TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA MI ÇEKMEK İSTİYORLAR

Geçen gün , TC Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın , Yunanistan’ı çok ciddi br şekilde uyarmasına rağmen . Dün de Yunan uçakları tahrik ve tacize devam ettiler .

Geçen gün , TC Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın , Yunanistan’ı çok ciddi br şekilde uyarmasına rağmen . Dün de Yunan uçakları tahrik ve tacize devam ettiler .
Bu tahrik ve taciz hareketleri , gündelik yaşam tarzına dönmeye başladı .
Yunanistan’ın gücü Türkiye’nin silahlı gücü karşısında haplık .
Hele hele , 1963 Kıbrıs olaylarından sonra , Türkiye’nin savunma sanayinde kendi kendine yeterli olması da bunun en büyük kanıtı .
Sn. Erdoğan , savunma sanayinin % 80‘i milli ve ülkede yapılmaktadır .
Sıkıntı savaş uçaklarında .
Bunun da yakın bir gelecekte giderileceği konusunda ciddi açıklamalar var .
Buna rağmen , Yunanistan’ın sürünmesinin altında yatan neden ne olabilir ?
Çok açık .
Türkiye 1963 ‘ten sonra , Amerikan emperyalizminin bölgedeki çıkarlarının jandarması olmaktan çıkmış ve Türk milli çıkarlarını ön plana getirmiştir .
Bunu başarabilmek için de , ilk kez 1938‘ den sonra milli ordusunu kurarak yola revan olmuştur .
Ege Ordusu , bunun ilk başlangıcı olmamış mıydı ?
1974‘ te Barış Harekatı bu ordu sayesinde gerçekleşmedi mi ?
Amerikan başkanının o iğrenç mektubundan sonra , Türk Ulusu milli çıkarları etrafında birleşerek , tek yumruk olmamış mıydı ?
NATO’ya girişten sonra , ekonomi , maliye ve para politikaları emperyal güçlerin belirleyici kararları ile oluşmuyor muydu ?
Devlete verilen kredilerin kullanılacağı alanlar anlaşmalarla belirleniyor . Kalkınma için hiçbir kaleme yatırım yapılmasına izin verilmiyordu .
Hele hele savunma sanayi konusunda devlet yetkililerini konuşturmuyorlar .
Verdikleri borçlar da , her bakanlıkta bir Amerikan uzmanının denetiminde , gidilecek yere gönderiliyordu .
En son onay , bu Amerikan uzmanlarının imzasına kalmış .
Türkiye her alanda böyle bağımlı bir hale getirilmişti .
Devalüasyonlar yine bu dış güçlerin iki dudağı arasında yapılmakta idi .
Türkiye , bu emperyal güçlerin bölgede çıkarlarını koruyan jandarma durumuna getirilmişti .
Türkiye’deki NATO karargahları , terör örgütlerine silah , mühimmat sağlar duruma gelmişti .
Bunu tespit eden ve açıklayan Türk Paşasının uçağı düşürüldü . Paşa şehitlik mertebesine ulaştı .
Türkiye milli çıkarlar konusunda kendine gelmiş ve politikalarını , buna göre belirleyip uygulama alanına geçirmektedir .
Kıbrıs adasını 1955‘ ten 1974’e kadar yunanlılaştırmak için ne kadar dümen varsa hepsini çevirdiler .
Sonunda 1974 ‘te çevirdikleri dümenin otomobilini , birlikte uçuruma yuvarladılar .
Adanın 97‘sini ellerine geçirerek , % 3’ lük gettolarda Kıbrıs Türk Halkına her türlü insanlık dışı muameleyi yaptılar .
20 sene , hem Kıbrıs Türk Halkı hem de Türkiye sabretti .
Bekledi ve bir gece ansızın geldi .
Irkdaşlarının katledilmesinin önüne geçti .
Şimdi ayni oyun , Ege’de sergilenmeye başlandı .
Senaryo hemen hemen ayni .
Perdenin önündeki ve gerisindeki oyuncular da tıpatıp ayni .
Sadece isimler değişik .
Politika gerek iç .
Gerekse de dış olsun .
Nefes işidir .
Nefesi olan bu yarışı kazanır .
Şimdi bakalım .
Nefes olarak iki ülkeden hangisi daha güçlü .
Ha.
Bu nefes işi başkasının nefesi ile de olmuyor .
İlle de kendine özgü güçlü bir nefes olacak .
Varın bu nefesin kimde olduğunu , siz söyleyin .
Geçmişte de bu tür oyunlara gelen Yunanistan , çıktığı yarışta soluksuz kalmış ve mahvolmuştu .
Demek ki geçmişten ders almamışa benziyorlar .
Geçmişi de hatırlatacak bir ders , zamanı gelince verilecektir .
Gidişat buna doğru .
Bu haber 3038 defa okunmuştur

:

:

:

: