20 Aralık 2023’te gerçekleşen kültürel ve sanat etkinliklerinden biri de YDÜ’nün hazırladığı Serap KANAY’a ait konferanstı.
Serap hanımla, yıllar önce Mağusa’da düzenlediği bir etkinlikte tanışmıştım. Daha sonra da birkaç kez karşılaşmıştık.
Yıllar sonra bu konferansında onu ve düşüncelerini, sıcacık ve sakin ses tonuyla anlatışı beni çok etkiledi.
Neredeyse yüzyıllar boyu süregelen kırgınlıkları, hak edilmemiş anlaşılmazlıkları ve dışlanmalarının derin izlerini hem sözcüklerinde hem de sesinin tonunda yakalayabiliyordunuz.
İtiraf etmeliyim ki beni derinden etkiledi. Kendimi onun yerine koyup da düşünmek, bana “ toplum adaletsizliğini ve dışlanmanın dayanılmaz ağırlığını” hissettirdi.
Bu konuda yazılmış her yazıyı, her kitabı, her haberi okumaya karar verdim.
Konuşmasında yüreğime işleyen ARAP ve HALAYIK sözcüklerini açıklamasını ve onların kullanımına itirazını hiç unutmayacağım. Bir de ülkemize gelen AFRİKALILARA zaman zaman kötü davranıyor olmamızı eleştirmesi çok yerinde bir uyarıydı. Afrikalılar için günümüzde AFRO sözcüğünün kullanımının daha doğru bir ifade olacağını da açıkladı sayın Kanay…
Onlarla bu toplumda yaşayan pek çok kişinin köklerinin bir olabileceğini vurguladı. Bundan sonra sanatçının hiçbir etkinliğini kaçırmayacağım.
SERAP KANAY kimdir?
( Kendi anlatımıyla )
Serap Kanay: Sanatçı, Toplumsal Yorumcu, Turist Rehberi. Yazar Çizer, Fotoğraf Çeker, Dans eder…
serapkanay@gmail.com ‘Self Employed Artist and Tourist Guide’, FB Sayfası, serapkanay.com web sayfası.
Akdenizin mavi sularının en doğusunda sıkışmış güzelim Kıbrıs adasının Mağusa kentinde doğdum ama birçok yerinde yaşayarak büyüdüm.
Adalı ve Akdenizli der iyi tanıyanlar. Deniz aşığıyım, o kadar ki Akdenizi Aşkdenizim olarak sahiplenmem geniş çevrelerce kabul görür.
İlk öğrenimim okulda gerçekten bir şeyler öğretildiği zamanlara denk geldiği için şanslıyım. Hem o hem de 9 yaşımda öğrenmeye başladığım İngilizce sayesinde orta ve lise öğrenimim başkent Lefkoşa’da, temel eğitimim İngilizce olan Türk Maarif Kolejinde gerçekleşti.
Güzel Sanatlar Lisansımı uzun yıllar yaşadığım İngiltere’nin Londra kentinde tek ebeveynli anne olarak aldım 1997’de.
Amsterdam Üniversitesindeki Araştırmalı Kültürel Analiz Yüksek Lisansa başlamam ise kızımın ilk evini satın almasına denk geldi 2011’de.
Çalıştığım konular Bellek, kimlik, travma, sözlü tarih ve alternatif arşivleme. Kadın deneyimi üzerinden sanat yolu ile alternatif tarihi kayıt altına almak.
İlk feminist akımın sloganı olan ‘kişisel olan politiktir’ söylemini motto olarak alır sanatçı olarak hayat deneyimimin sanatımın parçasını olduğuna inanırım. ‘An artist’s life is her work’.
Sanatımı ifşa ettiğim ana dal, ses, metin, kumaş, fotoğraf ve video kullandığım enstlasyon/yerleştirmelerdir.
Derdim ister geçmişten kalan ister şimdide süregelen toplumsal hallerimizden gözüme batan, beni bir şekilde rahatsız eden meseleleri irdeleyip su yüzüne çıkarmak, ses getirmesini, tartışmaya açılmasını sağlamak.
Bu bağlamda 1996’dan günümüze Afro-Kıbrıslıları araştırmaktayım, sözlü tarihi insanların kendi hikayelerini baz alarak. Bulgularımı yıllar içinde gerek uluslararası gerek yerel platformlarda sergi, sunum, medya programları, akademik ve düz makale olarak paylaşmaktayım.
Gailem resmi tarihin yazmadıklarını sanat yolu ile bir şekilde kayıt altına almak. Bu bağlamda pandeminin kapanma sürecinde akademisyen Umut Özkaleli ile iş birliği yaparak bunca senedir yaptığım mülakatları değerlendirerek ve yenilerini de ekleyerek iki tane akademik makale yazdık.
“ Afro Saçı Benimseme, Renk Ayrımcılığını Reddetme: Kuzey Kıbrıs’ta Siyah Kadın Deneyimi’’
Ekim 2021’de Journal of Ethnic and Racial Studies Akademik dergisinde, ‘‘Afro Kıbrıslılar: Önyargı, Renk Ayrımcılığı, Irkçılık ve Kıbrıs’ta Yükselen Siyah Farkındalık’’ Temmuz 2022’de Journal of Intercultural Studies akademik dergisinde yayımlandı.
İçinde bulunduğumuz bugünlerde, edindiğim bilgileri daha kalıcı kılmak ve daha geniş bir kitleye erişebilmek adına yeni bir adım daha atarak orijinal mülakatlar olarak kitaplaştırma aşamasındayım.
Her birey, yaşadığı toplumun aynasıdır. Aynayı tutan bir sanatçının yaptığı sorgulama da gerek çevresel gerek içsel ama kendinden başlar diye düşünür ve bir sanatçı kadın olarak ilk feminist akımın temelinde yatan ‘Kişisel olan Politiktir’ kuramı doğrultusunda kendimden yola çıkarak çalışırım.
Ana çalışma dalım genelde ses, metin, fotoğraf ve tekstil kullanarak gerçekleştirdiğim enstalasyon/yerleştirme olmakla birlikte, son yıllarda deneysel video çalışmalarına da yöneldim .
Küresel salgın Covid-19’un getirdiği evlere kapanma ile bizlere bahşedilen zaman diliminde, içinde bulunduğumuz süreçte yaşananları çözümleme adına daha çok yazmaya, ‘Hem şimdi hem hikaye sanki’ adlı sesli yazılar kaydetmeye ve de yıllardan sonra kendimce bir dille çizmeye başladım.
Çizimlerimin çoğunun çağrıştırdığı duygu ve düşünceleri de yazıya dönüştürüyorum. Bir nevi duygu ve düşünce çözümlemesi içsel harita misali.
Bu çalışmalarım 2021 Ekim-Kasım aylarında bire bir orijinal baskı olarak sergilendi empati uyandırdı ve satıldı.
Deniz ve müzik olmazsa olmazlarımdır, günlük hayatta. Dans etmek ve sinema da gerekli gördüklerim. İyi yemek pişirir; paylaşmayı ve doyurucu sohbetleri severim.
Halen pandemi ilk kapanmasının ardından başlayan çalışmalar sonucu 2023 yılı başında kurulan Mağusa Kent Müzesi Derneğinin de kurucularından ve yönetim kurulu üyesiyim.
Yer Aldığım son 15 Sergi ve Sunumlar:
4 Eylül-8 Ekim 2023 Aile Ağacı, Saygı ve Son Yorgan isimli 3 ayrı Çalışma
Uluslararası Tekstil Bienali, Atlas Pavyonu, Kültürpark,
İzmir, Türkiye
4 Nisan 2023.
Afro Cypriot Heritage, Sunum University of Cyprus,
Nicosia, Cyprus
3 Kasım 2022
Afro-Cypriots an In/visible community, Sunum
CVAR, Nicosia Cyprus
12 Ekim -28 Kasım 2021 The Tumoultous Experience of Pandemic Life
Çizimlerimden orijinal baskılar.
Art Space Arucad,
Lefkoşa, Kıbrıs.
12—28 Şubat 2020
BAKMA Kişisel Fotoğraf, Metin, Ses ve Video Enstalasyon Sergisi. Rüstem Kitabevi
Lefkoşa, Kıbrıs.
12—19 Ağustos 2019
KiOLANi’DE GİLANI BULMAK
Sözlü tarih videoları ve Fotoğraf Enstalasyonu. ‘Xarkis Residency ve Festivali’
Kiolani Köyü
Limasol, Kıbrıs
17 Temmuz 2019.
AFRODİTİN ÇOCUKLARI: BAFLILAR Açılış Konuşması
Köln Universitesi ‘Kıbrısta Emperik Araştırmalar’Çalıştayı
KöLn, Almanya
5 Kasım 2018
TCCA Haringey’de Konuşmacı. Afro-Cypriot Research
Londra, İngiltere.
30 Mayıs—2 Eylül 2018
MİRAS ve VASİYET ‘İmago Mundi Kıbrıs Kolleksiyonu’
Luciano Benetton Kolleksiyonu,
Trieste, İtalya
26 Mayıs—25Kasım 2018
BİZ GERIYE KALANLAR ‘Kıbrıs Pavillion’ 16. Venedik Mimari Bienali
Venedik, İtalya.
5—15 Nisan 2018 HAYALET ‘Hayatın İçine Yerleşmek’ Enstalasyon Sergisi Pikadilli
Mağusa, Kıbrıs
24—25 Mart 2018 AYSOZOMENOS’UN SESİ ‘
Arpalık’ Agios Sozomenos
Kıbrıs
1—4 Haziran 2017.
AFRİKA KÖKENLİ KIBRISLILAR Sunum, ‘Konuşan Renkler; Türkiye ve Ötesi’ Çalıştayı Köln Üniversitesi
Köln, Almanya.
Nisan—Kasım 2017
BİZİM KÜTÜPHANE ‘Terra Mediterranea: Harekette’
NIMAC Lefkoşa Sanat Merkezi,
Güney Ĺefkoşa, Kıbrıs
Mayıs—Eylül 2010 ANIT:KADININ (0’nun) HİKAYESİ ‘Randevu’ Verket Fabrika.
Avesta 2010, İsveç.
2009—2018 Yılları arasında KITREB, Kıbrıs Türk Rehberler Birliği tarafından çıkarılan 6 ‘Turist Rehberi’ dergisinde basılan çeşitli yazılarımla birlikte editöre yardım ve Türkçe-İngilizce Çeviriler.
SERAP KANAY
SON SÖZ
Bu toplumun size büyük borcu var.
Bir ilksiniz…
Cesursunuz…
Sizinle gurur duydum…
Bugüne kadar kimse bunu sizin gibi dillendirmedi…
Sakin…
İnançlı…
Kararlı…
Başarılarınızın devamını içtenlikle dilerim…
AYŞE TURAL
KIBRIS’TA KÖLELİK ( 1800-1878) SLAVERY IN CYPRUS (1800-1878)
Issue: 23 Issn: 1307-9581
Güven DNÇ∗ Cemil ÇELK∗∗
Kölelik insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. En eski medeniyetlerden itibaren var olan kölelik müessesesi Osmanlılarda da İslami kurallar dâhilinde işlemiştir.
Kıbrıs adası Do ğu Akdeniz’de ticaret yolları üzerinde bulundu ğundan sürekli olarak köle ticaretinin yapıldı ğı merkezlerden biri olmuştur. 19. yüzyılda Kıbrıs adasında kölelik eski dönemlerdeki kadar yo ğun olmasa da şer’iyye sicilleri ve di ğer kayıtlar adada köleli ğin varlı ğını göstermektedir. Gayrimüslimlerin köle edinebilmeleri dinen yasak oldu ğundan bunların köle sahipli ği neredeyse yok gibidir. Nüfus defterlerine göre adanın tamamında 231 köle bulunmaktaydı.
Müslümanların köle edinebilme oranı Lefkoşa’da yüzde 2,16’dır. Erkek köle miktarı kadar kadın köleler (cariye) de Kıbrıs’ta kullanılmaktaydı. Osmanlı Devleti’nde köleli ğin kaldırılma sürecinde yaşanan gelişmeler Kıbrıs’a aynen tesir etmiş ve adada kölelik giderek azalmıştır. Azat edilen köleler kısa sürede toplumsal hayata adapte olarak di ğer özgür insanlar gibi hayatlarını sürdürdüler… Yerli halkla evlenmeler arttı. ( alıntı)