Günaydın Guterres efendi

BM GS Guterres , GK üyelerine sunduğu Barış gücü ve iyi niyet raporunun gayrı resmi kopyaları ve bunlara ilişkin değerlendirmeler basına düştü .

BM GS Guterres , GK üyelerine sunduğu Barış gücü ve iyi niyet raporunun gayrı resmi kopyaları ve bunlara ilişkin değerlendirmeler basına düştü .
Raporun müsveddesinde Efendi Guterres’in “doğuştan haklardan “ bahsetmesi . Güneyde şaşkınlık , kuzeyde ise sürprizle karşılandı .
Guterres’in Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların doğuştan eşit şartlara sahip oldukları yollu açıklaması ile kuzey ve güneyde bu algılar oluştu .
Kıbrıs müzakereleri 50 yılı aşkın bir süreden beri devam etmektedir. Her görüşmenin sonunda GK görüşmelerle ilgili rapor yazar ve konseye sunulur . Bu görüşmelerin raporlarında bu ibareye rastlayamazsınız . Elli yıldan sonra ne oldu ki Kıbrıslı Türklerle , Kıbrıslı Rumların doğuştan eşit haklara sahip oldukları BM GS tarafından hatırlandı ve GK ‘ne sunulacak raporun müsveddesinde yerini aldı ?
Bu ibare güneyi çok tedirgin etti .
Sn. Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen önce ortaya attığı “iki devletli çözüm “ modeli . Arkasından da Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Garantör Türkiye ile mutabık kalınarak ortaya atılan yeni Türk tezi olan “ Egemen eşit ve eşit uluslararası statünün “ tanınmasının . Resmi müzakerelerin başlama koşulu olarak ortaya atılması , ilkeli ve kararlı olarak yeni tezde dik durulması karşısında . Amerika’dakilerin yelkenleri suya değmese bile bir hayli aşağıya indi .
Müsvedde de olsa “beşi bir yerdekilerin “ görüşü ve onayı alınmasa idi , GS bu müsveddeyi değil yazmak ağzına bile alamazdı .
Kıbrıs’ta iki halkın doğuştan hakları olduğunu , BM merkezi içine sindirdiğine göre , bunun arkası çorap söküğü gibi gelir .
Anastasiadis efendi bunu yorumlarken .
11 Şubat 2014’te yaptığı açıklamanın içeriğine ve 1960 Anayasasına atıfta bulundu .
Halbuki doğuştan , devredilmez ve alınamaz haklar sayesinde o söyledikleri mümkün olmuştur .
O doğuştan elde edilen hakların içerisinde , self determinasyon hakkı da var . Onu teğet geçiyor .
Siyasi hakların tümü , doğuştan elde edilmiş haklar olarak tüm dünya tarafından kabul edilmektedir .
İnsanlar ve oluşturdukları halkların , doğuştan tabii olarak sahip oldukları hakların en kutsalı . Kendilerinin kaderlerini belirleme hakkıdır . Bu da egemenliğin kazanılması ile mümkündür . Kıbrıs Türk halkı dünyada görülmemiş bedeller ödeyerek bunu elde etmiştir .
Guterres efendi eşit haklar derken , ben bunu anlıyor ve bundan sonra yapılacak görüşmelerde , güneyle eşit statüde kendimizi masada görmek isteriz .
Rapor müsveddesinde tekrar gayri resmi 5+1 konferansından bahsedilmemesi de dikkatlerden kaçmadı .
Dün , Dünya Basın Günü kutlandı . Pek çok açıklamalar ve demeçler verildi .
Basın camiası göklere çıkarıldı , her özel günde olduğu gibi .
Bakın bakalım , bugün basın ve basın emekçilerinden bahseden var mı ?
Basının sorunları , diğer sorunlar gibi Himalaya’lara ulaştı .
Ben burada bir tespitte bulunmak istiyorum .
Gerçekten haber değeri olanlar manşetlere ve sütunlara yazılsın . Haberleri , havadisleri siyasete kurban etmeyelim .
Gerek İngiliz sömürge yönetiminde , gerekse de EOKA ve 11 yıllık esaret döneminde . Kıbrıs Türk Halkı için kalem oynatan ve göçen isimsiz kahramanları . Rahmetle , hürmetle , saygı ile anıyorum . Bunlar o kadar çok ki , isimlerini yazsam sayfalar yetmez .
Halen bu uğraşla kalem oynatan , tüm basın emekçilerine , sonsuz saygılarımı iletirim .
Klasik olarak yazarsam .
“Gazetecilik zor uğraş .” Amma kim ne derse desin . Saygı duyulacak bir uğraş .
Bu haber 3737 defa okunmuştur

:

:

:

: