HAR VURUP HARMAN SAVURMAYA DEVAM EDİYORUZ

22 Mart’ı Birleşmiş Milletler , su günü olarak ilan etti .

22 Mart’ı Birleşmiş Milletler , su günü olarak ilan etti .
Yıl .
1993 .
Her yıl bu tarihte , su günü olarak tüm dünyada kutlamalar yapılmaktadır .
Niye , BM , su için , gün ilan ederek kutlasın ?
Çünkü , 93 yılında , dünyanın en büyük teşkilatını oluşturan üye devletler . Gelişen , değişen ve oluşan dünya koşullarında , suyu oluşturan kaynakların kurumaya başladığını . Oluşturulan iklim değişikliği sayesinde , dünyadaki suyun buharlaştığını fark etti .
Bunun için , radikal tedbirler alınarak , mevcut su kaynaklarının korunması ve bundan , dünyadaki insanlığın yararlanması .
Su günü ilanının , esası , özetle bu .
Fakat , 1993 ‘ ten günümüze dek , dünyadaki su kaynaklarına , ciddi şekilde insanlığın faydalanabilmesi için gerekli önlem ve tedbirler alındı mı ?
Alınsa idi , şimdilerde , dünyadaki bazı coğrafyalar , vrak vrak etmezdi .
Sanayileşmenin getirdiği arsız kapitalist sistem sayesinde , bir çok akar su , sanayi atıkları ile kirletilmedi mi ?
Ozon tabakasının delinmesi ile , meydana gelen ve kuraklığı ardından getiren, iklim değişikliklerine neden olan , çevrenin kirlenmesini sağlayan , sanayi tesislerinin devamlılığı ve artırılması da dünyada mevcut olan su ve kaynaklarının kurumasına yol açmadı mı ?
BM , her yıl olduğu gibi , bu yıl da dünya su gününü kutladı .
Fakat , üyesi olup da , dünyadaki su ve su kaynaklarına zarar vermeye devam eden üye devletlere , yaptırım yapma yoluna , gitti mi ?
Su günü , her yıl olduğu gibi , nutuk ve söylemlerle , laf ola kutlanmaktadır .
Fakat , dünya , insanın yaşamsal olarak ondan vazgeçemediği suyun , heba olmasının önüne bir türlü geçemiyor .
Pekala .
Bizde , durum ne ?
Su kaynaklarımızı , gerektiği şekilde , tasarruflu kullanıyor muyuz ?
Buna , evet diyecek babayiğit , gerçekten KKTC’de var mı ?
Her şeyimiz gibi .
Suyumuz da , plansız , programsız kullanılmaktadır .
Daha , Anavatandan su gelmezden önce , yeraltı su kaynaklarında meydana gelen azalma sayesinde , tarımda kullanılan suyun , tasarrufuna gidilmiş , önemli bir miktar tasarruf edilmişti .
Bu yöntem , Anadolu suyunun gelmesi ile de devam etmiştir .
Fakat , tarımın , plansız bir şekilde yapılması sonucu , büyük su kayıplarının oluşmasını da beraberinde getirmektedir .
Nasıl mı ?
Bilindiği gibi , bu yıl önemli miktarda mandalina , dalında kalmış ve yere dökülmeye başlamıştır .
Sorulabilir ki :
Su tasarrufu ile bunun ne ilgisi var .
Çok ilgisi var !
Yere dökülen ve heba olan mandalina ürünü ile , o ürünün yetişmesine , oluşmasına neden olan mandalina ağacına , bir sezon verilen tonlarca suyun , heba olmasına neden olmuyor mu ?
Suyun , tarımda harcanmasının planlanması ve uygulanmasının terazisi , sarrafların terazisinin aynısının , tıpkısı , olmasını gerektirmez mi ?
Belki de zaman gelecek , suyun gramının fiyatı altını geçecektir .
Bu iklim koşulları devam ederse , gidilecek köyün minareleri görünmeden , insanlık kendini o köyde buluverecektir .
Pek ala .
Tarımın dışında , içme ve kullanılan suyun harcanması , planlı bir çizgide seyrediyor mu ?
Neredeeee.
Çeşmeye takılı lastikle , bir araba , bir ton suyla yıkanıyorsa , su kullanımında plandan bahsedilebilir mi ?
Har vurup harman savurmaya devam .
Gelecek nesillerin suyunu da tüketiyoruz .
Anavatandan gelen , 75 bin metre küplük su da buna dahil .
Harcamaya , harcatmaya devam ..
Bu haber 777 defa okunmuştur

:

:

:

: