türk tarafına atılmaya çalışılan suçun kaynağında, iki neden vardır.
Garantilerin temelli kalkması.
Kararlarda tek bir olumlu Türk oyunun olması.
Rum tarafının bu iki isteğine baktığımızda. Açıkça görüyoruz ki Sn. Akıncı’nın dediği gibi 2021 yılında da zihniyetlerinde bir değişiklik olmamıştır.
Ayni teraneyi devam ettirmektedirler.
Bu iki istekte ısrar etmelerinin ve masayı devirmelerinin perde gerisine bir bakmakta fayda mülahaza ediyorum.
Bu iki isteğin kabulü halinde. Kıbrıs Türk Halkı, hem 1974 ‘ün gerisine çekilecek, hem Türkiye’nin garantörlüğünden ari bir duruma getirilecek. Hem de idari fonksiyonlarda karar almalarda idari hiçbir yetkisi olmayacak.
Bu istekler, Kıbrıs Türk Halkını. Adada, Latinler, Ermeniler ve Maronitler gibi tamamen azınlık statüsüne getiren, bir durum ortaya çıkarır.
Yani, Kıbrıs Türk Halkı Rum Halkına yamalanmış ve onun insafına terk edilmiş azınlık bir toplum olur.
Bu statüde olan zavallı Batı Trakya Türklerinin durumu ortada. AB olan Yunanistan, AİHM ‘nin verdiği kararları uygulamıyor. AB buna seyirci kalıyor.
Güneyin ve Yunanistan’ın Kıbrıs Türk’ü için kurdukları hayal bu ..
EOKA terör örgütünü yaşatmak istemeleri de buna dayanmakta. Garantilerin olmadığı adada yine iş EOKA terör örgütüne düşecek. Geçmişteki hatalarını da göz önünde bulundurarak. Bu defa bir gecede Kıbrıs Türkünü katletmek.
Niyet bu değerli okurlar.
AB de, bile bile bunların yanında yer almaktadır.
AB ‘nin İnsan Hakları sözleşmesindeki hakların zerresini, Kıbrıs Türk Halkında görmek mümkün mü?
İşte AB ‘nin İnsan Haklarından anladığı bu.
İnsan Haklarının uygulanması, AB’nin icazetine bağlı. Kıbrıs Türkünün içinde bulunduğu durum bunu kanıtlamıyor mu ?
5+1 gayri resmi toplantısına, Güney yine yalana dayanan politikalarla gideceği. Sözde hükümet sözcülerinin açıklamasından ortaya çıkmıyor mu ?
Kıbrıs Türküne çektirdikleri dönemlerin hayali içinde yaşamaya devam ediyorlar.
“ Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak ” Sn . Akıncı ne de güzel söylemişti. 2017 ‘de masayı devirdikleri zaman.
Evet, 5+1 eskiyi değil. Yeniyi inşa etmek için düzenleniyor. Olur olur, olmazsa, iki inşa edilmiş binada komşular olarak hayat devam eder.




Bu haber 2258 defa okunmuştur

:

:

:

: