Ortadoğu bir kez daha tarihinin en tehlikeli eşiklerinden birinde duruyor. İsrail ile İran arasında başlayan doğrudan çatışma, kısa sürede bölgesel bir krize dönüşmüş durumda. Üstelik bu kez tablo daha karmaşık: Amerika Birleşik Devletleri de sahada.
Ortadoğu bir kez daha tarihinin en tehlikeli eşiklerinden birinde duruyor. İsrail ile İran arasında başlayan doğrudan çatışma, kısa sürede bölgesel bir krize dönüşmüş durumda. Üstelik bu kez tablo daha karmaşık: Amerika Birleşik Devletleri de sahada.
Sorulması gereken ilk soru şu: Bu bir “mesaj savaşı” mı, yoksa uzun soluklu bir bölgesel hesaplaşmanın başlangıcı mı?
ABD Neden Sahada?
Washington yönetimi, İsrail’in güvenliğini kendi ulusal güvenliğinin bir parçası olarak görüyor. İran’ın nükleer programı ve balistik füze kapasitesi uzun yıllardır ABD’nin kırmızı çizgileri arasında. Ancak bu kez dikkat çeken unsur, ABD’nin dolaylı değil doğrudan askeri angajmana girmesi. Bu durum çatışmayı iki ülke arasındaki bir kriz olmaktan çıkarıp küresel bir güvenlik başlığına dönüştürüyor.
Bu noktada mesele sadece İsrail-İran gerilimi değil; aynı zamanda ABD’nin Ortadoğu’daki caydırıcılığını yeniden tesis etme çabasıdır.
Körfez ve Enerji Denklemi
İran’ın misilleme saldırılarının Körfez hattına uzanması, savaşın ekonomik boyutunu büyütüyor. Hürmüz Boğazı dünya petrol ticaretinin can damarıdır. Orada yaşanacak bir kriz, yalnızca bölgeyi değil Avrupa’dan Asya’ya kadar küresel piyasaları sarsar.
Petrol fiyatlarındaki artış, zaten yüksek enflasyonla mücadele eden ülkeleri zor durumda bırakacaktır. Enerji arzı güvensizliği, siyasi krizleri tetikleyebilir. Kısacası bu savaşın faturası sadece cephede değil, sofralarda da ödenir.
Savaş Ne Zaman Durur?
Tarih bize şunu gösteriyor: Ortadoğu’daki savaşlar askeri başarıyla değil, diplomatik zorunlulukla sona erer. Taraflar bir noktada maliyet hesabı yapar. Eğer kayıplar kazançtan büyük hale gelirse masa kurulur.
Ancak şu anki tablo, duygusal reflekslerin ve caydırıcılık gösterilerinin ağır bastığını gösteriyor. İran “geri adım atmayacağız” diyor. İsrail “tehdit bitmeden durmayacağız” mesajı veriyor. ABD ise bölgedeki varlığını tahkim ediyor.
Bu şartlarda kısa vadede tam bir barış zor görünüyor. Muhtemel senaryo; dalgalar halinde süren, zaman zaman alevlenen, zaman zaman düşen bir çatışma süreci.
Türkiye İçin Anlamı Ne?
Türkiye coğrafyanın tam ortasında. Enerji fiyatları, ticaret yolları, güvenlik dengeleri doğrudan etkilenir. Ankara’nın bu süreçte temkinli ve diplomatik bir denge politikası izlemesi kaçınılmazdır.
Bölgesel yangın büyürse, en çok sınır ülkeleri etkilenir.
Son Söz
Bu savaş sadece askeri bir hesaplaşma değil; güç dengelerinin yeniden yazıldığı bir dönemin işareti olabilir. Eğer diplomasi devreye girmezse, Ortadoğu yeni bir uzun kriz dönemine kapı aralayabilir.
Dileğimiz, aklın silahlardan önce konuşmasıdır. Çünkü savaşın kazananı olmaz; sadece bedel ödeyenleri vardır.
Türkiye hariç i diğer ülkelerin vurulması Türkiye ye İran ın saldırı yapmaması da Türkiye nin izlediği dış politkanın meyveleri olarak da görülebilir .