Ada Tv ‘de , geçen Perşembe , konuklarım , ( KTNİB) Kıbrıs Türk Narenciye İhracatçılar Birliği Bşk. Fetli Bardakçıoğlu İle , Akdeniz Narenciye İhracatçıları Birlik ( ANİB) Başkanı , Ahmet Hastürk’tü .
Tabii , ağırlıklı gündem konumuzu , narenciye oluşturdu .
Bilindiği gibi , bu yıl da ürün fiyatları , üreticiyi , tatmin ve memnun etmedi .
Bilhassa , ürünlerini , devlet kuruluşu olan Cypruvex’e verenlere , bir miktar avans veriliyor .
Gerisi ise , uzun bir zaman dilimine yayılarak ödemeler yapılıyor .
Bu ise , enflasyon ve paradaki değer yitirmeleri , üreticiyi maddi açıdan sıkıntıya düşürmektedir .
Hele hele , son akaryakıt zammından sonra , bu daha da artacaktır.
Akaryakıt zammı , her şeyi etkileyip , fiyatların tırmanmasını da beraberinde getirmektedir .
Her iki başkan da , Pazar konusunda sıkıntıların olduğunu belirttiler.
Artan rekolte miktarının , sıkıntıların artmasına neden olacağı da dile getirildi .
Bilhassa Mandora cinsi mandarinde , Pazar bulmada sıkıntıların olduğunu , sıcak satış olmadığını . Malın , soğuk hava depolarına alındığını , bunun da kısa bir süre mümkün olacağını , çünkü arkasından başka türlerin geleceğini ve depoların yetersiz kalacağı da belirtildi .
İlgili bakanın , Cypruvex‘i ziyarete geldiğini , ihracatçılara uğramadığını , bu konuda da kopukluk olduğunu ve bir nevi , memnuniyetsizlik dile getirildi .
Narenciye ile ilgili sorunları , İlgili bakan olan Tarım Bakanına iletmekte güçlük çektiklerini . Bu konuda , hükümete , sıkıntılarını , Başbakan yrd . ile , iletebildiklerini de açıkladılar .
Mandora mandarinde , duvara çarpıldığını , belirlenen fiyatla , firmaların , mandora’dan uzaklaştığını , dış piyasalarda , talep olmadığını . 500 dolarlarda dış piyasa miktarı , burada belirlenen miktar 800 dolar . Bu nedenle , alıcı bulunamadığı , devletin bir tarım politikasının olması gerektiğini..
45 bin dolayında bir mandora miktarının olduğunu , buralara 55 bin tonlardan gelindiğini .
Mandora mandalinin , soğuk hava depolarında ne kadar zman saklanacağının , bilimsel bir verisi , hala daha oluşmadı .
Dolayısı ile , bir risk olarak karşımızda durmaktadır .
Bu sorunun aşılması ancak rekoltenin 25 bin tonlara düşürülmesi ve tür değişikliğine gidilmesi .
Bu da ilgiliş bakanlığa ve siyaset kurumuna düşen bir görev .
Planlı bir tarım ve narenciye politikasına geçilmesi ile bu ancak mümkün olabilecektir .
Önümüzdeki dönem bunun 65 bin tonlara yükselebileceğini belirten başkanlar , derhal , tarım politikasına dönülmesini , istediler .
Tüür değişikliğine gidilecekse , devlet hangi tütre geçileceğinin hesap kitabını yaapması ve bir karar varmesı ilerde umulmayacak kadar faydaları olacaktır .
Tür değişikliğine gidilecek üreticiler için de , kayıplarının devlet tarafından karşılanması , tarım politikalarının bir parçası olması da elzemdir .
Bu yapılmadığı takdirde , kaos daha daha da büyüyecek ve çıkmaza sürüklenecek .
Çok geçmeden , sivil , yaraya dönüştü .
Kangren olmasına meyden vermeyelim .
Yarayı köküğnden yarından itibaren kazıyarak önlemleri derhâl alalım .
Unutmayalım ki , en büyük sorunlardan biri de , sudur .
İklim değişikliği ile ilgili de , planlamaya gidilmesinin zaamanı , gelip geçmiştir .
Suyun bir damlasını , yanlış uygulama ve politikaların sonucu olarak heba etmeyelim .
Tüm paydaşlar bir araya gelerek , narenciye ile ilgili tüm sorunları ele alarak , çıkış yolu bulmak zorundadırlar .
Aksi , çok geç kalınabilir .
Sonra Yalçın Cemal uyarmadı demeyin .