Son yıllarda sıkça duyduğumuz “kaliteli zaman geçirmek” kavramı, çocuk gelişiminde sandığımızdan çok daha önemli bir yere sahip. Her anne baba, çocuğunun sağlıklı, mutlu ve başarılı bir ortamda büyümesini ister. Ancak çoğu zaman bunun yolunun daha fazla imkân sunmaktan geçtiğini düşünürüz. Oysa çocuklar için en değerli şey, birlikte geçirilen zamandır.
Ailece geçirilen kaliteli zaman; çocuğun fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimine doğrudan katkı sağlar. Kendisine vakit ayrılan çocuk, sevildiğini ve değerli olduğunu hisseder. Bu duygu ise güven duygusunu besler, özgüvenini artırır ve kendisini önemli hissetmesine yardımcı olur. Küçük yaşlarda kazanılan bu duygular, çocuğun ilerleyen yaşamındaki seçimlerine ve olaylara yaklaşımına yön verir.
Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalar da özellikle okul öncesi dönemde anne-baba ile geçirilen kaliteli zamanın, çocuğun hem duygusal hem de beyin gelişimi üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ortaya koymaktadır.
Kaliteli zaman ne demek?
Kaliteli zaman; çocuğunuzla birlikte keyif aldığınız etkinliklerde bulunmak, onunla sohbet etmek, oyun oynamak ve gerçek bir iletişim kurmak demektir. Yani sadece aynı ortamda bulunmak değil, birbirine gerçekten “dokunabilmektir.
⸻
KALİTELİ ZAMAN ETKİNLİKLERİ
Çocuğun yaşına uygun, birlikte keyif alacağınız aktiviteler seçin.
Ebeveyn ve çocuk, birlikte eğlenebilecekleri etkinliklerle zaman geçirmelidir. Çocuk, ilgisini çekmeyen ve sıkıldığı hiçbir aktiviteden keyif almaz. Bu yüzden çocuğu iyi tanımak çok önemlidir.
Bu noktada oğlum Orhan’la yaşadığım bir anıyı paylaşmak isterim.
Ben küçük yaşlardan itibaren kitap okumayı seven biriydim ve bu sevgiyi oğluma da kazandırmak istiyordum. Küçüklüğünde her akşam ona kitap okudum. Büyüdükçe ilgisini çeken karakterlerin kitaplarını birlikte seçtik, okuduk ve üzerine sohbet ettik.
Ancak ilkokuldan sonra, üniversiteye başlayana kadar aldığı kitapların hiçbirini okumadı. Israr etmedim. Çünkü sporla ilgilenmeye başlamıştı ve bu onu mutlu ediyordu. Kitap okumak ise ona keyif vermiyordu.
Yıllar sonra, yurt dışında üniversite hayatına başladığında kitaplara yöneldi. Farklı bir hayat, aileden uzak olmak ve yeni bir dünya keşfetmek onu kitaplarla buluşturdu.orada kaldığı on yıl boyunca benden daha çok kitap okudu diyebilirim. Şimdi ise tam bir kitapsever.
Bu deneyim bana şunu öğretti:
Çocuğa baskı yapmak yerine yön göstermek gerekir.
Sevmediği bir şeyi zorla yaptırmak, onu o şeyden daha da uzaklaştırır.
Unutmayalım; çocuklara bir alışkanlık kazandırmanın yolu, zorlamak değil, sevdirmektir.
Ayrıca evde günlük işlere dahil etmek de çocuk için çok değerlidir. Sofra kurarken yardım etmek, birlikte kek yapmak ya da babayla bahçede bitkileri sulamak gibi küçük sorumluluklar, çocuğun hem özgüvenini artırır hem de kendini önemli hissetmesini sağlar.
⸻
AÇIK HAVA ETKİNLİKLERİNE ZAMAN AYIRIN
Doğada yürüyüş yapmak, bisiklet sürmek, uçurtma uçurmak, pikniğe gitmek, deniz kenarında kumdan kaleler yapmak,deniz kabukları toplamak, kırlarda top oynamak
gibi etkinlikler hepinize iyi gelecektir.
Bunlar sadece birer etkinlik değil; aynı zamanda çocukla kurulan bağın güçlendiği, unutulmaz anların biriktiği anlardır.
KÜLTÜR VE SANATLA BULUŞTURUN
Çocukların zihinsel gelişimini desteklemenin en etkili yollarından biri de kültürel ve sanatsal etkinliklerdir.
Birlikte sinemaya gitmek, tiyatro izlemek ya da bir konsere katılmak hem eğlenceli hem de öğretici deneyimler sunar.
Evde yapılabilecek yaratıcı etkinlikler de en az dışarıdaki kadar değerlidir. Parmak boyası, oyun hamuru, kâğıt çalışmaları gibi aktiviteler çocukların hayal gücünü geliştirir ve keyifli zaman geçirmelerini sağlar.
⸻
SON SÖZ
Çocuklar bizden mükemmel bir hayat değil…
Gerçek bir ilgi, samimi bir iletişim ve birlikte geçirilen anlar ister.
Unutmayalım;
Bir çocuğun hafızasında en çok yer eden şey, ona aldıklarımız değil…
Onunla geçirdiğimiz zamandır.