Dinçyürek, Su İşleri Dairesi’ndeki 125 üst kademe kadrosunun boş olduğunu, müdürünün emeklilik arifesinde olduğunu anımsattı
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek, Su İşleri Dairesi’ndeki 125 üst kademe kadrosunun boş olduğunu, müdürünün emeklilik arifesinde olduğunu, ancak “suyu biz yöneteceğiz” dediklerini, bunun bu boş kadrolarla olamayacağını kaydetti.
Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde 76 Milyon 427 bin 580 TL tutarındaki Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesi görüşüldü.
CTP-BG Milletvekili Birikim Özgür başkanlığında toplanan komitede, bakanlık bütçesi görüşülürken Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek ile bürokratları da hazır bulundu.
TATAR: “SU HOYRATÇA KULLANILMAMALI”
Görüşmede ilk sözü UBP Milletvekili Ersin Tatar aldı. Su projesiyle ilgili olarak konuşan Tatar, projenin tamamlanmasının ardından içte dağılımının da önemli olduğunu, şu anda bu çalışmalardan dolayı yaşanan çevre kirliliğinin de bir an önce düzeltileceğine inandığını kaydetti.
Suyun dağıtımının Belediyelerle ilgili kısmının ne olacağının da açıklanmasını isten Tatar, Türkiye’den gelecek suyun dağılımının dikkatlice yapılması ve hoyratça kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Haspolat bölgesindeki su kaynaklarının da iyi kullanılması halinde kuraklığın kalmayacağını söyleyen Tatar, buradaki potansiyelin ne olduğunu ve nasıl kullanıldığının açıklanmasını istedi.
“BU LİSANSLARI KİM VERİYOR…”
Güzelyurt bölgesinde tuzlanma olduğunun bilindiğini ve narenciyenin kaliteli olabilmesi ve pazarlanabilmesi için de bu tuzlanmanın giderilmesi gerektiğini dile getiren Tatar, Türkiye’den gelecek suyun narenciyeyi kurtarmak adına ilk olarak Güzelyurt bölgesinden mi başlanacağını sordu.Taş ocaklarına da değinin Tatar, dağların sürekli kazıldığını; bu kazıların devam etmesi için bu lisansların kimler tarafından verildiğinin açıklanmasını istedi.
“GİRNE’DEKİ SANTRALE FİLTRE TAKILMASI KONUSU GÜNDEMDE YOK”
Türkiye’den kabloyla elektrik getirilmesi konusuna da değinen Tatar, Türkiye’den elektrik getirilmesi yönünde çalışmalarının olmasına rağmen Elektrik Kurumu’nun yeni santral alınacağı açıklamalarını eleştirerek, Girne’deki santrale halen filtre takılması konusunun gündeme gelmemesini eleştirdi.
ÖZGÜR: “SU, BELEDİYELERİN BORÇLARINI KAPATMA YÖNÜNDE BİR FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLECEK Mİ”
CTP-BG Milletvekili Birikim Özgür de, Türkiye’den gelecek suyun önemine dikkat çekerek, dünyada ilk kez gerçekleşen bu projenin hedef projesi olmasından dolayı da, yapılacak çalışmalarla adanın öneminin artacağını belirtti.Tüm dünyanın bu suyun ulaşacağı hedef ülkeyi bildiğini fakat önemli olanın, bu kaynağın etkin kullanılabilerek dünyaya örnek olabilmesi olduğunu dile getiren Özgür, parti olarak bu projeye önem verdiklerini ve yeni uygulamaların gündeme gelmesi konusunda hassas olduklarını kaydetti.
Suyun kamu malı olduğu, bu anlamda suyun kamu menfaatleri doğrultusunda kullanılmasının önemine dikkat çeken Özgür, özel sektörle de işbirliği yapılmasının düşünülebileceğini söyledi.
Suyun dağıtımıyla ilgili tartışmaların olduğuna da dikkat çeken Özgür, su konusuna ilgili tüm paydaşların da müdahil olabileceğini ancak belediyelerin zor durumda olduklarını gözlemlediklerini belirterek, “suyla ilgili olarak yaşanan süreç belediyelerin borçlarını kapatma yönünde bir fırsata dönüştürülebilecek mi” sorusunun da yanıtını istedi.
AKANSOY: “BAKAN,KİMSENİN GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMAMALI”
CTP-BG Milletvekili Asım Akansoy, gelecek olan suyla ilgili sorunun çözüldüğünü gördüğünü, suyun dağıtımının KKTC’deki ilgili kurumlar tarafından yönetileceğini de anladığını belirtti. İlgili bakanın özellikle taşocakları konusunda radikal olması ve kimsenin gözünün yaşına bakmaması gerektiğini söyleyen Akansoy, gerekirse bu ocakların kapatılması ve çevrenin düşünülmesi gerektiğini belirtti.
SERDAROĞLU: “TEKNECİK SANTRALİ’NE FİLTRE TAKILMAMASI KABUL EDİLEMEZ”
Bağımsız Milletvekili Esat Ergün Serdaroğlu, özellikle Teknecik Santrali’ne filtre takılmamasının kabul edilemez olduğuna dikkat çekerek, bunun hala çözülmemesini eleştirdi. Su dağıtımı, bet ofisleri, taş ocakları ve kaçak inşaatlar konusuna da değinen Serdaroğlu, özellikle Girne’deki çevre kirliliği ve bunun yarattığı pis kokuların da ne olacağının açıklanmasını istedi.
ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI BÜTÇESİNE 150 BİN TL’LİK ARTIŞ
Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 76 Milyon 427 bin 580 TL olarak öngörülen Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesini, 150 bin TL’lik artışla 76 Milyon 577 bin 580 TL olarak oy çokluğu ile onayladı.
CTP-BG Milletvekili Birikim Özgür başkanlığındaki bütçe görüşmesine, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek ile bürokratları da katıldı.
Öğle yemeğinin ardından görüşülmeye devam eden görüşmede söz alan UBP milletvekili Ünal Üstel, Bakanlıkta insan gücünün yanında iş makinelerine de ihtiyaç duyulduğunu, bu bütçe ile bu işlerin nasıl yürütüleceğini merak ettiğini ifade etti. Üstel, çevre düzeni için denetimin de şart olduğunu, Çevre Dairesi’nin görevinin temizlik olmadığını, bu görevin Karayolları Dairesi ve belediyelere ait olduğunu ifade etti.
“VATANDAŞLARIN YOLLARA ÇÖP ATMAMASI İÇİN CAYDIRICI ÖNLEMLER…”
Vatandaşların da sorumsuzca çöplerini yollara attığını, belediyelerin temizlik yapmadığını, karayollarının da “adam yok” diyerek topu başkasına attığını anlatan Üstel, yasalardaki eksikliklerin giderilmesi ve vatandaşları yollara çöp atmaktan caydırıcı önlemler alınması gerektiğini vurguladı.Topluma çevre ve çevreyi koruma bilincinin yerleştirilmesi gerektiğini, bunun eğitimler, yasal düzenlemeler, televizyon spotları ve uyarıcı levhalar ile yapılabileceğini ifade eden Üstel, hükümetin çevreyle ilgili politikası olması gerektiğini söyledi.
“YENİ SANTRALLER KURULMASINA KARŞIYIZ”
Üstel, bu modern dünyada yeni santrallerin kurulmasına karşı olduklarını, artık alternatif enerji sistemlerinin kurulması gerektiğini belirtti.Bütçede, Karpaz ve diğer bölgelerde kaplumbağa, eşekler ve sahillerin korunmasına yönelik yeterli bir bütçe görmediğini ifade eden Üstel, eğer önlem alınmazsa eşeklerin yine insanların ekinlerine ürünlerine zarar vereceğini ifade etti.Üstel, Türkiye’den gelecek su ile ülkede su dağıtımının sağlanacağını, ancak yağışların da iyi gittiğini, bu yüzden dere ıslahına önem verilmesi gerektiğini kaydetti.
DİNÇYÜREK: “SON VİRAJA GİRDİK”
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek de, bütçeye katılıp görüşlerini paylaşan tüm milletvekillerine teşekkür ederek, Türkiye’den KKTC’ye getirilecek su konusunda “son viraja” girdiklerini kaydetti.Dinçyürek, 80 kilometrelik deniz hattının 23 kilometrelik ve en sıkıntılı bölgesinin yerleştirilmesinin tamamlandığını, hava muhalefetinden dolayı çalışmaların yavaşladığını, ancak geri kalan 57 kilometrelik çalışmanın tamamlanması için 60 iş gününe daha ihtiyaç duyulduğunu, bu suyun KKTC’ye geleceğini belirtti.
Suyun gelişinin ardından önemli olanın suyun dağıtımı, yönetimi olduğunu, bu konuda yasal düzenleme ile tüzük çalışmalarını başlatacaklarını, eksik oldukları bilgi, ekipman veya personel eğitimi ihtiyaçlarını Türkiye ile işbirliğinde yapacaklarını ifade eden Dinçyürek, Türkiye’den gelecek su yanında ülke kaynakları ve denizden arıtılan her damla suyun önemli olduğu bilinciyle hareket ettiklerini söyledi.
“SUYU BİZ YÖNETELİM DİYORUZ AMA…”
Dinçyürek, Su İşleri Dairesi’ndeki 125 üst kademe kadrosunun boş olduğunu, müdürünün emeklilik arifesinde olduğunu, ancak “suyu biz yöneteceğiz” dediklerini, bunun bu boş kadrolarla olamayacağını hükümete de anlattığını ifade ederek, bu kadroların boş kalmasının kabul edilemez olduğunu, suyu yönetecek kadroları ilgili paydaşlarla oluşturduklarını, mühendis ve teknisyen ihtiyaçları olduğunu anlattı.Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan ve suyun en etkin şekilde kullanılması için yapılan çalışmalar hakkında milletvekillerini bilgilendiren Dinçyürek, suyun, tarım alanında kullanımının da en iyi şekilde düşünüleceğini, sebze, meyve ve tahılda en verimli olacak şekilde kullanılacağını söyledi.
“ÜLKENİN TAŞ OCAKLARINA İHTİYACI VAR”
Dinçyürek, ülkenin taş ocaklarına ihtiyacının olduğunu, ülkede yol ve diğer yatırımların bulunduğunu, bunların devamı için bu taş ocaklarına ihtiyaç bulunduğunu, bu ocaklar için Türkiye ile uluslararası anlaşma da olduğunu anlatarak, ancak bunlar var diye taş ocaklarının denetimsiz bırakılmayacağını, gerekli düzenlemeler ve yasal denetimlerin süreceğini, kişiye ocağa göre değil, çevreye göre, ülkenin menfaatlerine göre uygulama yapılacağını anlattı.
Türkiye ziyareti ve AB yetkilileri ile yaptığı görüşmeler hakkında da bilgiler veren Dinçyürek, özellikle taş ocakları ile ilgili projelere AB’nin de destek verdiğini kaydetti.Ülkedeki taşların Güneye geçmemesi gerektiğini de ifade eden Dinçyürek, çevre üzerinde hassasiyetle durduklarını, tüm çalışmaları bu yönde yürüttüklerini, atıklarla ilgili gerekli önlemlerin kesintisiz alındığını, cezaların kesildiğini, buna belediyelerin de dahil olduğunu, uyarılara rağmen kanalizasyon kaçakları için önlem almayan belediyelere cezaların kesildiğini, bu konudaki kararlılığın süreceğini vurguladı.
“EŞEKLER İÇİN GEREKLİ ADIMLAR ATILDI”
Dinçyürek, Karpaz’da da gerekli önlemlerin alındığını, eşekler için gerekli adımların atıldığını, çalışmaların sürdüğünü anlatarak, ses kirliliği, tabela kirliliği gibi konularda da bir disiplin getirilmesi gerektiğini, yollarda trafik güvenliğinin sağlanması ve görüntü kirliliğinin giderilmesi için çalışmalar yaptıklarını, elektrik santrallerindeki çevre kirliliği konusunda da tüm tarafların bir araya gelerek ortak çalışma yaptığını, ayrıca yakıt sistemi ile ilgili de girişimler yaptıklarını ve santrallerde kullanılan yakıtın daha az kükürt çıkaran akaryakıt ile değiştirilmesi için çalışmalar yaptıklarını anlattı.
Dinçyürek’in konuşmasının ardından komiteye yapılan bütçe artışı önerisi okundu ve 150 bin TL’lik artış oy çokluğu ile onaylandı. Bunun ardından Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Bütçesi 150 bin TL’lik artışla 76 Milyon 577 bin 580 TL olarak oyçokluğu ile onayladı.