Tarihi utanmazlık!

Tarihte Gastria olarak bilinen Kalecik köyünün güney batısındaki deniz kenarında bulunan Gastria Kalesi’nin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemesine karşın, genellikle M.S 1191 yılında Templer Şövalyeleri tarafından yapıldığı kabul ediliyor.

Tarihte Gastria olarak bilinen Kalecik köyünün güney batısındaki deniz kenarında bulunan Gastria Kalesi’nin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemesine karşın, genellikle M.S 1191 yılında Templer Şövalyeleri tarafından yapıldığı kabul ediliyor.
Haçlı Savaşları’nda önemli bir yeri olan Gastria Kalesi, Mağusa Kalesi inşa edilince stratejik olarak önemini yitirmiş.
Dokunsan tarih fışkıracak bu topraklarda bir arkeolojik kazı beklerken, bir uyanığın su kuyusu kazısını görünce neye uğradığımız şaşırdık.
Star Kıbrıs Medya Grubu’nun Star, Ada News, ve Yeni Görüş gazetelerinde ayrıntılarıyla ortaya çıkardığı skandal, pes dedirtti.
Durum öyle gösteriyor ki, Long Beach’i etkisi altına alan yasadışı anlayış, ne yazık ki bu kez Kalecik’te hortladı.
Tarihi bin yıl geriye uzanan Antik Gastria Kalesi’nin 1 derecede Arkeolojik SİT alanı olarak belirlenen yeri, yapılaşmaya açıldı.
Nasıl mı?
Akıl almaz olay şöyle gelişti:
Bin yıllık tarihi olan Gastria (Kalecik) Kalesi’nin birinci dereceden SİT alanı olarak belirlenen bölge, 2021 yılında dönemin Maliye Bakanı tarafından 3 yıllığına kiralandı. Kiralanan bölgeye bu yıl bir de kuyu açma izin verildi.
Alınan bilgiye göre bölgede domates biber patlıcan yetiştirmeyi planlayan uyanık işletmecinin, daha sonra burada kuracağı çay bahçesi gibi bir tesisle bunları satacağı öğrenildi.
Tüm bunların yanında bir de gelen müşteriler için yol yaparsa şaşırmamak lazım.
Bu nasıl yönetim, bu nasıl anlayış? Anlamak mümkün değil.
Böyle bir yere verilse verilse ancak arkeolojik kazı yapma izni verilebilir?
Ama bizim memlekette ne yazık ki o en son seçenek olarak kalıyor.
Oysa bin yıllık tarihi nedeniyle Antik Gastria Kalesi’nin birinci dereceden SİT alanı olarak ilan edilen bölge, Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından korumaya alınmıştı.
Tarihi yapısı nedeniyle çivi dahi çakılması yasak olan bölgeye böyle bir iznin kimler tarafından nasıl verildiğini merak ediyoruz.
Ne yazık neresinden tutsak elimizde kalan yanlış bir yönetim anlayışıyla ülkenin tarihini, kültürünü bozuk para gibi harcıyoruz.
Ancak artık yeter. Uyarıyoruz. Bu ülkeyi yönetenler bu anlayışa daha fazla izin veremez, vermemeli... Bizden söylemesi…


Bu haber 6606 defa okunmuştur

:

:

:

: