Putin bütün Avrupa’yı Türkiye’ye muhtaç bıraktı

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya Devlet Başkanı Putin’le bir araya geldi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya Devlet Başkanı Putin’le bir araya geldi.
Son aylarda oldukça sık görüşen iki lider dün yapılan 1.5saatlik görüşmenin ardından önemli açıklamalar yaptı.
Erdoğan ile ‘Türkiye’nin doğalgaz merkezi olması’ fikrini değerlendiren Putin, 'Türkiye'yi dünyanın en büyük gaz merkezi yapmak istiyoruz' açıklamasıyla dünya medyasında da ses getirdi.
Putin Erdoğan'a, ''Akkuyu Nükleer Santral çalışması planlandığı gibi gidiyor. Gaz tedariğinde Türkiye Avrupa'dan çok daha güvenli bir güzergâh haline geldi. Türkiye'de büyük bir ikmal merkezi kurabiliriz' dedi.
Toplantı sonrasında Avrupa’ya da mesaj veren Putin, ülkesinin, kış mevsimi dahil Avrupa’ya enerji sevkiyatına hazır olduğunu belirterek, 'Top onların sahasında.' dedi.
Putin’in ‘Türkiye’de doğalgaz merkezi kurulabilir’ açıklamasına TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Tam teşekküllü çalışma gerektiriyor. Ancak teknik olarak mümkün” sözleriyle karşılık verdi.
Bu arada Rusya ‘nın dev enerji şirketi Gazprom da gaz ticaret merkezinin Türkiye ile AB sınırına kurulmasını onayladı.
Rusya’nın Türkiye’ye verdiği bu açık destek, hem Orta Doğu coğrafyasında hem de Doğu Akdeniz’de taşları yerinden oynatacak.
Rusya’nın Türkiye’ye verdiği destek öncesinde ABD’nin hamlesi de belli oldu. Washington yönetimi, Ege’de Yunanistan’a, Doğu Akdeniz’de Rumlara arka çekerek, NATO’nun son sınırını Yunanistan olarak belirlemek istiyor.
Ancak Türkiye öyle kolayından gözden çıkarılabilecek bir ülke değil. Doğal gaz krizi nedeniyle belki de yüzyılın en çetin kışına hazırlanan Avrupa, şu anda Rusya’nın oynadığı kart nedeniyle Türkiye’ye muhtaç duruma geldi.
Kısaca Putin, “Türkiye’yi doğal gaz merkezi yapalım” önerisiyle, Avrupa’yı Türkiye’nin kapısına getirip bıraktı.
Bugüne kadar Türkiye’nin kıymetini bilmeyen Avrupa, bundan sonra ne yapacak?
İşte bütün mesele burada kilitleniyor.
Avrupa bütün bağlantılara rağmen önümüzdeki kış yeterli miktarda enerji kaynağı sağlamış değil.
Halihazırda kendisine kaynağı sağlayacak Rusya var ama özellikle ABD’nin önderlik ettiği yaptırımlar sonunda Avrupa Birliği’nin katıldığı fiili durumlar var. Kısaca ABD’nin politikası, Avrupa’yı zor duruma sokuyor. İşte Avrupa’nın ikilemi de burada başlıyor.

Türkiye niye seçildi derseniz… Türkiye tüm ülkelerin ilişkiler açısından en dengeli politikaları güden ülkelerin başında geliyor. Rusya, Ukrayna, AB ile ilişkilerde güven verici bir duruşu var.
Hububat krizinin aşılmasında da dünyaya bu rolünü ispatlamış oldu.
Bize gelirsek… Kıbrıslı Türkler de bu krizden önemli bir fırsat yakalamak üzere.
15 Kasım’da Rusya’dan KKTC’ye yapılacağı belirtilen direk uçuşlar ve konsolosluk açma girişimleri, Rumların şimdiden ödünü koparmış görünüyor.
Rusya’dan sonra pekala Azerbaycan da direkt uçuş başlatabilir. Resmen tanınma olmasa bile tanınmaya giden yolda önemli taşlar böylece döşenebilir.
Tayvan dünyada tanınıyor mu? Hayır ama Tayvan’a uçak da iniyor, konsolosluk da açılıyor.
Kısaca bölgede değişen dengeler içinde Kıbrıs meselesi de şekil değiştirmek üzere. Değişime uyan ayakta kalacak. Değişime direnen ise büyük zarar görecek. Bizden söylemesi…



Bu haber 5972 defa okunmuştur

:

:

:

: