Ülkenin ekonomisi maaş enflasyonuna esir edilmesin

Asgari ücret masası kuruldu. Biz ne yazık ki her altı ayda bir yapılan aynı tartışmaları, aynı tiyatroyu izler hale geldik.

Asgari ücret masası kuruldu. Biz ne yazık ki her altı ayda bir yapılan aynı tartışmaları, aynı tiyatroyu izler hale geldik.
İşçi tarafı Maliye Bakanı’nın işaret ettiği yüzde 48.5 hayat pahalılığı artışına vurgu yaparak pazarlığın oradan başlaması gerektiğini vurguluyor.
İşveren tarafı ise altı aylık hayat pahalılığının yüzde 48.5 değil, yüzde 25 olduğunu vurguluyor.
Dünkü toplantıda bu tartışmaya ilişkin görüşünü açıklayan Çalışma Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, “Ne asgari ücretteki hayat pahalılığı yüzde 25’tir ne de yüzde 48.50’dir” dedi.
Gardiyanoğlu, “Gerek İstatistik Kurumu’nun gerekse Devlet Planlama Örgütü’nün verileri ışığında en büyük arzum ve temennim tartışmalı değil, oy birliğiyle yeni asgari ücretin açıklanmasıdır” dedi.
Peki ama Maliye Bakanı Sayın Özdemir Berova, yüzde 48.5 rakamını ortaya koyarken kafasından mı salladı?
Bu rakam nereden çıktı?
Gardiyanoğlu, “devletin belirleyeceği hayat pahalılığı bizim taban fiyatımız olacak” diyor. Madem bu rakam yüzde 48.5 değil, neden böyle telaffuz edildi?
İşveren tarafı, bugün iş alan bütün işletmelerin yüzde 48.5 artış gelecekmiş gibi ücretleri, maliyetlerine koyup, ona göre fiyatlandırma yaptıklarını dile getiriyor.
O halde bu boş lakırdının kime ne faydası oldu?
Aksine yılbaşı öncesi zam dalgasını daha da şiddetlendirmedik mi?
Ekonomi bilimi aynı zamanda bir beklenti yönetimidir. Yani beklentiler de çoğu zaman psikolojik bir faktör olarak piyasayı etkiler. Ne yazık ki devletin üst kademelerinden yılsonu hayat pahalılığı rakamlarına ilişkin boş tahminler piyasada ciddi bir kriz yarattı.
Daha önce bu köşede defalarca yazdık, uyardık.
Ekonomin en temel kanununu bilmemiz gerekiyor.
Bir ülkeyi saran, toplumsal yaşamı alt üst eden en büyük kanser enflasyondur.
Enflasyon neden olur?
Bunun çeşitli sebepleri vardır.
En önemlilerinden biri “wage inflation” yani maaş enflasyonudur. Buna domino etkisi de diyebiliriz. Maaşların artmasıyla birlikte enflasyon da artıyor. Enflasyon arttıkça maaşlar da artıyor. Kısaca tam bir kısır döngü yaşanıyor.
Oysa halkın sorunu nedir? En büyük şikayet hayat pahalılığıdır.
Ancak şu an izlenen politika bu hayat pahalılığını engelleyemez.
En iyi tedavi tedbirdir. Şu an ne yazık ki o tedavi uygulanmıyor.
Yaşanan onca krize rağmen ders alınmıyor.
Wage inflation ile ekonomi domino etkisine esir ediliyor. Bu iş böyle devam edemez… Bizden söylemesi…

Bu haber 1946 defa okunmuştur

:

:

:

: