Öğretmenler Gününün Ardından…

TANRIM EN BÜYÜK DİLEĞİM BİR DAHA DÜNYAYA GELİRSEM EĞER YİNE ÖĞRETMEN OLARAK YARAT BENİ…

TANRIM
EN BÜYÜK DİLEĞİM
BİR DAHA DÜNYAYA GELİRSEM EĞER
YİNE ÖĞRETMEN OLARAK YARAT BENİ…
Ayşe TURAL

HAYATIMDAKİ İYİ Kİ’ LER

Hayatımda 'iyikilerim' oldu hep... Güçlü ve dik Duruşlarından, prensiplerinden, hayata bakış açılarından feyz aldığım, kendime rol model seçtiğim örnek kadınlar oldu hep...Başta ilk öğretmenim canım annem Nesrin Toker olmak üzere eğitimimde katkısı olan sevgili öğretmenlerim Nagehan Diner hocam, Ayşe Tural hocam, Sevgi Altay Erginel hocam, Cevza hocam, Münüre Kenanoğlu Ruh hocam ve Emel Ce Jüpiterinkizi hocama ve bana her konuda cesaret verip hep destek olan dostum, gardaşım Esen Güral hepinize müteşekkirim 🙏🙏🙏Yolumda ışık oldunuz ♥️♥️♥️ Öğretmenler günümüz kutlu olsun 🌻🎉🌺🦋

SEVDİYE TOKER
Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi

“ Sevdiye TOKER,
Çok duygulandım…
İnanıyorum ki aynı GÜZEL SÖZLERİ sen de duyuyorsundur… “

AYŞE TURAL

Kulu lisesi 1974 yılı öğretmenleri
BENİM GÜZEL ÖĞRETMENLERİM !

Benim bu fotoğraftaki ışıl ışıl öğretmenlerim benim gibi “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” yüzlerce öğrenci yetiştirmiş; zihinleri aydınlık, yüzleri aydınlık, yürekleri aydınlık belki de son nesil cumhuriyet öğretmenleriydi.

Her biri karanlığa fırlatılmış bir aydınlatma fişeğiydi!

Ben bu güzel öğretmenlerle 3 yılı Ortaokul da 3 yılı da Lise de öğrenciliğimin ve ergenliğimin hiç unutmadığım en güzel yıllarında, 70’li yıllarda, Kulu’da tam 6 yıl boyunca aynı okul bahçesinde bir güzelce dolaştım.

Aynı parlak kahverengi renkli ve yuvarlak şekilli emaye demirdöküm kömür sobalı sınıflarda ısındım.

Aynı duvardan duvara pencereli aydınlık sınıflarda kalın kitap sayfaları karıştırıp, ders çalıştım.

Aynı boydan boya büyük kara tahtalar önünde “sözlülere” kaldırıldım.

Aynı ince rafına konulan “tahta silgisi” her zaman yırtık pırtık ve yıpranık olan kara tahtayı arkama alarak “ödev” anlattım, baş ve işaret parmaklarımı tozlu beyaz tebeşirle çok beyazlattım.

Aynı sarı sırlı ve orası burası isimler kazılı tahta sıralarda “yazılı” üstüne yazılılar yazdım.

Kulu lisesi o yıllarda çok güzeldi !
Çarşı merkezindeydi. Geniş bahçeliydi.
Cıvıl cıvıl sesliydi. Vızır vızır hareketliydi.

Öğrenci sayısı kalabalıktı.
Çünkü ilçenin tek ortaokulu ve lisesi olduğu için 30 küsür çevre köy ve kasabanın öğrencisine de geniş bağrında yer açardı.

Özellikle Ortaokulda öğrenciler sınıflara sığmazdı. Bu yüzden bazı dönemler “sabahçı - akşamcı” uygulaması yapılırdı.

Gösterişli, tam donanımlı bir okul bando takımı vardı. Bando şefi arkadaşımız sağ elindeki süslü ve sivri ucu püsküllü sopasını yukarıdan aşağıya ve her iki yana tempoluca pek bir havalı sallardı !

Eski binada küçük bir sahnesi de olan çok amaçlı konferans salonunda aletli jimnastik bile yapılırdı!

Piyesler oynanır, gruplar kurulup karşılıklı münazaralar yapılırdı.

Ayrı bir memuru olan küçük bir kütüphanesi ile çok sık olmasa da deneyler yapılan küçük bir laboratuvarı da vardı.

Ortaokul binasının girişteki ilk sınıfına açılmış olan
çay ocaklı mini bakkal “okul kantini” olarak kullanılırdı.

Kadın öğretmenlerimin hepsi de gençti.
Hepsi de çok güzellerdi !
Modern giyimlilerdi.
Hatta bazıları mini etekliydi.

Ortaokulda 1A - 3A sınıfı:

• Öğretmenlerimin en güzeli ortaokul da 3 yıl boyunca sınıf öğretmenim olan ve anadilime gencecikken annelik yapan Türkçe öğretmenim Ayşe Tural idi. Çanakkale Biga’lıydı. (Ayakta soldan üçüncü)

• Şık giyimli Fen ve İngilizce öğretmenim Safiye Yeğen (ortada oturan)

• Sanatçı ruhlu resim öğretmenim Gülümser Aydemir (önde oturan sağdan birinci)

• Selvi boylu Matematik öğretmenim Kazime Dişli Yalçınkaya (ayakta soldan ikinci)
(İlk yıl Necmettin Kaya - ayakta sağdan birinci)

Lisede (Edebiyat bölümü) 3 yıl

• Kulu lisesinin efsane müdürü ve cebir hocam Aytekin Genc (oturan soldan ikinci)

• Sert bakışlı, asık suratlı ve Adıyamanlı Müdür muavini Nazım Özkarakaş. (ayakta sağdan üçüncü)

• Dünyanın en iyi ve en konuşkan Coğrafya hocası Onur Yener (ayakta soldan birinci)

• Oturaklı Tarih hocam Kemal Sayan (ayakta sağdan ikinci)

• Kululu ve yeni mezun, genç ve yakışıklı Kimya ve Biyoloji hocam Korkut Yiğitalp (ayakta arkada)

• Çok sessiz, çok efendi, çok becerikli, çok düşünceli ve çok rakı sever Urfalı Resim hocamız Müslüm Kılıç ((oturan soldan birinci)

Ne diyelim ?
Hey gidi günler hey !

Ben Kulu lisesinden 1977-78 döneminde henüz 16 yaşındayken mezun oldum !

”Cumhuriyet” mahallesindeki evimizin 100 metre ilerisinde olan “Atatürk” ilkokuluyla 5 yaşında tanıştım.

İlk yıl okumayı yazmayı sökmüş ve 5 yıl sonra 10 yaşında mezun olup lise kısmı henüz 3 yıl önce açılmış Kulu Lisesi ortaokul 1A sınıfına başlamıştım.

İlkokul da ve ortaokulda sınıf arkadaşlarım benden en az 2 yaş büyüktü.

Lise de (edebiyat bölümü) ise yaşlarımız daha da farklıydı. Sınıfta bıyığı sakalı çıkmış, kimileri evli ve çocuk sahibi olan öğrenci arkadaşlarım bile vardı !

Öğretmenlerin hem sevdiği hem de çok sinirlendiği hemen farkedilen bir öğrenciydim.

Çok gevezeydim. Çok hareketliydim.

Sıramda pek doğru oturmazdım.

Afacandım. Afacanlıklar yapardım.
Yaramazdım. Yaramazlıklar yapardım.
Muzırnazdım. Muzırlıklar yapardım.

Ukalaydım.
Öğretmenlerime bile bilgiçlik taslardım !

Sevmediğim öğretmenlerin derslerini kaynatır, onları çileden çıkarırdım !

Hiç bir öğretmenden korkmazdım !
Çünkü cezalandırmak için ” Gel Buraya !” dediklerinde ayağa kalkar kalkmaz hemen sınıf kapısından koşarak kaçardım !

Hatta birkaç kez üst üste disiplin cezası bile aldım.

Benden büyük tembel arkadaşlarımın çoğu kez yazılılarını da hocaya çaktırmadan ben yapardım !

Sınıfta olmamla olmamamı hem öğretmenler hem de öğrenciler hemen anında farkederlerdi !

Ne mutlu bana ki bu güzel öğretmenler benim de öğretmenlerimdi !

Hakka kavuşanları rahmetle anıyor, yaşayanlara da sağlıklı yıllar diliyorum.

TANER YILDIZ / Stockholm/ İSVEÇ

“ TANERCİĞİM,
Sağol varol oğlum kalemine sağlık..”
AYŞE TURAL

Mutlu bir HAFTA SONU dileklerimle HAYATIMIZA IŞIK SAÇAN TÜM ÖĞRETMENLERİMİZİ BİR KEZ DAHA SEVGİYLE KUCAKLIYOR ve KUTLUYORUM…
Bu haber 4381 defa okunmuştur

:

:

:

: