KKTC hak etmediği bir gündem ile konuşuluyor

Gülsek mi? ağlasak mı? Es geçsek bile yine de bizi halkı derinden yaralamıştır. Bu son haftanın skandal sexs kasetleri olayları halkın bir anda gündemine bomba gibi düşmüştür. Belki kimsenin özel hayatı bizi ilgilendirmez, yaklaşımı doğru olabilir ancak neticede ülke gündemi haline gelmiştir.

Gülsek mi? ağlasak mı? Es geçsek bile yine de bizi halkı derinden yaralamıştır. Bu son haftanın skandal sexs kasetleri olayları halkın bir anda gündemine bomba gibi düşmüştür. Belki kimsenin özel hayatı bizi ilgilendirmez, yaklaşımı doğru olabilir ancak neticede ülke gündemi haline gelmiştir.

Halbuki esas gündem ekonomik çöküntü ve siyasi istikrarsızlığın devamı. Hükümet var ancak yok karar alabiliyorlar mı? Hayır. Pandeminin yarattığı ekonomik daralmayı daha çok hissetmeye başladık ve hissedeceğiz, dövizin aşırı yükselmesi dar gelirli ücretliyi daha da etkileyecek, belki de yok edecek. Önlem, denetim hükümetlerin işi peki hangi hükümet veya başbakan yapacak, gündem bu değil ki.
Kasetler skandalı, bunu çeken de, orada bulunan da, yayılmasını sağlayanda suçlu. Derhal ve behemehal hükümetin ve devletin bir tasarruf programı uygulaması şarttır. Ekonomiler daralırken sizler efendiler har vurup harman savuramazsınız, öyle bir yetki kimse vermedi.
Türkiye ekonomisin de ciddi sorunların olduğunu yine Türkiye televizyonlarda ki tartışmalı programlardan izliyoruz. Çıkış yolu aranıyor, yeterli veya yetersiz çözüm önerileri açıklanıyor. Ben eminim ki Türkiye büyük bir devlet ve büyük bir ekonomi mutlaka bu buhranı atlatacaktır, hiçbir zaman umudumu yitirmiyorum.
Bu dönemde KKTC siyasetinde ciddi bir tıkanma oluştu. Bu tıkanmanın dış nedenleri olduğu gibi iç nedenleri de vardır.
Dış nedenlerin başında, para geliyor TL kullandığımız için devletimizin emisyon imkanı olmadığı için direk TL’İN etkilerini yaşıyoruz.
İç neden ise, bir program ile KKTC ekonomisinin yönetilememesi. Hükümet programları yazılır çizilir ancak uygulamada, eğer acı reçete ise karar almadan her zaman çekingen bir siyasi yapı.
Covit ile başlayan TATAR ve SANER ile devam eden hükümetler, benim en bariz gördüğüm yetersiz tasarruf politikaları. Bu samimi eleştiriyi kimse yanlış algılamasın, muhalefetinde ortaya koyduğu etkili çözüm önerilerini göremiyorum.
Devlet önce kendinden başlamalı faturayı ondan sonra halka çıkartmalı, çok gereksiz herhangi bir katkı sağlayamayan dış temsilcilikleri geri çağırın ve kapatın, çünkü çok yüksek bedeller ödeniyor. Hangi daire, müsteşarlık ve bakanlık harcadığı oranda ülke çıkarlarına ne kadar katkı sağlıyor, bunlar sorgulanmalı.
Sıcak para yabancı yatırımcı ile olur ve en önemli yurt dışında yaşayan Kıbrıs Türk’leri yaşadıkları sorunları bir liste halinde biliyor muyuz ve en önemlisi çözüm üretebilirmiyiz?
Ülkeye liderlik böyle zor zamanlarda olur. Şimdilik böyle bir liderlik göremiyorum, maalesef çok üzgünüm. Gün gelir su yolunu bulur ülkemize gereksiz gündemleri yaratan siyasiler evlerinin yolunu tutar ve ülke daha ilerisi için yeni yönetimlere kavuşur.
Bu haber 1622 defa okunmuştur

:

:

:

: