SİLAHLI KUVVETLER KADAR ÖNEMLİ

Kahramanmaraş merkezli depremler , Anavatandaki yıkımın ardından beraberinde başka sorunları da getirdi .

Kahramanmaraş merkezli depremler , Anavatandaki yıkımın ardından beraberinde başka sorunları da getirdi .
Deprem sonrasındaki arama kurtarma çalışmalarında gördük ki .
Arama ve kurtarma faaliyetlerine katılacak olan personelin , başarılı bir kurtarma yapabilmesi . Bu işin uzmanı ve çağın gereklerine uygun teknoloji ile donanımına bağlıdır .
Türkiye’deki depreme katılıp , arama kurtarma faaliyetinde bulunan Sivil Savunma ekibimizdeki yetkililerin , yaptığı basın toplantısını dinlerken . Mevcut Sivil Savunma ekibimizin , gerek donanım ve gerekse personel açısından yetersiz olduğu gerçeğini de öğrenmiş olduk .
Bir ülkede , Milli Savunma , o ülkenin dıştan gelecek tehlikelere ve saldırılara karşı ne kadar elzemse . Tabii afetlere karşı da , sivil savunma o kadar elzemdir .
Milli savunma nasıl ki , çağın teknolojilerini yakalayarak , insanların ölüm oranlarını en aza düşürmek gayreti içerisindeyse . Sivil Savunma teşkilatını da tabii afetlere karşı , en az zararla sonuç alabilecek bir yapıya kavuşturmak , o oranda insanlarımızın hayatlarını garanti altına almak demektir .
Bir çok bilim adamının ortak görüşüne göre :
Deprem öldürmez , konut öldürür gerçeğinden hareket edilirse ve depremlere dayanıklı , o yörenin toprak yapısına uygun konutlar yapılırsa . Sivil Savunma teşkilatımızın işini de kolaylaştırmış oluruz .
Dünyada teknoloji her geçen gün merhaleler kat etmektedir .
Gerçi , depremi önceden tespit edecek her hangi bir cihazın , bu güne kadar icat edilmemesi . Arama kurtarma için , hassas cihazların icadına insan oğlunu itmiştir .


Tabii bunlar da depremden sonra , enkaz altında kalan insanların en süratli bir şekilde enkazdan çıkarılmasına yönelik cihazlardır .
Elektronikte dünya , son sürat ilerlemektedir .
Deprem bölgesinde olan bir coğrafyada yaşıyoruz .
Fay hatlarının geçtiği yerler de belli .
Coğrafyamız iki fay arasında .
Kıbrıs Türk Halkı olarak , bu adada sonsuza kadar yaşayacaksak , ki yaşayacağız .
Pandemi gibi , depremle birlikte yaşayacağımızı da kabullenip , önlemlerimizi ona göre almalıyız .
Binaların yapımında , toprak yapısının önemi çok büyük .
Önlem almada , bundan başlanmalıdır diye düşünürüm .
Tabii , inşaat başlangıcından önce , mevcut yapıların tehlikelilik durumlarının kontrolünden başlanarak , ciddi bir taramadan tüm ülke geçirilmelidir .
Bazı Belediyeler , bunu başlatmıştır .
Çarşamba günkü ADA Tv “söyleşi “ programımın konuğu CTP Güzelyurt Mv. Sn. Armağan Candan’dı .
CTP olarak bunun için bir komite oluşturduklarını ve depremle ilgili olarak Lefkoşa’daki AB ofisini ziyaret ederek , AB ‘nin ne gibi yardımlar yapabileceği konusunda taleplerini , AB ofisi yetkililerine ilettiklerini söyleşimizde dile getirmişti .
AB Ofisinin , talepleri nasıl karşıladığı soruma karşılık .
“Gayet iyi karşıladılar “ diye yanıt verdi .
Genelde talep edilenlerde , teknik donanım olduğu ortaya konuldu .
Bu konuda bazı Belediyelerin , temas halinde oldukları da gelen haberler arasında .
Deprem ve yarattığı afat , dünya insanlarını bir noktada birleştirmiştir .
Son depremlerde de gördük ki , bu birleşme de istenilen olumlu sonuçları vermemiş ve körpecik çocuklarımızı , vatandaşlarımızı ve soydaşlarımızı enkazlardan sağ salim çıkaramamıştır .
Öyle ise mevcut teknolojiler de kullanılarak , toprak katmanlarının analizi sonucunda , depreme dayanıklı konutların yapımı ile bunu en aza indirmekten başka çare , bu gün için maalesef görülmemektedir .
Bunun başka alternatifi ve çaresi yoktur .
“ Deprem öldürmez , konutlar öldürür .”
Bu haber 2789 defa okunmuştur

:

:

:

: