NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDİR TEKDİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR

Başlık bir Ziya Paşa klasiği .

Başlık bir Ziya Paşa klasiği .
Bilindiği gibi Ziya Paşa , Osmanlı İmparatorluğunda ileri gelen bilge kişilerden biri idi .
Başlık Ziya Paşanın Terkib-i Bend eserinden alınmıştır .
Daha basite indirgersek , nasihatla yola gelmeyen uyarılmalı . Tekdir ile uslanmayanın hakkı dayaktır .
Ziya Paşanın bu sözleri nerede ise dünyanın her tarafında değişik dillerde söylenen bir tekerleme haline gelmiştir .
Şimdi denilebilir ki .
Ortada fol yok , yumurta yok , bu da nereden çıktı diye .
Adam , BM Genel Kurulunda kuzu postuna girerek , barışçıl konuşmalar yapacak . Türk Halkını komşu olarak niteleyecek . Diyalog ve barış sözcükleri ile dünyayı kandırmaya çalışacak .
Bir gün sonra da , Midilli’ye 23 , Sisam adasına da 18 tane , tekerlekli zırhlı askeri araç çıkaracak .
Bu adaların Uluslararası anlaşmalara göre , silahsız olmaları gerek .
Mİço , kürsüde başka .
Sahada başka terane okuyacak .
Adalara çıkarma yapılan silahlar , ABD tarafından hibe edilen askeri araç ve gereçlerdir .
Askeri araçların hibe edilmesi .
Hibe eden ülkenin envanterinden düşülmesi demektir .
Yani son kullanım tarihinin , çoktan geçtiğinin resmidir .
Bir zamanlar SSCB’ de kendine yakın ülkelere , hibe olarak askeri araç gereçler veriyordu .
Mısır’da iktidarda olan Gamal Abdel Nasser Hükümetine de vermişti.
1967 Arap Yahudi Harbinde , Yahudilerin kullandıkları modern ve çağdaş silahlar ve malzemeler karşısında , hiçbir iş görememişler ve Mısır’a ait Sina Yarım adası İsrail’in eline geçmişti .
Makarios’un has dostu olan Nasser , hurda haline gelmiş o askeri malzemeyi ve silahları , Makarios hükümetine vermiş . Milli Muhafız Ordusunun envanterine alınmıştı .
20 Temmuz 1974 ‘ te hiçbir işe yaramamış ve hurda olarak askeri müzelerde yerlerini almışlardır .
Bizim Miço da ABD’nin silahlı kuvvetlerinin envanterinden çıkan bu baykuş döneminden kalan silahlarla , TSK ‘ne meydan okuma gaflet ve cüretinde bulunmaktadır .
Tarihini okumasını salık vermiştim , Miço efendiye .
Öyle görülmektedir ki , okumamış .
Okuyup okumaması , kendi bileceği bir iş .
Ankara bu konuda her zaman ikaz ve gerekli diplomatik uyarıları yapmaktadır.
O noktaya gelindi ki , Ziya Paşanın klasiği , yine güncelleşmiş oldu .
Bu tahrik ve kışkırtmalar , Kıbrıs konusunda da çok büyük olumsuzluklara neden olmaktadır .
Sn. Tatar , Newyork’ ta Federasyon görüşmelerine noktayı koydu .
Sn. Erdoğan , BMGK’ den KKTC’nin tanınmasını , alenen istedi .
Crans Montana’da , BMGK ‘nin Federal çözümle ilgili olarak aldığı kararın
son kullanım tarihi de belirlendiğine göre .
GK , Kıbrıs gerçekleri doğrultusunda , tarafları da dinleyerek , yeni değerlendirmeler yapmalıdır .
Çünkü artık bu aşamada , ne zemin var , ne de resmi görüşme .
Federasyon görüşmeleri , tarafların da rızası alınarak . BMGK , bu çerçevede , GS’ in Başkanlığında , yarım asırdan beri müzakereleri sürdürdü .
Sonuca giden yol bulunamadı .
GK’nin bir üyesi olan Rusya Federasyonu .
İşgal edip kendisine bağladığı Ukrayna coğrafyasına , olası bir askeri saldırıda . Nükleer kozunu kullanarak , batıyı resmen tehdit etti .
İşgalci bir konuma geldi .
GK’ nin daimi üyesi olan Rusya’nın , Kıbrıs’ta bir çözüm olarak Federasyonda ısrar etmesi . Acaba ne kadar gerçekçi ve adil olur .
Ege ve Kıbrıs’ta konjonktür tırmanmaya devam edeceğe benziyor .
Bu haber 2867 defa okunmuştur

:

:

:

: