İş dünyasında temel bir prensip kardır.
Kar hesaplı olarak aldığın riskin mükafatıdır.
İşadamı bir yatırım yaparken, eğer aldığı risk sonucu zarar ederse bu zararın sürdürülebilir olup olmayacağını hesaplamak zorundadır.
ABD Başkanı Trump da geçmişte işadamı olarak zaman zaman yatırımlarında büyük zararlar etti. Ancak elinde gerekli sermayesi vardı. Bir diğer yatırımda kar ederek bu zararları telafi etti.
Trump işadamı olarak izlediği bu yolu siyasette de uyguladı.
Örneğin Ukrayna’nın Rusya ile savaşında Ukrayna’ya silah verdi, Avrupa Birliği ve NATO’yu yanına aldı. Yalnız değildi.
Venezuela’da da büyük bir risk almayarak önemli ölçüde bir kar elde etti. Yönetimin yerine atayacağı kişi bile belliydi.
İran’da da savaş öncesinde bir hesap yaptı. İran’ı havadan bombalayarak yönetimi zayıflatacağını düşündü. Rejimi değiştirmeyi umdu. Muhaliflere sokağa ne zaman çıkacağını bile söyleyeceğini açıkladı.
İran savaşında elde edeceği kar, petrolün yönetimini ele geçirmekti. Çin’in ekonomisini de kontrol edecekti.
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Trump’ın tahmin etmediği gelişmeler yaşandı. İran ABD’nin üslerini vurdu. Körfez’deki ülkeleri bombaladı.
Trump bu gelişmeleri hesaplayamadı. Şu anda hem Arap dünyasını, hem de NATO’yu kaybetmiş durumda.
Zararın neresinde dönülürse kardır.
Trump da artık bu zararın sürdürülebilir olmadığının farkında.
ABD askerinin bir kara savaşına giremeyeceğini biliyor.
O yüzden gelinen noktada silahların susması kaçınılmazdır. Trump bugün ödeyeceği faturanın elde edeceği kardan çok daha büyük olduğunu biliyor. Fatura kardan daha büyük olduğu için geri adım atmanın yollarını arıyor.
İran da bu savaşı daha fazla sürdüremeyeceğinin farkında.
Ancak hangisi geri adım atacak?
Bu düğümün çözümü en yakın zamanda savaşın bitmesine yol açacak. İzleyip göreceğiz. Bizden söylemesi…