Kaddafi’nin zor günleri

Kaddafi’nin miladının dolduğunu bundan haftalar önce sölemiştik.
Kaddafi’nin
miladının dolduğunu bundan haftalar önce sölemiştik. Domino etkisinde kalan son
domino taşı olan Libya’da Kaddafi yönetiminin halkına karşı yaptığı baskı ve
şiddet politikalarından dolayı BM Güvenlik Konseyi’nin verdiği karar sonrası
cumartesi ilk müdahale koalisyon güçleri tarafından gerçekleştirildi.

BMGK ‘nın aldığı karar kara operasyonu’nu
kesinlikle içine almamaktadır. Güv.Kons kararına göre; Libya’nın hava sahası
kapılarak havadan bir müdahalenin söz konusu olabileceğidir. Libya’da halkın
üzerine Kaddafi güçlerinin saldırısı sonrası uluslararası arena da ki güç
aktörleri sessiz kalmaması olumlu bir adımdır. Uluslar arası güç odaklarında
bulunan bu ülkelerin müdahalesi sadace
Libya halkının refahı için olmadığının altını çizmekte yarar vardır.(Libya ABD
petrol şirketlerinin bulunmadığı
nadir topraklardan birisi)

Bazı
gazetelerde yer alan bilgilere göre koalisyon güçlerinin havadan müdahalesinden
sonra ‘’kara harekâtı’’ olacağı haberleri gerçek değildir. Çünkü BM Güvenlik
Konseyinin aldığı karar sonrası hava harekatı
öngörülmüştür. Şu an için karadan müdahale söz konusu değildir. Ama
hatırlatmakta fayda var, Kaddafi güçlerinin direnmesi sonucu kara müdahalesinin
de iler ki günlerde mecbur kalınacağının altını çizmekte fayda vardır. ‘’Şafak
yolculuğu’’ operasyonuna Arap devletlerinden sadece Kuveyt’in destek vermesi
önemli bir dipnottur. İkinci bir dipnotta, Fransız gazetelerinde Fransa’nın Libya’ya
müdahale eden güçler içinde bulunmasını söylememesi de dikkat çeken bir
gelişmedir.

Bu
operasyon 3.önemli bir noktada Fransa ve Almanya arasında çıkan görüş ayrılığıdır.
Fransa müdahale’nin gerektiğini savunurken, Almanya’nın sessiz kalması ve
müdahale’ye destek vermemesi önemli bir mevzudur. Bu gelişme AB ‘nin savunma
politikalarında ayrışmanın ortaya çıktığını göstermektedir.

Şafak
Operasyonu’na Türkiye’nin F-16’lılar ile destek vereceği ve bombardımanlara
katılacağı söylentisi doğru bir haber değildir. Pazar sabahı T.C dışişleri
bakanlığından yapılan açıklamalarda söylediklerimizi destekler nitelikte olmuştur.
Türkiye’nin Libya konusunda duruşu bellidir. İnsan Hakları’na saygı, Libya
halkının refahının korunması gerektiğidir.

Kaddafi’yi
bu saatten sonra önemli günler ya da saatler beklemektedir. Kaddafi’nin
direnmesinin söz konusu olacağı öngörülebilir.Fakat bu direnişin uzun zamana
yayılması şuan net değildir.Libya’ya yapılan koalisyon güçlerinin müdahalesi,
Kaffafi’nin hava savunmasına büyük zarar vermiş görünmektedir. Libya’da durumun
eski ve refah günlere dönmesi için Kaddafi’nin koşulsuz ateşkes ilan etmesinden
başka çare yoktur.

Kara
müdahalesine gelirsek, bu tür müdahaleler uzun zamanlar almaktadır. Örnek
olarak Afganistan (2001), Irak(2003)ı gösterebiliriz.Hava harekatlarından sonra
gerçekleştirilen karadan müdahalelerde bir bataklık misali içinden zor
çıkıldığını gördük.Zaten şu an itibari ile Fransa ve ABD’nin hava harekatından
sonra kara harekatına sıcak bakması zor görünmektedir. Müdahalenin işgale
dönmesi zor görünmektedir. Böyle bir duruma hiçbir uluslar arası aktöründe
sessiz kalacağını sanmıyoruz. Libya’da kara harekatına karşı olduğumuzu daha
önce ki yazılarımızda da deklare etmiştik. Bunun bölgeye refah yerine zarar ve
kan getireceğini söylemiştik. Bu sebepten dolayı dua ederiz ki hadiselerin daha
büyük noktalara taşınmamasını arzu ediyoruz. Operasyonun daha kısa olmasını
uzun dönemlere yayılmasını istemiyoruz. Bu hem Libya halkının yararına ve
Koalisyon güçlerinin yararınadır. Hiçbir devletinin bu bölgede çıkar sağlama
amacında olmamalıdır. Fransa’nın Tunus ve Mısır olaylarında sessiz kalması
bugün ise Libya’ olayında Fransa’nın fikirlerinin farklı seyre girmesi önemli
4.dipnottur.Operasyonlar sırasında sivillerin en büyük zararı göreceğini
söyleyebiliriz. Sağlıcakla kalın…

Bu haber 324 defa okunmuştur

:

:

:

: