Tepki çeken rapor

Bilindiği gibi Ombudsman, Yüksek Yönetim Denetçisi olarak, Devlet ve bağlı kurumlarının başta hukukun uygulanması olmak üzere, genelde şikayete bağlı olarak yapmış olduğu araştırmaların sonucunu, kurumla ilgili olarak hazırladığı raporu başta kamuoyu ve ilgili makamlara gönderir.

Bilindiği gibi Ombudsman, Yüksek Yönetim Denetçisi olarak, Devlet ve bağlı kurumlarının başta hukukun uygulanması olmak üzere, genelde şikayete bağlı olarak yapmış olduğu araştırmaların sonucunu, kurumla ilgili olarak hazırladığı raporu başta kamuoyu ve ilgili makamlara gönderir.
Ombudsman’ın Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu ile ilgili hazırlamış olduğu son rapor basında çıktı.
Rapor büyük oranda Kurumun icraatlarında hukuka uymadığını, 4 ayda herhangi bir münhal ve sınav yapılmadan 26 kişinin kadrolara atama yapıldığını, bu atamaların yapılabilmesi için terfi komisyonunun ve sendikanın yazılı mutabakatı olmadan atamalar yapıldığını ve kadroların doldurulduğu tespiti raporda yer aldı. Atama yapılan personelin sayısının da 26 olduğu açıklandı.
Ombudsman raporu bir hayli uzun. Atama yapılan kişilerin isimleri de bir bir açıklanmıştır.
Bu rapor 09.09.2021 tarihinde , saat olarak 12.49 ‘da yayınlandı.
Hemen ertesi gün EL-SEN Başkanı Sn. Kubilay Özkıraç’tan yazılı açıklama geldi.
Özkıraç’ın açıklamasında, 24 istihdam yapıldığı yollu haberlerin gerçek olmadığı, Ombudsman tarafından yayınlanan raporda bilgi eksikliklerinin olduğu nedeni ile doğru olmayan konuların gündeme getirildiği, bu gibi haberlerin Kurumun toplum tarafından istenmeyen kurum ilan edilmesini ve kurumun özelleştirilmesi için düğmeye basan bazı çevrelerin algı operasyonları olarak nitelendirdi.
Bu açıklamaların arkasından 13.09.2021 tarihinde Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanının yazılı açıklaması basına düştü.
Ombudsmanın raporunda 23 kişinin adı geçmesine karşın basında 26 kişi olarak istihdam, terfi veya atandığı konusunda yer almasına yönelik çıkan haberlerin, doğru olmadığı yollu açıklaması geldi.
Bu açıklama ile ilgili olarak sendikanın açıklaması ile kurumun açıklaması örtüşür nitelikte.
Kurum, 7 kişinin vekaleten görev yaptığı, 5 kişinin nakil olduğu, 1 kişinin görevlendirme, bir kişinin asaleten atandığını, toplamda 14 kişinin görev yerlerinde veya kadrolarında değişiklik olduğu, birinin sadece asaleten atandığı açıklamasını da yaptı.
Ombudsman makamı, kurumdaki bu gibi icraatların ilgili sendikanın da onayının olmasının gerekliliğine değinerek, ilgili sendikanın yapılanlarla ilgili sonradan imzasını geri çektiğini de raporunda belirtmiştir.
Kurumun açıklamasında yapılan bu değişiklere ilgili sendikanın başkanı onay vermiş ve imzasını geri çekmediğini ve imzanın geçerli olduğunu açıklamasında belirtmiştir.
Açıklamada, kurumun ekonomik olarak dar boğazda olduğu da dolaylı bir şekilde belirtilmektedir.
Şöyle ki:
Kurumdaki işlerin dönebilmesi için mevcut personelle bu iş yapılmaya çalışılmaktadır. Bu da boşalan ve aksayan birimlere görevlendirme, nakil ve vekalet yapılarak işin dönmesi ve aksaklıkların giderilmesine çalışılmaktadır.
Yapılanlar zaruretten doğan zaruri işler ve icraatlardır.
Bu konularla ilgili yapılan icraatlar, açıklamalardan da ortaya çıkmaktadır ki Kurum ve Sendika arasında bir aykırılık ve çelişme yoktur.
Bir rapor ve iki açıklama.
Açıklamalarla ilgili olarak rapor çelişkili.
Görevlendirme, nakil ve vekalet belki ilgili mevzuata aykırı olabilir.
İşlerin dönmesi ve ülkenin karanlığa bürünmemesi için yapılması gereken zaruri işlerdir. Zaruriyet hali.
Unutmayalım ki zaruriyetten Anayasa delindi. Cumhurbaşkanlığı seçimi 6 ay ertelendi.
Asıl olan hukukun üstünlüğü.
Fakat gelinen noktada zaruret ön safhada.
Memleketin getirildiği nokta bu.
Efendim geçtiğimiz gün Sakarya Meydan Savaşının yüzüncü yıl dönümü idi. Türk Ulusunun bu dünyada var olup olmayacağı bir savaş. 22 gün 22 gece göğüs göğüse süren süngü savaşı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya savaş stratejisinde ilk kez uyguladığı kendi taktiği olan “ Hattı müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır “ taktiği ile Yunan Ordusunu Sakarya Ovasında pestile çevirmiş ve Türk Ulusunun makus talihini yenmiş, ters yüz etmişti. Kurtuluşa giden yolu açmıştı.
Bu yol, Kıbrıs’a kadar ulaşmış ve bizlere de kurtuluş, özgürlük ve egemenliğimizi sağlamıştır.
Yüzüncü yılında Sakarya zaferi ile kurtuluşa giden yolu açan, Aziz Atatürk ve silah arkadaşlarını, minnetle, rahmetle, özlemle anıyorum. Her geçen zaman akışı ile birlikte, yaptıklarının değeri daha da yücelmekte ve Türk Ulusunun yüreğinde daha da yer etmektedirler.

Bu haber 3374 defa okunmuştur

:

:

:

: