ANADOLU GÜZEL SANATLAR LİSESİ ( 1 )

Bu sabah erkenden kalkıp yola koyuldum. Hava yarı bulutlu ve serinceydi. Tam istediğim gibi. Yavaş yavaş boğazın yeşilliğini seyrederek ilerledim.

Bu sabah erkenden kalkıp yola koyuldum. Hava yarı bulutlu ve serinceydi. Tam istediğim gibi. Yavaş yavaş boğazın yeşilliğini seyrederek ilerledim.

Bu aylar Kıbrıs’ımın ikinci baharının başladığı aylardır. Bütün çiçekler ve ağaçlar büyük bir coşkuyla çiçeğe durur. Camı açtım, mis gibi çam kokularını içime çektim. Şansıma trafik de yoğun değildi.

Yol boyunca ilk kez buluşacağım gençleri düşündüm.
ONLARA
Neler anlatabilirim?
Onlara hayatı sevdirmemin büyülü sözcükleri neler olabilir?
Yüreklerine nasıl dokunabilirim?

Bir yandan da 90’ların müziklerini dinleyerek okulun park alanına girdim. Hemen İpekçiğimi Ipek Denizli’yi aradım. Bir iki dakika sonra kapıda göründü, yanında bir okul çalışanı ile… Arabadan kitaplarımı alıp okula girdik.

Burası eskiden 1979 - 1982 yılları arasında öğretmenlik yaptığım Atatürk Kız Meslek Lisesiydi. Sanıyorum öğrenci sayıları arttığı için daha sonra büyük bir binaya taşındılar. Burası da Güzel Sanatlar Lisesi oldu.

Binaya geçmeden önce bahçeyi görmek istedim. Atatürk büstüne baktım. Derken okul müdürü Koray BÜRÜNCÜK yanımıza geldi.

“ Hoş geldiniz Ayşe Hanım, şeref verdiniz “ diyerek bizi odasına davet etti. Giriş katında sağdaki odada ders yaptığım da olmuştu. Şimdi orası son derece temiz ve şık bir KAFETERYA yapılmış. Törenlerimizi yaptığımız salon ise ÖĞRETMENLER ODASIYDI…

Öğrenci ve öğretmenlerle selamlaşarak üst kata çıktık. Müdür yardımcısı sevgili Dilek HOROZ odasından çıkıp gülümseyerek geldi. Kahve içer miyiz, diye sordu. Sağolsun varolsun.

Kahvemizi müdür beyin odasında içelim dedik. Eskilerden bir şey bulur muyum diye her yere bakıyordum. Şu salon benim zamanımda KÜTÜPHANEYDİ. Ben edebiyat derslerimi öğrencilerle orada yapıyordum. Kısa bir sohbetten sonra İpek’in üçüncü kattaki atölyesine çıktık. Her sınıftan üçer beşer öğrenci çıkıyor, merakla ve gülümseyerek bize bakıyorlardı.

Az sonra söyleşimiz başlayacaktı. Atölyenin kapısı kapalıydı. Gençler bir SÜRPRİZ hazırladıklarını söyleyip hocalarını içeri almamışlar.

Kapıyı tıklatıyoruz. Büyük bir mutlulukla kapı açılıyor. Tüm çocukların yüzü GÜNEŞ gibi aydınlık ve mutlu…
Lisenin 10. ve 12. sınıfları bizimle olacak…

Aman Allahım bu ne büyük sürpriz… Tuvalde ben ve kitaplarım… Ellerinde elleriyle çizdikleri benim portrelerimle karşımda duran gençler….
Şaşkınım… Mutluyum… Bunun tarifi nasıl olur bilemiyorum…

Bu ilgi ve sevgide ben gitmeden, öğrencilerine beni anlatan ve sevdiren İPEKÇİĞİMİN payı çok büyük… Ona gönül teşekkürüm olsun…

Elinde portrem olan öğrenciler
( soldan sağa: Tuğse BARDAK / Mercan TEKELİ / İlayda S. AVARACI

ANADOLU
GÜZEL SANATLAR LİSESİ ( 2 )

Söze kaldığımız yerden devam etmek gerek… Ancak her günüm o kadar dolu ki!

Ödül törenleri, konserler, tiyatrolar derken günler akıp geçti.

O gün resim atölyesinde beni dinleyen sadece öğrenciler ve İpek Hanım değildi. İki öğretmen daha büyük bir dikkatle hem beni hem de öğrencileri izliyordu.

İPEK DENİZLİ:
Hocam siz gittikten sonra arkanızdan “ Hayatım boyunca unutamayacağım bir gündü hocam deyişi Elis kızımın “ hala kulaklarımda çınlıyor, deyişi de beni ayrıca çok mutlu etti.

Daha sonra aralarında yaptıkları kritiklerde konuşmamın onları ve öğrencileri çok etkilediğini dile getirmişler. Çok mutlu oldum. Çok teşekkür ederim.

Okulun TARİHÇESİ:

1987 yılında KONSERVATUVAR olarak kurulan okul, 1991 yılında GÜZEL SANATLAR ORTAOKULUNA dönüştürüldü.
Yükselen ihtiyaç ve talepleri karşılamak amacıyla 2000 yılında
ANADOLU GÜZEL SANATLAR LİSESİ olan okul, orta bölümünde sadece MÜZİK; hazırlık ve lise bölümünde ise hem MÜZİK hem de RESİM bölümlerini barındırmaktadır.

Soldan sağa portrelerim:
Cerin Saldun / Fuldem ULUPINAR / Mustafa KAYHAN / Cemre NUR GÜZELOĞLU
Her birine GÜZEL BAKIŞLARI için sonsuz teşekkürler ….

ANADOLU
GÜZEL SANATLAR LİSESİ ( 3 )

Zaman yaramaz çocuklar gibi neşeyle akıp gidiyor. Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi buluşması aklıma geldikçe gülümsüyorum.

Bana pembe güller ve sarı kasımpatılarla harmanlanmış buketi veren kızımız İlayda AVARACI hem öğretmenleri hem de arkadaşları adına geldiğim için teşekkür ediyor. Çiçekler, ( özellikle kasımpatılar) aradan bir hafta geçtiği halde taptaze salonumdaki vazoda duruyor. Onları gördükçe buluştuğumuz gün aklıma geliyor ve gülümsüyorum.

Ben konuşurken, şiir okurken
Hüseyin Madali, Turgut Makinistoğulları isimli öğrenciler gitar çalarak eşlik ettiler.

Hüseyin Madali isimli öğrencimiz şiirlerimden etkilenerek bunlardan bazılarını beste haline getirmek için çalışmalara başlayacağını söyleyince çok duygulandım. Onlara şiir kitabımı verdim.

Söyleşimizi kitaplarını imzalayarak bitirdik. İpek Hocamız kendi öğrencilerine kitaplarını hediye olarak aldı ve dağıttı. Bu da onun ayrı bir gönül paylaşımı oldu.

Sizler hepiniz çok GÜZEL ve ÖZEL çocuklarsınız. Hayatın sizi ezmesine ve üzmesine ASLA İZİN vermeyin.
İnsanın insana SEVGİ DOLU yaklaşımının iyileştirici, mutluluk verici ve MOTİVASYON gücü burada işte…
Doğallık, içtenlik ve GÜLÜMSEME… Size aşılmaz dağlarda yollar açıyor…. Geçit vermez sandığınız yerlerde kapılar açıyor.

İPEK de fırsat buldukça heyecanla sonraki günlerde gençlerin durmadan o günü hatırlayıp her defasında akıllarına gelenleri sıraladıklarını anlatıyor.

“Günaydınlar Ayşe Hocam,
çocuklarımın sizi heyecanla dinlemeleri aklıma geliyor ve sabahtan beri yüzümü gülümseme kaplıyor…” diyen mesajı önüme düşüyor.

Yüreklerin birbirini tanıması ve sevmesi böyle bir şey!
İÇİM ISINIYOR…

Okul müdürü, müdür yardımcısı ve söyleşiye katılan öğretmenlerin Nalan Kuşi ( Edebiyat) Simge Özerk Simge Özerk Uzun( İngilizce) övgü dolu sözlerini sıralıyor. Bunlar anlatılmaz ama YAŞANIR dedikleri cinsten… Mutluluktan başım dönüyor…

“ Değerli hocamız🌸 hepimize bir ışık oldunuz,her anı mükemmel ve motivasyon verici konuşmanız ve hayat felsefenizle bizi büyülediniz.. En erken zamanda güzel sohbetinizi tekrar duymak dileğiyle 🍀 Simge Özerk UZUN

Öğrencilerin söyleşi sonrası
GÖRÜŞ ve DÜŞÜNCELERİ

“ En ihtiyacım olduğu zamanda tesadüfen sizinle konuşma fırsatını yakalamak bana TERAPİ gibi geldi. Çok teşekkürler…”
ELİS AĞDAŞ

“ Ayşe Hocamızın anlattıklarını hiç sıkılmadan dinledim. İçim HUZUR doldu. Geldiği için hepimiz minnettarız. Çok teşekkürler…”
SİMAY

“ Sizin gibi değerli bir yazarla tanışıp onu resmedebilmek ve ona bu resmi armağan edebilmek benim icin çok güzel bir deneyimdi. Okulumuza geldiginiz icin çok teşekkür ederiz. Sizinle tanışmak büyük bir zevkti. “
CERİN Cerin Saldun

“ Konuşmanız UFUK AÇICI ve motive ediciydi. Geldiğiniz için çok teşekkürler…”
NAZ ELA PEHLİVANOĞLU

“ Vaktinizi bize ayırıp bizimle geçirdiğiniz için çok teşekkürler…”
İSİMSİZ

“ Ayşe TURAL’dan aldığım İLHAMI bugüne kadar kimseden almadım.
İyi ki geldi. İyi ki sözleriyle bizi ETKİLEMEYİ başardı…”
IRMAK

“ Çok güzel bir ANI oldu. Tekrar bekleriz… “
İLAYDA ÇEK

“ Konuşmanız MOTİVE ediciydi…”
EKİN UZUNAHMET

“ Gelip bizimle konuştuğunuz ve günümüze RENK KATTIĞINIZ için teşekkür ederiz…”
NARİN KIRMIZIAY

“ Dilinizin zenginliği, KÜLTÜRÜNÜZ ve HAYATA BAKIŞ açınız beni çok etkiledi. Geldiğiniz için çok teşekkür ederiz…”
ALİ AZERİ

Ben GENÇLERİMİZİN sevgi dolu, yürekten sözlerine; görür görmez parlayan gözlerine, sevgiyle beni kucaklayışlarına çok teşekkür ediyorum.
Her birini, MÜZİK ya da RESİM dalında ÇOK BAŞARILI olacakları inancıyla şimdiden kutluyorum. Yaşamlarının sağlık, umut ve başarılarla TAÇLANMASINI diliyorum.

AYŞE TURAL
Bu haber 2503 defa okunmuştur

:

:

:

: