Teknolojinin hayatın her alanına nüfuz ettiği bir çağda yaşıyoruz. Dün gerçekleştirilen Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi lansmanı trafik kazalarına karşı önemli bir dönemeç niteliği taşıyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Başbakan Ünal Üstel’in katılımıyla gerçekleşen törende verilen mesajlar son derece açıktı. Bu proje sadece bir altyapı yatırımı değil; düzenli, öngörülebilir ve güvenli bir toplum hedefinin somut bir yansımasıdır. Kuzey Kıbrıs ekonomisini ve kamu düzenini daha sistemli hale getirme vizyonunun, artık lafla değil, icraatla desteklendiğini görüyoruz.
Proje kapsamında 130 sabit ve 20 mobil kameranın Polis Genel Müdürlüğü’ne teslim edilmesi, meselenin ciddiyetini ortaya koyuyor. Üstelik bu yatırım, Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarından sağlanan yaklaşık 4,7 milyon dolarlık bir finansmanla hayata geçirildi. Yani Anavatan desteği, yine kritik bir noktada devreye girdi.
Başbakan Ünal Üstel’in sözleri ise bu projenin ruhunu özetler nitelikteydi:
“Bizim için siyaset, sadece beton dökmek değildir. En büyük yatırım, evlatlarımızın can güvenliğidir.”
Bu cümle, klasik siyasi söylemlerin çok ötesinde, doğrudan vicdana hitap eden bir yaklaşımdır. Trafik kazalarında yitirdiğimiz her canın ardından edilen “keşke”lerin artık somut önlemlerle karşılık bulması gerekiyor. İşte bu sistem, tam olarak bunun için var.
Önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Bu proje sadece bir hız tespit ya da ceza kesme mekanizması değildir. Bu, trafik kazalarına, suç oranlarına ve kamu güvenliğine karşı ortaya konmuş açık ve kararlı bir iradedir. Yapay zekâ destekli kameralar, araç plakalarını anlık olarak okuyup merkezi veri tabanlarıyla karşılaştırıyor; aranan, çalıntı ya da sakıncalı araçları otomatik olarak tespit edebiliyor.
Nitekim lansman sırasında yapılan canlı uygulama, bu teknolojinin ne kadar etkili olduğunu daha ilk dakikada gösterdi. İncelenen bir aracın Radarsan sistemi tarafından “sakıncalı” olarak işaretlenmesi ve çalıntı aracın tespit edilmesi adeta “dakika bir, gol bir” dedirtti.
Sonuç olarak, bu proje bize şunu gösteriyor: Güvenlik, artık sadece polis sayısıyla değil; akıl, teknoloji ve kararlılıkla sağlanıyor. Eğer bir uygulama daha ilk gününde çalıntı bir aracı tespit edebiliyorsa, yarın nice kazanın, nice acının önüne geçebilir. İşte insan hayatına yapılan gerçek yatırım budur. Bizden söylemesi…