GİRNE ÜNİVERSİTESİNDE ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Birkaç hafta öncesinden üniversite genel sekreteri Sevgili Fehmi TOKAY beni arıyor. Bu yılki törende konuşma yapmam için okula davet ediyor. Çok duygulanıyorum, onur duyuyorum. 24 Kasım sabahı heyecanla önce Girne Üniversitesi Rektörlüğüne gidiyorum. Sevgiyle karşılanıyorum.

Birkaç hafta öncesinden üniversite genel sekreteri Sevgili Fehmi TOKAY beni arıyor. Bu yılki törende konuşma yapmam için okula davet ediyor. Çok duygulanıyorum, onur duyuyorum. 24 Kasım sabahı heyecanla önce Girne Üniversitesi Rektörlüğüne gidiyorum. Sevgiyle karşılanıyorum.

Burası Girne sahiline kurulmuş küçük ama çok modern bir eğitim yuvası…

Rektör Yrd. Prof.Dr. Gökmen Dağlı,
Prof. Dr. Zehra Altınay, Prof.Dr. Fahriye Altınay ve babaları, çok değerli bilim insanı Dekan Prof. Dr. Mehmet Altınay’la birlikteyiz…

Ardından Rektör Prof.Dr. İlkay Salihoğlu’nun odasına alınıyorum. Konuşma saatine kadar kısa bir sohbetimiz oluyor.

Ardından hep birlikte üniversite kütüphane salonuna geçiyoruz. Tören başlıyor. Atatürkçü bir öğretmen olarak gözlerim doluyor, göğsüm gururla kabarıyor. Atam’ın izinde başarılı bir öğretmen olarak 52 yıllık öğretmenliğimden minik birkaç anıma yer veriyorum. Duygulu anlar yaşıyoruz. Tören bitiminde alkışlarla uğurlanıyorum.
Daha ne isterim ki!
Nice öğretmenler gününü yaşamak dileğiyle…

GİRNE ÜNİVERSİTESİ
27 Eylül 2013 tarihinde geniş katılımlı bir törenle temeli atılarak, KKTC Cumhuriyet Bayramı olan 15 Kasım 2015 tarihinde hizmete giren kampüsüne geçmiştir.
Programlarımız YÖK ve YÖDAK onaylıdır

4. TATLISU ULUSLARARASI SANAT FESTİVALİ
Yolculukları hep sevmişimdir.
Kıbrıs’ta yaşamak uzaklık duygunuzu hep körükler. Bize göre adamızın en uzak yeri doğuda Mağusa, batıda Yeşilırmak’tır. Bir bir buçuk saat süren yolculuklarda bile “ yorulduk “ deriz.

Tatlısu’ya sanırım 5-6 yıl önce bahar aylarında “ OT FESTİVALİ” için gitmiştim. Bu kez belediyenin düzenlediği ULUSLARARASI RESİM SERGİSİ’ni görmeye gidiyorum.

Nereye gidersem gideyim asla SON DAKİKACI değilimdir. Vakitlice yola çıkmayı severim. Telaş etmeden, sakince… Evden çıkmadan kaç kilometre yolum olduğunu öğreniyorum. 50 km. Bunu 60 sayalım. Trafik de var.

Yola koyuluyorum. Birkaç yılda bile dağın taşın yerini alan, beni şaşırtan beton yığınları… Ne çok bina… Kış mevsimi olduğundan fazla hareket yok. Çoğu da yarım inşaat… Bahar gelirken hepsi peynir ekmek gibi kapışılır…

Zaman zaman yol denize yaklaşıyor. Gözlerim “ kum zambaklarını arıyor. Belki tek tük de olsa baharda görürüm. Kıvrıla
büküle uzayan yolda yavaş yavaş gidiyorum. Bahçeli, Küçük Erenköy arkada kalıyor. Eskiden Küçükerenköy’de harika, salaş balıkçılar vardı. Yarım inşaatlardan nerede olduklarını kestirmek kolay değil !

Esentepe’ye dönen yola bakıyorum. Yıllar önce köyün ilkokulunda bir öğrencim müdürdü. Okuluna beni davet etmişti. Ne güzel bir gün geçirmiştik. Anılar birbiri ardına diziliyor. Zaman ne kadar hızlı akıp gidiyor.

Derken Tatlısu tabelasının olduğu kavşaktayım. Neredeyse beş yol ağzı gibi. Dikkatlice dağlara doğru dönüyorum. Yükseklik arttıkça hava soğuyor. Arabanın pencerelerini kapatıyorum. Önce mezarlığın
önünden geçiyorum. Az ilerde solda karakol var. Sarı taş binalar etkileyici…

Belediye Başkanı Hayri ORÇAN’ı arıyorum, geldiğimi haber verip
belediye binasının nerede olduğunu soruyorum. “ Hoş geldiniz Hocam, az sonra ben de geliyorum. Yurtdışından birkaç saat önce döndüm” diyor.

Yolun kıvrımını dönünce belediye sağda kalıyor. Belediyeye ait kütüphane de yanında… Arabamı park ediyorum. Orada bekleyen
görevli gülümseyerek benimle ilgileniyor. Binaya giriyorum. Neslihan Hanım beni karşılıyor. Kısa bir sohbetten sonra bir şeyler atıştırabileceğim bir yer soruyorum. Beni çok yakındaki SPOR KULÜBÜ’ne yönlendiriyor.

Oraya doğru yürürken bir yandan da kilisenin, sokakların ve atık malzeme için hazırlanmış FİLLERİN fotoğraflarını çekiyorum.

CÜCE FİLLER HİKAYESİ

Bunu Tatlısu da bulunan bir fosilden anlamışlar, o dönem Tatlısu’yun eski adı Akathu’ymuş.

“ Cüce Filler” Kıbrıs’ta tarih öncesi yıllarda Tatlısu bölgesinde yaşıyormuş. Mamut gibi nesli tükenen hayvanlardan biriymiş.
Bunu Tatlısu da bulunan bir fosilden anlamışlar.

Elephas antiquus türünden gelen diğer cüce fillere Kıbrıs'ta rastlanır. Girit, Kiklad Adaları ve On İki Ada'da yaşamış olan cüce fillerin hangi türden evrimleştiği bilinmemektedir. “

Bugün hava soğuk. Günlerden cumartesi… Sokaklarda kimseler görünmüyor… Beyaz bir araba duruyor. Kanser Hastalarına Yardım kutusuna birkaç kocaman torba atıyor.

Kulüp binasının kapısına çıkan bir hanım el sallıyor, gelin burası diye…
İçeri giriyorum. Mavi örtülü masalardan birine oturuyorum. Camlı bölümde kocaman bilardo masası göze çarpıyor. Yan tarafta beş altı kişi çay kahve içerek oyun oynuyor.

Tatlısu Spor Kulübü çaycısı Fatma Hanım ile tanışıyoruz. Ne istersiniz, diye soruyor. Ben de ne yiyebilirim, diyorum. O da sayıyor. Hellimli
gözleme ve çay, diyorum. Tam karşımda duvarda Marline Monroo’nun filmlerinden bir kare… O kadar güzel ki!

Atatürk’le ilgili pek çok yazı, fotoğraf ve bayraklar duvarları süslüyor.

Fatma Hanım, çabucak açtığı ve o an sıcacık sıcacık pişirdiği gözleme ve çayı önüme bırakıyor. Sarışın, uzun saçlı, güler yüzlü bir hanım…
Bir yandan yiyorum bir yandan sohbet ediyoruz. Bir ara oynayanların sesi yükselince onları uyarıyor. “ Beyler! Dışarda bir hanım oturuyor…” Belli mi olur küfür filan etmesinler, diye gülerek ekliyor.

Bir genç giriyor. Yüzüme bakıyor. Ben sizi tanıdım, siz televizyoncusunuz. Çok hoşuma gidiyor. Bir seviniyorum ki!
Kapının önünden sergi salonuna doğru geçenler var. Ben de yavaş yavaş kalkıp onlara katılmalıyım.

Salondaki konuk sayısı beni şaşırtıyor. Yabancı izleyicilerin ilgisini görmek beni çok sevindiriyor. Tatlısu halkı da mutluluk ve gururla aramızda…

Saman balyaları ile şekillendirilmiş sergi salonu dikkat çekici. Duvarlarda rengarenk ve oldukça büyük tablolar…Tören başlıyor. Önce ressam/ öğretmen İpek DENİZLİ konuşma yapıyor. Ardından Belediye Başkanı Hayri ORÇAN ve Turizm Bakanı Fikri ATAOĞLU duygu ve düşüncelerini anlatıyor.

Sevgili Ipek Denizli’nin Dr. Arif Albayrak’la küratörlüğünü yaptığı 4. ULUSLARARASI RESSAMLAR BULUŞMASI SERGİSİNİ büyük bir izleyici grubu ile izliyoruz.

Başkan ORÇAN’ın sanata verdiği değerle bütünleşmiş bir etkinlik oldu. Başkan konuşmasında gelecek yıl için SANAT MÜZESİ müjdesini de verdi. Diğer belediyelere örnek olması dileğiyle…

Tören sonrası sanatseverlerle kısa ama tadı damakta kalan sohbetler yapıyorum. Vedalaşıp akşam güneşini seyrederek evime dönüyorum.

HAYRİ ORÇAN kimdir?

1965 yılında Kahramanmaraş’da doğan Ahmet Hayri Orçan, ilk, orta ve lise eğitimini tamamladıktan sonra 1986 yılında Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesini kazandı. Mezun olduktan sonra, meslek hayatına atıldı.

1994’te Başbakanlık Halkla İlişkiler Danışmanlığı; 1996’da Tarım ve Orman Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü; 2001’da Sağlık Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü yaptı.

Tatlısu Belediye Başkanlığı görevine ilk kez 2002’deki seçimde seçilen Orçan, 21 yıldır aralıksız olarak bu görevi sürdürüyor.

İPEK DENİZLİ kimdir?

Öğretmen / ressam İpek Denizli tanınmış çok yönlü bir sanatçımızdır. Kendisiyle ilgili şunları söylüyor:
“ Avrupa, Afrika ülkelerinin pek çoğunda ülkemi ULUSLARARASI SANATÇI olarak gururla temsil ettim. 2019 JCI Kuzey Kıbrıs Başkanı, 2018-2019 Etkileşimli Drama Derneği Başkanı, 2006 yılından beri Mağusa Kültür Derneği üyesiyim.”

Ayrıca İPEK DENİZLİ SANAT ATÖLYESİNİN de sahibidir. Orada sanatsal etkinlikler düzenlemekte ve ayrıca topluma yeni sanatçılar kazandırmaktadır.
Bu haber 2263 defa okunmuştur

:

:

:

: