BAZI ANILAR TEKRAR TEKRAR HATIRLANMALI ve ANLATILMALI

unutulmasın diye…

unutulmasın diye…

Hani derler ya insanın kendisini nasıl hissettiği önemlidir, diye… Gerçekten de öyle… Her ne ise duygunuz, ne düşünüyorsanız, onu çekiyorsunuz yanınıza…

Yıllar önce arabamla bir Çanakkale- Kıbrıs uzun yol serüveni yaşamıştım… İnanılmaz bir yolculuktu… Onu paylaşmalıyım sizinle… Anlatacaklarımı dinleyince hak vereceksiniz bana…

GERÇEKTEN BİR MUCİZE YAŞADIM…
Yıl 2001… Aylardan ekim… Arabamla Çanakkale’den Kıbrıs’a gitme serüvenim başlıyor…Çılgın kadın… Oğlum Barçın, Ankara’dan otobüsle Bursa’ya kadar geliyor; ben de Çanakkale- Bursa yolunu dinlene dinlene gidiyorum… Ne cesaret ama… Sora sora Bağdat bulunur misali, buluşuyoruz oğlumla… O yanımda olunca sorun yok…

Keyifle Ankara’ya geliyoruz. Bir gece kalıp Konya üzerinden Taşucu’na doğru yola çıkıyoruz.

Günlerden pazar…Ancak bizi bir sürpriz bekliyor. Girne limanı tamirde olduğundan üç gündür feribot seferleri durmuş. Belki ertesi gece gidilebilirmiş… Limanda altı tane feribot bekliyor. Belli ki konvoy halinde gidilecek…

Oğlumun Ankara’ya dönmesi gerekiyor. Yapılacak bir şey yok… 9 km.lik yolu gerisin geriye gidiyoruz. Barçın’la Silifke’ye dönüyoruz, beni öğretmen evine yerleştirip kendisi gece otobüsüyle Ankara’ya yola çıkıyor…

Öğretmen evleri bana göre son derece güvenilir yerlerdir. Geceyi rahat geçiriyorum. Sabah kahvaltıdan sonra, ilçe kütüphanesinin yerini soruyorum. Önümde uzanan koca günü, tanımadığım bir yerde, başka türlü geçiremem…

Dördüncü kitabım “ Benim Adım Şiir” den bir tane kolumun altına sıkıştırıp çıkıyorum. Güneşli ve sakin bir gün… Silifke, oldukça şirin görünen bir kasaba… Kütüphaneyi elimle koymuş gibi buluyorum. Geniş merdivenlerden ikinci kata çıkıyorum.

Oldukça aydınlık, ferah görünümlü, kocaman bir salon… Salona bakan cam bölmelerle ayrılmış iki üç oda daha görünüyor.

Sonradan adının NALAN olduğunu öğrendiğim güler yüzlü genç bayan memur benimle yakından ilgileniyor. Kolumun altındaki kitabı istiyor. Bana ait olduğunu öğrenince gözlerinin içi gülüyor. Belli ki bu işi severek yapıyor…

Hemen beni alıp kütüphane müdürü ve diğer görevli arkadaşlarıyla tanıştırıyor.

Şair- yazar olmam hepsini çok sevindiriyor, onlar için inanılmaz bir sürpriz bu…

Bana, öğrencilerle bir saatlik bir söyleşi yapıp yapamayacağımı soruyorlar… Büyük bir sevinçle kabul ediyorum…

Sultan Hanım, Nalan, Nurgül ve Nuran iki saatlik süre içinde ilçedeki okulları adeta alarma geçiriyor. Belediye Başkanına, okul müdürlerine ve basına haber veriliyor.

Onlar bu telaşı yaşarken beni, Nurgül Hanım ve eşi Serdar Beyle ÇINARALTI denilen yerde yemeğe davet ediyorlar.

Yemek dönüşü gözlerime inanamıyorum. Kocaman salona oturma düzeni verilmiş. Konuşma masam çiçeklerle donatılmış, Türk bayrağı ve Atatürk resimleriyle süslenmişti. Salonda yüz elli kadar lise öğrencisi, öğretmenleriyle hazır, beni bekliyordu…

Konuşmaya başladığımda, sanki yıllardır onlar benim öğrencimdi; ben de onların öğretmeni, annesi, sevgi dolu bir şair, onları anlayan bir yazardım…

İki saat boyunca edebiyattan şiire, aşktan ihanete, gencecik yüreklerinde her ne varsa paylaşmıştık…

Geleceklerini, anne- baba ilşkilerini, gençlik iniş- çıkışlarını, zararlı alışkanlıklarını… Sevgi, saygı, hoşgörü, aşk, hayata dair örnekler, öyküler, şiirler derken zaman su gibi aktı gitti…

Tanımadıkları birine kolayca yüreklerini açtılar…

Onlardan ayrılmayı hiç istemedim, onlar da benden… Daha birkaç saat öncesine kadar Silifke’de kimseyi tanımazken, tek bir insanın bile adını bilmezken; artık yüzlerce hayranım, duygularını benimle paylaşan öğrencilerim ve yepyeni dostlarım vardı. İnanılması gerçekten güç…
Olsa olsa buna MUCİZE denir…

Sonrası mı?
Sonrası da tıpkı harika bir rüya gibi… Merhaba dediğim, elini sıktığım herkes, tüm kapıları ardına kadar açtı…

Taşucu’ndaki İş Bankası Müdürü Nidai Bey, bize gitar çalıp şarkılar söyleyen oğlu, Nurgül Hanımın eşi Serdar Bey, gemi kaptanı Volkan Bey…

Ben sohbet ederken, tüm işlemlerim yapıldı, arabam başka gemide, ben daha lüks olan başka bir gemide, üstelik benim için ayrılmış kamarada rahat bir uyku çekerek Kıbrıs’a geldim.

Gemi limana girerken Kaptan Volkan’la enfes bir kahvaltıda şiir sohbeti yaptık…

Hiç tanımadığım, ilk kez gördüğüm sevgi dolu yürekler beni, karşı sahile kolaylıklarla, iyiliklerle uğurladı… Asla unutamayacağım, ummadığım, beklemediğim güzelliklerdi bunlar…

Gümrükten çıkışta, içi çiçeklerle dolu arabam dikkat çekiyordu… Görevlilerden beni tanıyanlar “ Hoş geldiniz Hocam…” diye sesleniyordu…

Şimdi bir şeye daha yürekten inanıyorum…
SEVGİNİN YOLU BİR…

Yüreğinizi açarsanız, başka yürekler ışığa koşan pervaneler gibi size koşuyorlar…

SUYUN ÖTE YAKASINDA BENİM DE SEVENLERİM, BEKLEYENLERİM VAR…
HEM DE YÜZLERCE…

İyi ki Varsınız, 28 ekim 2001

GÜNE BAŞLAMAK

oyuncak bir bulut gibi coşkun
deli ediyor gülüşün
ben
annesini kaybetmiş kedi yavrusu misali…

dünyamı aydınlatır
sesinin rengi…
gecelerim
siyah-beyaz fotoğraflara döner
yokluğunda…
düşlerinde olmamak
bir çemberin dışına düşmek gibi…

yeni güne başlamak seninle
uykunun günü erteleyen mahmurluğunu
yaşamak kolarında
en güzel ninnilerle
yeni güne uyanmak sevdanla…

baş tacısın yaşamımın
içinde çocuk bahçesi olan
gizli odamın
davetli misafiri oluverdin işte…

güzel gülüşlerime
gölgeler düşürme ne olur
seninle
güneşleri doğduralım…

Ayşe TURAL

MERHABA DEYİNCE BİRİNE...

Aslında ' hoşgeldin dünyama...' demek isteriz... İncinmişliklerimizi, kırılmışlıklarımızı, hırpalanmışlıklarımızı ince tebessümlerin arkasına gizlemeye çalışırız...

Kalplerimizin yamalarını saklarız... Hırçınlıklarımız kabuk bağladığı halde sızım sızım acıyan yaralarımızdandır...

Bir el uzanınca öbür ele, cankurtaran simidi gibi sarılır beriki el...

Yeni bir yola, hem de ışıklı bir yola birlikte çıkmanın sevinci ve tatlı telaşı sarar yüreği...

Aşkın kuyruklu yıldızı, çoktan dokunmuştur her ikisine de...

YAĞMUR DAMLASI
Yağmur yağıp da,
Buğulanınca camlar,
Yüzünü çizeceğim
Parmağımın ucuyla…

İşte o zaman
Kim olduğunu
Belki
Bulabilirim

Ayşe TURAL


SİZİNLE OLMAK

Sizinle olmak, size ulaşmak, size dokunmak, dünyanın en harika duygusu, var olduğunuzu bilmek, sevginizle ısınmak güneşi tutmak gibi…

Hayatı paylaştıkça çoğalacak
SEVGİ hayatı paylaştıkça güzelleşeceğiz, daha bir İNSAN olacağız…

İyi ki varım iyi ki varsınız, iyi ki varız..

Tanrının yüreklerimizi sevgi, mutluluk ve huzurla doldurmasını diliyorum…

Ayşe TURAL

Bu haber 3591 defa okunmuştur

:

:

:

: