İSTİKRARI KORUMAK VE DEVLETİ GÜÇLENDİRMEK HEPİMİZİN GÖREVİ

DP Genel Sekreteri, Girne Milletvekili Serhat Akpınar, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi:

DP Genel Sekreteri, Girne Milletvekili Serhat Akpınar, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi:

DP Genel Sekreteri, Girne Milletvekili Serhat Akpınar, hem hükümeti eleştiren muhalefete hem de Kıbrıs sorununda izlenen politikaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Akpınar, “İstikrarı korumak, devleti güçlendirmek hepimizin sorumluluğudur” dedi.
Serhat Akpınar, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
UBP–DP–YDP Hükümeti, KKTC tarihinin en uzun soluklu ve kesintisiz icraat üreten hükümet yapısıdır . Cumhuriyet tarihimizde ilk kez bu denli süreklilik arz eden , yasama faaliyetlerini düzenli sürdüren ve kurumsal temsiliyeti istikrarlı biçimde koruyan bir yönetim modeli ortaya konmuştur .
Bu istikrarın ortaya konulabilmesi, bilinçli bir devlet yönetimi anlayışının sonucuyla mümkün olmuştur .
Ancak ne yazık ki, bu sürekliliğe karşı, yoğun bir itibarsızlaştırma ve algı yönetimi süreci yürütülmektedir . Hükümetin aldığı her kararın sistematik biçimde tartışmaya açılması , toplumsal olayların doğrudan hükümete ve güvenlik güçlerine mal edilmesi ve sürekli kriz dili üretilmesi , siyasi sorumluluk anlayışıyla bağdaşmamaktadır . Kriz , gerilim ve kaosdan beslenen yapılar , süreklilik arz eden istikrardan inanılmaz rahatsızlık duymaktadırlar .
Demokrat Parti olarak Hükümet yapısı içerisinde duruşumuz sadece istikrar odaklıdır .
Yanlış yapan kim olursa olsun , makamı ne olursa olsun , hukuk süreci açık ve şeffaf biçimde işletilmelidir . Devlet ciddiyeti bunu gerektirir . Hükümet yapısı içerisinde dahi olsa hiçbir kişi hukukun üstünde değildir.
Ancak bireysel hataları bahane ederek hükümet modelini topyekün hedef almak, istikrarsızlık üretme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.
Halkımız şunu çok net görmektedir.
Sahte istikrar çağrılarıyla, kriz ve gerginlik üzerinden siyaset üretme anlayışına artık itibar edilmemektedir . Tabi ki bu algı yönetiminden etkilenmiş , etkilenme eğilimi kendiliğinden olan insanlarımız da vardır !
Demokrasi eleştiri hakkını içerir , ancak kimseye kaos üretme hakkı vermez .
MÜZAKERE SÜRECİNİ İZLİYORUZ
Kıbrıs müzakere sürecini yakınen izliyoruz .
Kıbrıs meselesinde yeni bir dönemin , adeta bir “kum saati” sürecinin başladığı açıkça görülmektedir . Kum Saati Döneminin de açıkça başladığını daha önce de paylaşmıştık .
Güney Kıbrıs’taki siyasi partilerin büyük çoğunluğu federasyon ya da konfederasyon , iki devletli temelinde bir çözüm modelinden uzaklaşmıştır . Süreci “Kıbrıs Cumhuriyeti” çatısı altında tek egemenlik anlayışı çerçevesinde yürütme pozisyonu almıştır .
Bu siyasi gerçeklik ortadayken kapsamlı ve kalıcı bir çözümün kısa vadede mümkün olmadığı açıktır .
Bu çerçevede, Güven artırıcı önlemler, İki toplum arasında teknik ve ekonomik iş birlikleri, sınırlı ve kontrollü açılımlar daha gerçekçi bir zemin olarak değerlendirilmelidir . Ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve siyasi statüsü tartışma konusu yapılamaz .
KKTC, uluslararası izolasyonlara rağmen ayakta kalmıştır.
Sadece Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmış olmasına rağmen kurumsallaşmış, Türkiye Cumhuriyeti ile yürütülen iş birliği çerçevesinde ekonomik ve yapısal dönüşümünü sürdürmektedir .
Birleşmiş Milletler’in çoğu zaman izleyici kaldığı bir ortamda, Kıbrıs Türk halkı kendi devlet yapısını korumayı başarmıştır . Bu tarihi bir direnişin ve siyasi kararlılığın sonucu olduğunu , hepimizin görüyor ve anlıyor olması lazım .
Demokrat Parti olarak istikrarı savunmaya, devlet ciddiyetini korumaya, hukukun üstünlüğünden taviz vermemeye, Kıbrıs Türk halkının egemen haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Halkımızdan beklentimiz, soğukkanlılığını koruması , algı operasyonlarına teslim olmaması ve devlet kurumlarına , kendi kurumlarına güvenini sürdürmesidir .
İstikrar, slogan değildir, sorumluluktur .
Devlet yönetimi , popülizm değildir , ciddiyet gerektirmektedir.”
Bu haber 1 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER