Büyük Orta Doğu Çemberi’nde Türkiye

Türkiye büyük bir ilim adamını ve siyasetçisini kaybetti. Sevenlerinin ve hepimizin başı sağ olsun. Türkiye çevresinde ve ülke içerisinde büyük dönüşümleri yaşıyor.
Türkiye büyük bir ilim adamını ve siyasetçisini kaybetti. Sevenlerinin ve hepimizin
başı sağ olsun. Türkiye çevresinde ve ülke içerisinde büyük dönüşümleri yaşıyor. Ülkede ‘’Ergenekon Örgütü’’ her geçen gün kan kaybederken, dışarıda Arap dünyasında büyük devrim yaşanıyor. İlk olarak isyanın ateşi Tunus’ta yanmış daha sonrasında Mısır’a Mübarek alaşağı edilmiş ve sıra Libya’da. Onlarca yıldır başta bulunan Kaddafi için de günler sayılı…
Türkiye ile geçmişte bağları olan ve bugünde bir şekilde bağları bulunan Arap ülkelerindeki hareketlilik hakkında kimse yarın ne olacağına kanaat getiremiyor. 2000’den sonra gelişen ve evrimleşen Türkiye demokrasi modeli bölge ülkelerine ışık olmaya devam ediyor. Türkiye’de 70-80 ve 90’lar da çözülemeyen sorunlar yumağı bugün çözüm öncesinde ki bir noktada. Türkiye’nin 50’lerde serbest seçim tecrübesi bugün Arap dünyasında arzulanır bir olgu olmuştur. Ekonomik sorunlar içinde bulunan Arap halkı bugün diktalarına kafa kaldırıyor. Gitmeyecek gibi görünen Mübarek 18 günde alaşağı ediliyor… Kısaca Kuzey Afrika’da, Orta Doğu’daki büyük dönüşümler yaşanıyor. Bunca yıldır başta bulunan Mübarek ve Kaddafi gibi diktatörlerin arkalarında kimlerin olduğunu herkes merak ediyor. Bir bakıyoruz Mübarek’in arkasından ABD çıkıyor! Kaddafi’ye bakıyoruz, ABD ile arasının kötü olmasının aksine başta İngiltere ile olmak üzere Avrupa ülkelerinden aldığı destekle bugünlere kadar gelmeyi başarıyor. Libya’da yaşananlara ilk günlerde bir türlü ses getirmeyen batı güçleri nihayet BM Güvenlik Konseyi ile gerekli adımları atmayı öngörüyor. Nedir bunlar? Güvenlik Konseyi’nin aldığı karara göre; Kaddafi hükümetine karşı silah ambargosu getirilmesi, Kaddafi'nin banka hesaplarının dondurulması, Kaddafi, ailesi ve yönetimdeki yetkililere karşı seyahat yasağı uygulanması gibi yaptırımlar bulunuyor. Libya'da son dönemde sivil halka karşı girişilen şiddetin ve saldırıların derhal sona ermesi istenen kararda, bu saldırıların insanlık suçu olabileceği belirtilerek bu konuda Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin soruşturma açması da isteniyor. Her ülke vatandaşını ateş çemberinden kurtarabilmek için gerekli adımları atmaya çalışsa da Türkiye herkese örnek olacak 3 taraftan(hava-deniz-kara) kurtarma operasyonlarını yönetiyor. Bir zamanlar ibretle baktığımız operasyon yöntemlerini bu sefer biz başarıyoruz. Akdeniz’de bu kadar kısa sürede bu kadar 10.000 üzerinde insanı ateş çemberinden kurtaracak bir başka imkan ve kabiliyet yoktur. İngilizler bile vatandaşlarını kurtarmak için Türkiye’nin yardımlarına başvurmada çareyi arıyorlar. Türkiye gerçekten büyük işler başarıyor. Mısır’da halkın isteklerinin karşılanması ve statükonun karşısında duran Türkiye bu sayede kazanan taraf arasında görünmektedir. Bu kazanım toprak vb kazanım değildir. Bu kazanım tercih, öngörü, itibar noktasında bir kazanımdır. Uluslar arası alanda son 5 yılda itibar ve prestij kazanan Türkiye’nin bölge coğrafyasında başak güç olması ve küresel aktörler arasında iyi noktalarda bulunması Arap nüfusuna model olmasında neye model olsun? Göz var nizam var! İktidar partisinin dış politikadaki başarısı küresel güçler tarafından taktire şayan gösteriliyor. Türkiye’de muhalefet ise iç siyaset kabuğundan sıyrılıp dış politika ile ilgili her hangi bir adım atamıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu’nun hükümeti değerlendirmesinde dış politika konusunda iktidar partisine iyi not vermesi dikkat çeken noktalardandı. Bu başarının arkasında kişi herkesten önce kuşkusuz Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve onun ekibindeki diplomatlardır. Ekonomide, siyaset ve diğer alanda ki istikrarlı yönetimler bir çok ülkeyi imrendiriyor. İmrendirmeye de devam ettirecek. Arap dünyasında ki domino etkisi körfez ülkelerine de sıçrayacağı günler gelmektedir. Türkiye’nin buradan karlı çıkması
gerekmektedir. Çünkü para güvenli bölgeleri sever. Körfez sermayesi de tehlike içinde kalmamak için yeni kapılar çalacaktır. Türkiye istikrarlı politikalarını sürdürmeye devam ederse gelecek günlerde Körfez sermayesine kapılarını açacaktır. Gelecek günlerde söylediklerimizin gerçekleşip-gerçekleşmediğini göreceğiz.
Bu haber 283 defa okunmuştur

:

:

:

: