Cesur kararlar almanın zamanı

Akaryakıta yalnızca bir hafta içinde yapılan iki zamla toplamda 11 TL’lik artış, zaten kırılgan olan ekonomik dengeleri bir kez daha sarstı. Üstelik bununla da sınırlı kalmayacağı konuşuluyor. Kulislere yansıyan ve “eli kulağında” denilen yüzde 40’lık elektrik zammı ihtimali sokakta ciddi bir endişe yaratmış durumda.

Akaryakıta yalnızca bir hafta içinde yapılan iki zamla toplamda 11 TL’lik artış, zaten kırılgan olan ekonomik dengeleri bir kez daha sarstı. Üstelik bununla da sınırlı kalmayacağı konuşuluyor. Kulislere yansıyan ve “eli kulağında” denilen yüzde 40’lık elektrik zammı ihtimali sokakta ciddi bir endişe yaratmış durumda.
Gerçeği kabul etmek gerekir. Dünya kolay bir dönemden geçmiyor. Küresel ekonomideki dalgalanmalar, enerji maliyetlerindeki artış ve bölgesel krizler birçok ülkeyi zor kararlar almaya itiyor. Hükümetlerin zaman zaman ekonomik tedbirler alması kaçınılmazdır. Kuzey Kıbrıs’ta da benzer bir durumun yaşandığını inkâr etmek mümkün değil.
Ancak mesele nereden başlanacağıdır.
Eğer ekonomik düzenlemelere akaryakıt ve elektrik zamlarıyla başlarsanız, daha yolun başında yönünüzü kaybedersiniz. Çünkü enerji maliyetleri yalnızca bir kalem değildir. Enerji, ekonominin damarlarında dolaşan kandır. Akaryakıta gelen her zam; taşımacılıktan üretime, market raflarından hizmet sektörüne kadar iğneden ipliğe her ürünün fiyatına yansır.
Elektrik de aynı şekilde. Elektriğin pahalanması demek üretimin pahalanması demektir. Üretimin pahalanması demek ise piyasada satılan her ürünün daha pahalı hale gelmesi demektir.
Bunun sonucunda ortaya çıkan tabloyu hepimiz biliyoruz:
Hayat pahalılığı hızla artar.
Bir süre sonra bu artış kamu maaşlarına ve asgari ücrete yansıtılır. İlk bakışta bu durum bir rahatlama yaratır gibi görünür. Fakat gerçekte olan şey farklıdır. Maaşlar artar, ardından fiyatlar tekrar yükselir ve ekonomi bir kısır döngüye girer.
Bu döngünün sonunda ise ülke ciddi bir ekonomik çıkmazın içine sürüklenir.
Hükümet son günlerde “tasarruf tedbirleri” adı altında bazı önlemler açıkladı. Elbette bu adımlar önemlidir. Ancak açık konuşmak gerekirse yeterli değildir.
Ülke ekonomisinin bugün ihtiyacı olan şey küçük dokunuşlar değil; radikal reformlar ve cesur adımlardır.
Kamu maliyesinde gerçek bir disiplin, israfın ortadan kaldırılması, enerji politikalarının yeniden planlanması, üretimi destekleyen yapısal düzenlemeler ve ekonomiyi nefes aldıracak uzun vadeli bir strateji artık kaçınılmazdır.
Toplumu en hızlı etkileyen alanlardan biri olan enerji fiyatlarıyla yola çıkmak ise doğru bir başlangıç değildir.

Çünkü vatandaşın cebine dokunan her karar, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir sonuç da doğurur.
Bugün sokakta hissedilen şey sadece zamların yarattığı maddi yük değil; aynı zamanda geleceğe dair büyüyen bir belirsizliktir.
Bu nedenle hükümetin önünde önemli bir görev duruyor.
Sadece günü kurtaran kararlar değil, ülkenin yarınını güvence altına alacak kararlı ve cesur bir ekonomik yol haritası ortaya koymak tek çaredir. Bizden söylemesi…

Bu haber 28 defa okunmuştur

:

:

:

: