ÖLDÜREN SIR FİLMİ

Geçen hafta filmin galasındaydım, doğal olarak…

Geçen hafta filmin galasındaydım, doğal olarak… Sanat olayları tarih olarak çakışmadığı sürece hepsini izlemeye çalışıyorum biliyorsunuz. 15 yıldır aralıksız olarak her hafta Ada Tv.deki programım AYŞE TURAL’LA ADA SANAT ve STAR KIBRIS gazetemde de sanat sayfamla yine her hafta yayındayım.
Bu hafta da film yazarı, oyuncu
OYA KUTSAL’ın YAŞAM ÖYKÜSÜ’nü sizlerle paylaşmak istedim.

Kendisini uzun yıllardır sosyal projelerde gönüllü olarak gördüğümüz sevgili Oya’ya her zaman her yerde rastlamak mümkün…

Kararlı duruşu, çalışkanlığı, her zaman gülümseyen yüzü insanın içini aydınlatıyor.

Geçen hafta ÖLDÜREN SIR isimli filmin GALA gecesinde buluştuk. Her zamanki zerafeti ve gülen yüzüyle bizimleydi. Elbette filmde de aynı zamanda oyuncu olarak yer almıştı.

Hemen sorularıma geçiyorum. Çocukluğunu filan bir kenara bırakıyorum ve üniversiteyle söze başlıyoruz.

Oyacığım hangi üniversiteden mezun oldun tatlım?

- İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Filolojisi’nden mezun oldum. Ardından International American Üniversitesi’nde Amerikan Tiyatrosu üzerine master yaptım.

Oyacığım senin İngilizce öğretmenliğin var, değil mi?

- Evet Ayşe Hocam, ben 35 yıl lise İngilizce öğretmenliği yaptım ve sonra emekli oldum.

Nasıl bir öğretmendin? Biraz bize anlatır mısın?

- Öğretmenliğim boyunca gençlerle çok önemli sosyal projelerde yer aldık. Bunlar genellikle çevre, tarihi eserler ve sokak hayvanları ile ilgiliydi. Bana göre en önemli ve büyük projemiz ise bir suç bölgesi olan KAŞGAR sahilinde 8 ay ( proaktif polislik projesinin birincil paydaşı olarak) çalıştık. Bu bölgenin Girne’ye kazandırılmasında çocuklarla önemli bir görev üstlendik.

Emeklilik ardından mı geldi?

- Evet bu projenin tamamlanmasının ardından emekli oldum. Ancak emeklilikte çoğu kişi gibi köşeme çekilmedim. Tam aksine daha geniş zamanlar bana kaldığı için daha aktif oldum.

İlk adım nerede başladı?

- “ Kıbrıs Vakıflar İdaresi İyilik Gönüllüleri” projesinde yer alarak Girne sorumlusu oldum. Beş yıldır onlarla her zaman her yerde beraberim. Biliyorsunuz beş yıl içinde iki toplumsal kriz yaşandı : PANDEMİ ve DEPREM… İki krizde de çok çalıştık. Şimdi de çevre duyarlılığının artması için çalışmalar yapıyoruz

İstersen GALA GECESİ konuşmanı aynen alıp okuyucularımıza aktaralım ne dersin? Ayrıca bana zaman ayırıp sorularımı yanıtladığın için çok teşekkür ederim. İlk fırsatta ADA TV. deki programıma da bekliyorum. Yolunuz açık olsun…

- Elbette Hocam, nasıl isterseniz… Bizimle olduğunuz ve sanatın her dalına destek verdiğiniz için biz teşekkür ederiz.

FİLMİN GALA KONUŞMASI

Değerli konuklar
Öldüren Sır filmimizin galasına hepiniz hoşgeldiniz. Bu akşam yanımızda olmanız bizim için çok kıymetli. Hepinize teker teker yürekten teşekkür ediyoruz.

BİZİM diyorum ama aslında bu film “ hayalleri olan gençlerin filmi “
Biz büyükler sadece destek verdik. Filmde göreceğiniz büyükler destek verenlerdir. Yani “ gurt gocayınca guzunun masgarası olanlar” Bu yaşta ARTİZ olanlar. 😀😀😀

ÖLDÜREN SIR bizim ikinci filmimiz. İlki VAKA ÜSTÜNE VAKA idi. Gerçekten adı gibi vaka üstüne vaka tam bir vakaydı.

Hele kamera arkası. Aslında filme alınması gereken kamera arkasıydı. Keşke öyle yapsaydık çünkü nasıl film çektiğimizden çok, nasıl bir mücadele yaşadığımızı görmek çok daha anlamlı olacaktı.

VAKA’dan çok şey öğrendik. Vakadan öğrendiklerimizle ikinci filmimize başladık. Her şeyi biliyoruz sandık. Ama yanıldık. Daha öğrenecek o kadar çok şey varmış ki!

Peki amacınız ne diye merak edebilirsiniz?

Hiç bir şey bilmediğiniz bir konuda, bu kadar imkansızlıklar içinde, bu mücadele, bu yüksek dozda stres, hiçbir maddi karşılığı olmayan, aksine elinizde avucunuzda ne varsa verdiğiniz ve belki de bir gala gecesi ile sonlandıracağınız bir film için bu kadar emek, zaman niye?

Veya hal böyleyken biz büyükler neden bu gençlere destek veriyoruz?

Ne yazık ki bu ülkede, bir çok konuda hala orta çağı yaşıyoruz. Fiziki olarak, teknik olarak, sistem olarak, mentalite olarak. Ve bu benim bir Kıbrıslı olarak gururumu kırıyor.

Neden mi?
Geçen günlerde ödeme yapmak için bir devlet dairesine gittim. Yağmur yağdığı için sistem çökmüş. Ödeyemedim.

Ve bu ülkede hala daha filmcilik yok. Yönetmen çocuklar var, hem de canavarlar gibi, kameramanlar var, ışıkçı, sesçi var, muhteşem oyuncular var. Ama Kıbrıs Türk filmciliği yok.

Bugün netflixte Hindistanlıların filmleri var, Suudi Arabistan filmleri var. Annelerimizin, nenelerimizin seyrettiği bizim ise güldüğümüz Meksika filmleri bugün şahane bir sektöre dönüşmüş. 40 yıl önce Türk sinemasını düşününüz ve şimdi geldikleri noktayı… Biz ise hala yerimizde sayıyoruz.

Biz Kıbrıs’ta filmciliğin sıfır noktasına talibiz. Bütün amacımız, bütün işimiz gücümüz Kıbrıs’ta filmciliğin sıfır noktası olmayı başarmak… Başka da amacımız yok. Gençlere verdiğimiz desteğin yegane amacı da bu.

Çünkü hayatta her şey sıfırdan başlar. Ve biz bu uğurda çalışmaya, sonuna kadar mücadele etmeye, düşe kalka, her adımda bir şey öğrenerek ve hiç kimseden hiç bir şey beklemeden yolumuza devam edeceğiz.

Hepinize iyi seyirler diliyoruz. Geldiğiniz için, yanımızda olup bizi yüreklendirdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz.

Oya KUTSAL
Bu haber 1436 defa okunmuştur

:

:

:

: