Çıkış yolu asgari ücret değil!

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun dünkü toplantısından sonuç çıkmadı. Çalışma Bakanı Hasan Taçoy’un söylemine göre Çarşamba günü karar çıkabilir.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun dünkü toplantısından sonuç çıkmadı. Çalışma Bakanı Hasan Taçoy’un söylemine göre Çarşamba günü karar çıkabilir.
Yüzde 33.32’lik hayat pahalılığına dikkat çeken Çalışma Bakanı Hasan Taçoy, “Hayat pahalılığı üstüne bir yuvarlama değerlendireceğiz” dedi.
İşçi tarafı “Sadece hayat pahalılığı artışı vermek maaş artışı yapmak değildir” diyerek ücretlere Türkiye’deki gibi refah payı eklenmesini de savunuyor.
İşverenler Sendikası Başkan Yardımcısı Metin Arhun ise çalışana hükümet olarak ne destek vereceklerini sorduklarını ama aldıkları yanıtın çok olumlu olmadığını ifade ederek, özel sektörün içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekiyor.
Tüm bu tartışmalar bir yana şurası net bir gerçek.
Asgari ücretteki artış daha olmadan iğneden ipliğe müthiş bir zam yağmuru altında yaşıyoruz.
Gerekli tedbirleri almadan, sadece asgari ücretin artırılması, yanan enflasyon ateşine körük sallamaktan başka bir şey olmuyor.
Ne yazık ki esas konsantre olunması gerekenin pahalılığın önlenmesi olduğunu biz daha anlayamadık.
Bir ülkeyi saran, toplumsal yaşamı alt üst eden en büyük kanser enflasyondur.
Enflasyon neden olur?
Bunun çeşitli sebepleri vardır.
En önemlilerinden biri “wage inflation” yani maaş enflasyonudur. Buna domino etkisi de diyebiliriz. Maaşların artmasıyla birlikte enflasyon da artıyor. Enflasyon arttıkça maaşlar da artıyor. Kısaca tam bir kısır döngü yaşanıyor.
Oysa halkın sorunu nedir? En büyük şikayet hayat pahalılığıdır.
Ancak şu an izlenen politika bu hayat pahalılığını engelleyemez.
En iyi tedavi tedbirdir. Şu an ne yazık ki o tedavi uygulanmıyor.
Yaşanan onca krize rağmen ders alınmıyor.
Wage inflation ile ekonomi domino etkisine esir ediliyor. Bu iş böyle devam edemez…
Sözün özü şudur. Tekerleği yeniden icat etmeye gerek yok . Dünyada pahalılıkla nasıl mücadele ediliyor? Buna bakmak lazım.
Ekonomi bir bilimdir. Bu bilimin ışığında yaşanan ekonomik sıkıntılara çare aramak gerekir.
Biz bunları yapmayıp, “Dünyanın merkezi Sarayönü’dür” kafasıyla devam edersek daha çok böyle büyük sıkıntılarla karşılaşacağız.
Hükümet hayat pahalılığıyla mücadelenin sadece kamuda maaşları artırmak ya da asgari ücreti artırmakla olmayacağını anlamalı.
Yoksa bizi çok daha zor günler bekliyor. Bizden söylemesi…
Bu haber 4083 defa okunmuştur

:

:

:

: