Bir Zamanlar Kıbrıs

TRT ‘nin öncülüğünde hazırlanan ve çekimi yapılan, Kıbrıs Türk Halkının EOKA canilerinden yıllarca çektiklerini ekrana getiren dizi. Geçen hafta sonu TV ekranlarından gösterildi.

TRT ‘nin öncülüğünde hazırlanan ve çekimi yapılan, Kıbrıs Türk Halkının EOKA canilerinden yıllarca çektiklerini ekrana getiren dizi. Geçen hafta sonu TV ekranlarından gösterildi.
Mağusa’da galası ayni gece yapıldı.
Diziye çok, ama çok acımasızca eleştiriler yapıldı.
O yıllarda yaşayıp şehit olan Türklerin dizide yer almaması, konuşmaların üslubu, ağırlık birimleri vs .
Dikkat edilirse, diziden anlaşılacaktır ki bu çekim bir tarihi belgesel değil. Dizi yazılmış senaryoya göre çekilmiştir. Senarist kendi hayal gücünü de diziye katmış görülmektedir.
Tv‘ de birçok tarihi belgeseller görüyoruz. Hiç birisinde senaryodan ve senaristten bahsetmemektedir. Sadece, belgesele katkı koyanların isimleri yazılır. Hiçbir belgesel gala yapılarak kamuoyuna sunulmaz ve hiçbir belgeselin senaristi olmaz.
Kıbrıs Türk Halkının geçmişini, bir tarihi belgesel halinde kamu oyuna sunmaksa ve eleştiriler bunun için yapılıyorsa ki öyledir. Kendi işimizi kendimiz yaparak istediğimiz belgeseli biz hazırlayıp ekranlara getirmeliyiz.
Dizide, bana göre esas alınan konu. EOKA’nın Kıbrıs Türk Halkına yaptıklarını sergilemek ve kamuoyuna sunmaktır.
Daha dizinin ilki ekranlara getirildi. Diğer bölümlerini de izleyelim. Şimdi görülen eksikliklerin, ileride giderildiğini belki görebiliriz.
Birçok tarihi belgesel ekranlarda gösterilmekte. Yaşanılmış olaylar ilk günkü gibi izleyicilerin nazarlarına getirilmektedir. Olayları yaşayan canlı tanıklar konuşmakta, konuştuklarının yaşanmış görüntüleri de birlikte ekranlara yansıtılmaktadır.
Bizde de, o kötü geçmişi yaşayan, halen hayatta olan çok insanımız var.
Vakit geç olmadan, kolları sıvamalı. Kıbrıs Türk Halkının çektiklerini yaşayanların ağzından görüntü de varsa görüntülü veya resimli olarak kamu oyuna aktarmalıdır.
Birçok tarihi film ve diziler görüyoruz. Hepsinin rejisörü, senaristi var ve filmi çeken şirket hangi ülkenin ise o ülkenin lisanı kullanılır.
Genellikle İngilizce olarak konuşmalar yapılır.
Ben Hur, eski Roma’yı anlatan tarihi bir filim. Lisan İngilizce. Napolyon’u izledik, yine lisan İngilizce. Hitler’i, Mussolini’yi izledik konuşmalar yine İngilizce.
Bütün filmlerin senaryolarında bir kişi “ Vatan kurtaran aslan “ rolünde.
Filmin odak noktasında olanlar, Kıbrıs Türk Halkına yapılan mezalim ve soy kırım. Bunu yapan, Rum halkının örgütlendiği EOKA terör örgütü.
Yabancı filmlerde olduğu gibi propaganda. Amerikan filmlerine baktığımızda bir beyaz, bir zenci, bir de ABD bayrağı.
Bu bakış açısı ile baktığımızda. Maksadın hasıl olduğunu görürüz.
Filmin galası ile nerede ise çakışacaktı, MGK’nun toplantısı ve Kıbrıs'la ilgili aldığı kararın açıklanması. Bu bir tesadüf mü ?
MGK’nun Kıbrıs kararı açık ve kesin “Bağımsız iki devlet temelinde bir anlaşma.“
MGK’nun bu kararı, 5+BM gayrı resmi toplantısında masada. İki devletli çözümden gayrı, çözüm şekillerine de açık kapı bırakmadı.
Tabii ki bu kararın bu şekilde alınmasında. Güney’in, Yunanistan’ın ve onlara körü körüne sahip çıkan, yelkenlerine rüzgar pompalayan AB ve batılı diğer ülkelerdir.
Bilhassa AB, Güneye ve Yunanistan’a iyilik edeceği yerde, bilerek ve isteyerek kötülük etmektedir.
Avrupa, Yunan ve Güneye bunu sürekli yapmakta. İş dara girince çekilip bunları yüz üstü bırakmaktadır. Tarih kitapları bunları hep yazmıştır.
Kıbrıs sorunu yeni bir evreye girmiş bulunmaktadır. Bağımsız iki devletli bir anlaşma.
MGK kararı, aslında sadece Güney ve Yunanistan için değil. Bunları destekleyenler için de bir tokat mahiyetinde.
Çünkü bu tokadı, çoktan hak ettiler.





Bu haber 6374 defa okunmuştur

:

:

:

: