Erdoğan, Biden görüşmesi

Basın, yayın ve sosyal medyanın günlerce gündem yaptıkları Erdoğan – Biden görüşmesi nihayet iki gün önce yapıldı . İlk önce baş başa sonra da heyetler arasında yapılan ilk toplantının ardından . Hem Sn. Erdoğan hem de Sn. Biden ayrı ayrı açıklamalarda bulundular .

Basın, yayın ve sosyal medyanın günlerce gündem yaptıkları Erdoğan – Biden görüşmesi nihayet iki gün önce yapıldı . İlk önce baş başa sonra da heyetler arasında yapılan ilk toplantının ardından . Hem Sn. Erdoğan hem de Sn. Biden ayrı ayrı açıklamalarda bulundular .
Ortak içerik , görüşmenin çok güzel ve yararlı olduğuna dair.
Sn. Erdoğan basın açıklamasında sorulan sorular karşısında toplantının içeriği ile ilgili bazı açıklamalarda bulundu .
Toplantıda masaya “Ermeni soykırımını “ getirmediğini sorulan bir soru karşısında dile getirdi . S- 400’ lerle ilgili olarak da Biden’a eski görüş ve düşüncelerin söylendiği yollu açıklamada bulundu . Terör örgütleri ile ilgili de çifte standart ve kötü , az kötü , daha iyi sıfatların yakıştırıldığını da belirtti . ABD tarafının masaya getirdiği diğer konularla ilgili pek bir detaylandırıcı açıklama yapmadı .
Aynı zaman dilimi içinde Sn. Biden da basın açıklamasında. NATO ağırlıklı izahatların yanında , Türkiye ve Sn. Erdoğan’a da bir cümle ayırdı .
“Cumhurbaşkanı Erdoğan ile pozitif ve verimli bir toplantı yaptık .”
AB yetkilileri ile yaptığı görüşme esnasında , gazetecilerin Afganistan’la ilgili sordukları soruya ise “ Toplantımızla ilgili iyi şeyler hissediyorum “ açıklamasında bulundu .
Türkiye ve ABD arasındaki sorunlara çözüm bulunması için de Biden’ın yapmış olduğu açıklamada . Her iki tarafın Türkiye ve ABD olmak üzere ekiplerin görüşmelerinin de devam edeceğine parmak bastı .
Bu açıklamalara baktığımızda . Erdoğan ve Biden görüşmesinde masaya yatırılan iki ülkenin sorunlarına hiçbir çözümün bulunmadığını anlamak için kahin olmaya gerek yok.
Hele hele , dün NATO toplantısı ile Erdoğan- Biden görüşmesini grup toplantısında değerlendirme konuşması yapan Sn. Bahçeli’yi dinledikten sonra , NATO ve ABD’nin Türkiye’ye karşı tavırlarında ve emellerinde hiçbir değişiklik olmadığı . Sn. Bahçeli’nin bunlara göndermiş olduğu salvolardan ortaya çıkmaktadır .
Sn. Bahçeli , Türk tarafının görüşme masasına götürmediği konuları da grup toplantısında gündeme getirerek . Batıya ve Atlantik ötesindekine atmış olduğu salvolarla , gündemlerine getirmiş oldu .
Gerek NATO Zirvesinden , gerekse de Erdoğan – Biden görüşmesinden Türkiye ile ilgili çıkan sonuç .
Türkiye’nin bağımsız bir savunma donanımına kavuşmasına hepsi karşı .
NATO Türkiye’ye öyle bir donanımı tek bir şartla verir ! Çalıştırılması için düğmeye basacak el , Türkiye’nin yetkisinde değil de NATO’nun veya ABD’nin yetki alanında olması şartı .
Buradaki gaye , Türkiye’nin savunmasının kendi iradesine değil de başkalarının iradesine bırakılması .
Bir ülkenin milli savunmasının, yabancı milletler ve devletler tarafından yapılacağını , dünyada hiçbir tarih kitabı yazmamıştır .
Bu kötü süreci , Türkiye 1960 ‘larda yaşadı ve bunun bedelini biz Kıbrıs Türk halkı çok acı bir şekilde ödedik . Jhonson’un İnönü’ye yazdığı o malum ve iğrenç mektupla arkasından yaşanan acı süreçler .
Bu toplantılardan çıkan sonuç . Batının Türkiye üzerindeki emellerinin devam ettiği gerçeğidir .
Bu gerçekler karşısında , Türkiye bağımsız savunma sanayini sürdürmeye devam etmeli . Dünyadaki bekasını kendi gücüne dayandırmalı .
Aksi , mektup da gelir , başına çuval da geçirilir . Savunman için girdiğin yabancı topraklardan , yarım saat içerisinde ültimatomla gerisin geriye çıkarsın .
Aldatılırsın da .
Kandırılırsın da . Yapacak gücün yoksa , yapılanlara boyun eğer , her şeyi kabullenirsin .
11 yıl Kıbrıs Türk Halkının çektikleri bunun en büyük kanıtı .
Türkiye için en büyük tehlike . Müttefik ve stratejik ortak olarak bildiği ülkelerdir .
Sonra Yalçın Cemal demedi demeyin .


Bu haber 3771 defa okunmuştur

:

:

:

: