Genel seçimler ve azınlıklar

Türkiye’de bildiğimiz üzere 12 Haziran 2011’de genel seçimler var. Partiler beklenenin aksine milletvekilleri listelerinde umulanın ya da beklenin dışında adayları parti listesinde gösterdi.
Türkiye’de bildiğimiz üzere 12 Haziran 2011’de genel seçimler var. Partiler beklenenin aksine milletvekilleri listelerinde umulanın ya da beklenin dışında adayları parti listesinde gösterdi. Tabi bunun olumsuz tepkiler aldığını birkaç gündür işitip duymaktayız. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde AK Parti’nin adaylarının beklenenlerin dışında olması gerçekten parti içinde bulunanları da hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebiliriz.

Ak Parti’nin özellikle yerel seçimlerde güneydoğu’nun bazı illerinde kaybettiği belediyelerden sonra genel seçimlerde de beklenilmeyen-umulmayan milletvekilleri adaylarının ortaya çıkması ile acaba benzeri hüsran yaşanır mı soruları akıllara gelmiyor değil?

Ayrıca önemli olan ikinci bir noktada şudur, Ak Parti adaylarının Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da milletvekili aday gösterildiği illerle bazı adayların alakasının olmaması ilginç bir esastır. Tabi bunun dezavantajlı yönü daha ağır basıyor. Bana göre AK Parti’nin bu bölgelerde 1. Sıradan Ak Parti’de önde olan isimlerin aday gösterilmesi Doğu’ya verilen önemin vurgulanması olsa da kulağımıza çalınan bunun tam ters yönde olayların gelişeceği
gerçeğidir. Örneğin Ş.Urfa’da AK Parti’nin 1. sıradan adayının Ş.Urfa’dan olmaması bölge insanını epey kızdırmışa benziyor. Tabi siyasilerin kendilerine göre bazı hesapları vardır. O siyasilerin bileceği iştir. Asıl önemli olan HALKIN ŞU AN BU ADAYLIKLARA GÖSTERDİĞİ İLGİ, ALAKA, MEMNUNİYETLERİ’dir.

Bu adaylık konusunda yukarda belirttiklerimizin dışında diğer önemli bir konuda azınlıklar meselesidir. Türkiye’nin son 30 yılına damga vurmuş bu tür sorunların çözümü noktasında yol alındığı bu dönemde adaylıklar listesinde AK Parti’de azınlıklardan adaylıkların olmayışı şaşırtıcı ve umut kırıcı bir gerçek. Dilerdik ki; Azınlıklardan da adayların olmasını ve azınlıkların kendi temsilcilerini parlamento çatısının altına gönderebilmelerini. Liste’de başörtülü adaya ya da bir Romana rastlamak zor. Aşiret reislerinin Güneydoğu’da dikkate alınmadığı bir liste ile karşı karşıyayız.

Türkiye yaşantısıyla bir kültür mozaiği. Ermenisi, Rumu, Musevisi,Süryanisi vb.. saymakla bitmez. Neden bugün Yunanistan’da Türk azınlıklarının hakları çiğnenirken sesimiz yükseliyor da bugün Türkiye’de nasıl tüm partilerde azınlıkların temsil etme noktasında bu kadar az sayıda aday olabiliyor? Azınlıklar konusunda milletvekilliğine adaylık konusunda en cesur olan BDP’dir.

2023 vizyonu olan bir Türkiye’nin azınlık haklarını hiçe sayması ya da görmezlikten gelmesi söz konusu olamaz. Azınlıkların temsil edilmesi noktasında adaylık sayısının bu kadar az olması sizce doğru mu? Türkiye geçmişe oranla epey yol kat etse de, bu kat edilen yol 2023’de(Türkiye’nin kuruluşunun 100.yılında) dünya’da her açıdan ilk 10 arasına girmesine yeterli mi? Bence yetmez o zaman her noktada çok çalışmak halkın tümünü kucaklayacak vizyonda politikalar üretmemiz gerekmektedir. Ak Parti’deki akil insanlar umarız bu söylediklerimizi duyarlar. Unutmadan söylememiz gerekir ki daha önceden de TC hükümetinin bu noktada hassasiyetlerini biliyoruz. Bu konuda da politika ürettiklerini de. Fakat bunlar yeter mi, orası size kalmış. Varın düşünün…

Türkiye her seçim döneminde olduğu gibi yine bir seçim virajında. Ortada bir gerçek var o da kazanan ya da kazanların olacağı gibi kaybeden ya da kaybedenlerin de olacağı bir seçim bizleri bekliyor. İyisiyle kötüsüyle demokrasinin mihenk taşı olan bu süreci iyi değerlendirmemiz gerekmektedir. Partilerin açıkladığı seçim beyannameleri epey kalabalık vaatlerden oluşmaktadır. Her seçim döneminde söylenen bu vaatler tabi ki umut verici. Önemli olan Türkiye’nin değerine değer katmaktır. Halkın huzur ve refahını yükseltmektir.
Bu haber 357 defa okunmuştur

:

:

:

: