Hep daha iyi olmalı yürek

Her şeyin tepetakla olduğu, güvenin kalmadığı, kötülüklerin tavan yaptığı, BENCİLLİĞİN ALIP YÜRÜDÜĞÜ bir dünyada hala iyilikten, sevgiden, yardımlaşmadan, dayanışmadan

Her şeyin tepetakla olduğu, güvenin kalmadığı, kötülüklerin tavan yaptığı, BENCİLLİĞİN ALIP YÜRÜDÜĞÜ bir dünyada hala iyilikten, sevgiden, yardımlaşmadan, dayanışmadan

İNATLA,
BIKMADAN,
YILMADAN
söz etmeme kızanlar, canı sıkılanlar varmış. Kulağıma geliyor, merak etmeyin...

Çevrenizde, basında, televizyonda şu olumsuzlukları günde kırk defa duyuyorsunuz sıkılmıyorsunuz da ben sevgiden, iyilikten, hayata güzel gözlerle bakmaktan söz edince neden CANINIZ SIKILIYOR?

Ben de FELAKET TELLALIĞI mı yapayım çoğunluk gibi ?
Programlardaki atışmaları, neredeyse boğazına sarılacak gibi mahalle ağzıyla kavga edenleri, sanki millet sağırmış gibi avaz avaz ağızlarından köpük saçarak politika yapanları gördükçe midem bulanıyor inan ki!

HOŞGÖRÜYÜ, dayanışmayı ne zaman rafa kaldırdık?
Hangi tozlu sayfalarda kaldı SEVGİLER?
SAYGIYI tavan arasına ne zaman sakladık?

Siz kimseye kulak asmayın.
Başınızı yastığa koyunca kimseye gönül borcunuz olmasın.
Uykularınız kaçmasın.

Bizler AYNI ORMANDA UÇAN KELEBEKLERİZ...
Birbirimizi doğru anlarız.
İyi ki varız...
İyi ki varsınız...

HEP DAHA İYİ OLMALI YÜREK...
Dünya için...
Çocuklar için...
Gelecek için...
Dünyayı SEVGİ kurtaracak...

YAŞAMIN RENGİ

yaşamın rengi:
bir bakıştır
bir gülüştür
içten bir MERHABAdır...

yaşamın rengi:
bir şiirdir
bir duyuştur
sıcacık bir DOKUNUŞtur...

yaşamın rengi:
bir avuç hüzündür
iki damla gözyaşıdır
belki de bir ELVEDAdır...

Ayşe TURAL



KIŞ GELİNCE...

Havalar bir gecede değişir bizde. Geceden sabaha hem de. Günü bayağı sıcak geçirmişken sabaha karşı şakır şakır yağmur başlar ve siz hazırlıksız yakalanırsınız. Ne giyeceğinizi bilemez halde dolabın karşısında durursunuz. Hatta ne olur ki deyip ince bir şeyler geçiriverirsiniz de iş dönüşü donmuş halde eve gelirsiniz. Burnunuz akmaya başlar, sesiniz değişir.

Aslında kış mevsimi yazın koşuşturmasına inat; daha bir dinlenme zamanıdır. Aile bireylerinin bir araya toplanma zamanıdır. Sıcacık odalara doluşulur. Daha bir YAKINLAŞIRIZ...

Hatta aile olduğumuzu daha iyi hissederiz. Sıcacık çorba ve yemek kokuları sarar sarmalar bizi... Böyle akşamları çoooook severim. Hele de tarhana çorbasının kokusu mutfaktan tüm eve yayılmışsa...

İki üç gündür, evde bayağı iş yaptım. Halılar dürüldükleri yerlerden çıktı. Yolluklar serildi. Hatta odadalardaki bazı eşyalar bile yer değiştirdi. İnce yatak örtüleri yerini daha kalınlarına, battaniyelere bıraktı. Balkonlardaki yastıklar, minderler korumaya alındı. Gün içinde kullanılsalar bile örtülerle desteklendiler.

Elbise dolapları ve çekmeceler de bu hareketten nasibini aldılar. Kışlıklarla yazlıklar yer değiştirdi. İnce ve ferahlatan rengarenk giysiler daha bir kuytu köşelere itilirken koyu renkler, yünlüler daha soğuk günler düşünülerek görünür kılındı...

Bu arada başkalarının işine yarayacaklar da torbalara doldurulup gönderildi. Ne güzel şeydir; başkalarını düşünmek... Her zaman hazırolda bir şeylerim olur. Çoktandır kullanmaktan vazgeçtiğim giysiler, tekeş kalan mutfak eşyaları, yerine yenisi gelen öteberi... Uygun birisi karşıma çıkınca da hemen verilir.

Bu konuda ilginç bir yöntemim daha vardır. Bir yerlere gidip dönerken genellikle tamirat tadilat yapılan evlerin önünden geçerken kapı önlerine konan, hala kullanılabilecek durumda bir şeyler varsa ve arabama sığarsa onları alırım. O gün gittiğim yerde kim varsa; onlara böyle bir şeye ihtiyacı olan kimse var mı diye sorarım. Mutlaka biri akla gelir. Bazen iki gün arabanın arkasında gezen küçük bir dolap, bir sehpa, bir battaniye gerçek sahibini buluverir.

Geçenlerde cilası dökülmüş, bir tarafı hafif kırık sehpayı marangozuma söyledim. Arabadan indirirken o kadar sevindi ki, ben bunu tamir edip kendi evime koyarım dedi. Beyaza boyayıp camını taktırmış bile...

Her zaman başkaları için ne yapabileceğimi aklımdan geçiririm. Maddi manevi yapabileceğim bir şeyi aklımda tutar, ansızın gerçekleştirmeyi çok severim. İNSANIN İNSANA BORCUDUR BU...

Yüreğinizden sevginiz hiç eksilmesin.

YÜREĞİN ÇAĞIRDI BENİ

Bakışların çağırdı beni
Ben geldim
Günlerden bir gün
Aylardan KASIM...
Saatlerinse yasemin renklisi
Bana yalnızlığımı hatırlatan...

Sen yalnızlık nedir, bilir misin bir tanem?
Sen hiç yalnız kalmadın ki! ...

Bakışın çağırdı beni
Gitmemek olmazdı
Kalmak olmazdı
HAYIR demek hiç olmazdı...
Acemi iki sevdalı bir olduk biz olduk
Gel-gitlerinde zamanın
Sonbahar yaprakları gibiydik
Savrulduk...
Kavrulduk...
Sonra durulduk

Bakışların çağırdı beni
Ben geldim...
Ne zaman bana öyle baksan
Öksüz bir çocuk gibi
Sokulup kucağına
İçimi çeke çeke ağlamak gelir...

Sakın ZAMANı zamanlardan çalıp
Uzaklar götürme emi?

Bakışların çağırdı beni
Bak geldim...
Parmak uçlarım / dudaklarının yangınında
Titrer elim ayağım
Titrer gönül telim
En ince yerinden...

Bakışların çağırdı beni
Ben geldim...
Leylak rengi akşamlarına...
Eğer istersen
Sen istersen
Hercai menekşen olurum senin...
Moru...
Sarısı...
Alacasıyla...
Tenekelerde kokulu karanfilin
Yahut
Boynuna sarılan
Sarmaşığın olurum EĞER istersen...
Dünya bir başka döner seninle
Başım bir başka...

Bakışın çağırdı beni
Ben sana geldim...
Özlemime düşüverdi gözlerin
Gel haydi!
'ELVEDA' diyelim eskimiş yalnızlıklarımıza
Hüznün ülkesinden DÖN artık
Sokul AKDENİZime...
Suskun yüreklerimiz konuşsun..

Yüreğin çağırdı beni
İşte ben geldim...
Uzat ellerini
Sevdamız sevişsin avuçlarımızda
Haydi durma!
Sıkıca sar beni...
'DAHA SONRA' demek çok geç demektir
Yıldız yüklü şarkılar fısılda kulaklarıma...
Şimdi
'SENİ SEVİYORUM' deme zamanı...

Ayşe TURAL

BİR KADININ GÜLÜŞÜNDE SAKLANMAK...

Bir düşünsenize... Ne kadar özel, ne kadar güzel bir şeydir bu...
Bunu sadece kadınlar anlar... Hem de çok seven kadınlar...

Erkekler böyle kadınlara feda olmalı... Sevildin mi böyle sevileceksin...

Bir kadın seni gülüşlerinde saklıyorsa, seni deli gibi seviyor demektir... Seni gördükten sonra başını çevirip hafifçe dudaklarını ısırıp gülen kadınlar...

Bence böyle kadınlar baştacı edilmeli... ' Seni seviyorum ' demeden sevdiğini haykıran kadınlardır onlar...
Kıymetini bilin...

NE ZAMAN BAŞLAR AŞK

üstü çizilen sözcük gibi
öylece kalsın adın
düş okulumun devamsızı
ders kaçkınım benim...

nerde arasam da bulsam seni
bütün boşlukları
adınla doldursam
uykuya dalar mı
içimdeki kelebek...

virgül kırılganlığımı
hiçe sayan ağzının noktasına
iyi gelir mi gülüşüm...

bir demet gül toplasam
cümle aşklarımdan
gönül kabulün olur mu dersin...

gecikmiş özrün gizli anlamı gibi
ikindiye inen güneşi dinle
sana güz ellerimle
bir sevda çizsem...

sahi, bu şiirin
neresinde saklı...
sence de
ne zaman başlar AŞK...

Ayşe TURAL

SİZ KİMİN ANILARINDA GÜLÜMSÜYORSUNUZ?

Anılarımızda birileri olur hep...
Çoktan yok olmuş, hayatımızdan çekip gitmiş birileri...

Elimizden tutup bizi gezmeye götüren, gözlerinin içi sevgiyle gülen dedemiz...

Güzel masallar anlatan mahallenin Hanife Ablası...

İlkokul öğretmenimiz mesela...

Oyun arkadaşımız, komşunun kedisi ya da yerine kocaman apartman dikilmiş erik ağacı...

Bir an aklımıza gelince burnumuzun direği sızlamıştır...
Derin bir iç geçirmişizdir...

İyi ki onları tanımışızdır...
Hayatımızda bir yere dokunmuşlar demek ki...
Hem de derin bir yere...

Aslında biz de başkalarının anılarında yer etmişizdir...

Biriyle kahve içmişizdir mesela... Unutamadıkları öyküler anlatmışızdır.
Çocuğunun sorunuyla ilgilenmişizdir... Bir diğerinin çocukken bez bebeklerine elbiseler dikmişizdir...

Gözlerinin içine bakarak yüreğindekileri dökmesini sağlamışızdır...

Parmağını kesen çocuğun parmağını sarıp gözyaşını silmişizdir, başını okşamışızdır...

Sıkıntılı olduğu zamanlarda dert ortağı sırdaşı olmuşuzdur, bir başkasının...

Tanımadığımız birine içten bir MERHABA demişizdir, gülümsemişizdir...

O gülüşe o an çoook ihtiyacı vardır... Öyle yer etmiştir ki yıllar sonra bile bize hatırlatır...
Biz unutup gitmişizdir, oysa...

Anılarında başköşeye kuruluvermişizdir ama haberimiz bile olmamıştır...

Ne güzel değil mi?
Hep güzel olalım, hep sevgi dolu olalım...

O köşelerde, kalplerde yerimiz bulunsun...

GÜZEL BİR HAFTA SONU diliyorum sizlere...

Ayşe TURAL...

Bu haber 11270 defa okunmuştur

:

:

:

: