BUNUN SORUMLULUĞUNU KİM ÜSTLENECEK

Yerel yönetim seçimlerinin yenilenme tarihi geçtiğimiz Haziran ayında doldu .

Yerel yönetim seçimlerinin yenilenme tarihi geçtiğimiz Haziran ayında doldu .
Seçim tarihini ileriye atan yasa da Anayasa Mahkemesinden döndü .
Haziranda seçimlerin yenilenmemesi demek , mevcut Belediye Başkanlarının , Meclis üyelerinin , Muhtarların , azaların ve köy ihtiyar heyetlerinin tümden görev süreleri sona ermiş demektir .
Bu durumda yetkileri de sona ermiştir .
Haziranla birlikte , Belediye Başkanları ve Muhtarların maaş almaları da hitam bulmuştur .
Yani , bu makamları oluşturanlara , maaş vermek ve ödeme yapmak , hukuka aykırı bir uygulama olmaz mı ?
Yine bakıyoruz , Belediye Başkanları makamlarında ve makam arabalarında yetkiliymişler gibi hareket etmektedirler .
Ne makam odalarına girmek , ne de makam arabalarına oturmak hakkına sahip değiller .
Ayni zamanda imza yetkileri de kalmamıştır .
Rutin işlerden bahsedilmektedir .
Bu söylemler de , hukukun üstünlüğü ilkesini delmekten başka bir anlam taşımamaktadır .
Belediye emekçileri hak ve yetkilerini kullanabilir , maaşlarını da alabilirler . Onlar için yasal bir engel yok .
Fakat Belediye Başkanları ve muhtarlarla ilgili olarak , bu makamlara seçilen kişilerin , görev ve yetkileri geçen Hazirandan itibaren bitmiştir .
Devlete işe alımlarda , ilgili makamlar , müracaatçı için muhtarlıktan ikamet izni veya bazı belgelere , muhtarlar tarafından tasdikname talep etmektedir .
Bu ve buna benzer belgeler hazırlanıyor, sonra da verilmeye devam ediliyorsa. Keeleymekün hükmündedir .
Yani yoklukla mamuldür .
Yok hükmündedir .
Suç işlenmektedir .
Bunlara dayanarak , devlette yapılan uygulamalar da yok hükmündedir .
Bu konuda sakıt olan Belediye Başkanları ve Muhtarlarla , azalar uyarıldılar mı?
Yoksa imza atıp , belgeler düzenliyorlar mı ?
Bunlar yapılıyorsa , yandı keten helva demektir .
Başka helvaların yanmaması için ivedilikle seçim tarihi belirlenmelidir .
Aksi , içinden çıkılamayacak bir hal ve durum yaratılmış olacaktır .
Belediye Başkanlarının , belediye binalarına , normal bir yurttaş olarak girmeleri gerekmektedir .
Makam odalarına girmek , hele makam koltuklarına oturmak , makamı işgal anlamına gelmez mi ?
Makam arabalarına binmek de ayni suçu doğurmaz mı ?
Yeni seçim tarihine kadar , alacakları maaşları hukuken hak ediyorlar mı ?
Bunu veren , ilgili Bakanlık yetkilileri , suç işlemiyorlar mı ?
Bu durum hukukta haksız zenginleşme ilkesi ve kuralını yaratmaz mı ?
Devlet maliyesi , zarara uğratılmaz mı ?
Makam araçları için kullandıkları akaryakıtı verme yetkisi hukuki olur mu ?
Haziran yerel seçim tarihinden sonra , bu makamlarda oturanlar .
Yetkisiz , yetkili durumuna gelmediler mi ?
Bunlar için de bir meclis kararına gereksinim duyulacak mı ?
Meclis otursun , bunlar için de meclis kararı çıkarsın . Üçüncü kez Anayasa bir kez daha delinsin .
Zaten delmeye alıştık artık .
Dele dele , kalbura döndürürüz gayri KKTC Anayasasını .
Siyaset kurumundaki hukukun üstünlüğünün ve demokrasi kültürünün , ne seviyede olduğunu , bir kez daha yaşıyoruz .
Hukuku , okuyarak öğrenebilirsiniz .
Fakat , Demokrasiyi , ne kadar kitap okursanız okuyun . İçinize sindiremezseniz , kitaplar bir para etmez .

Bu haber 3062 defa okunmuştur

:

:

:

: