Ülkeyi sis bulutundan çıkarmak zorundayız

Başbakanlık, hayat pahalılığı düzenlemesini yürürlüğe koyan yasa gücünde kararnamenin kaldırıldığını açıklayarak yeni düzenlemede artışın yüzde 50’sinin ödeneceğini, kalan kısmın Ocak 2027’ye erteleneceğini duyurdu.

Başbakanlık, hayat pahalılığı düzenlemesini yürürlüğe koyan yasa gücünde kararnamenin kaldırıldığını açıklayarak yeni düzenlemede artışın yüzde 50’sinin ödeneceğini, kalan kısmın Ocak 2027’ye erteleneceğini duyurdu.
Yeni düzenlemeye göre 75 bin TL altındaki maaşlara hayat pahalılığı tam yansıtılacak, kesinti olmayacak.
Ancak sendikalar ısrarlı. Yasanın komiteye çekilip orada görüşülmesini isterken, ısrarla hükümetten bir erken seçim tarihi istiyor.
Bir nevi adeta ana muhalefetin görevini üstleniyor.
Bu bağlamda genel grevin bugün de devam edeceği ve saat 09.00'da Meclis önünde olacaklarını açıkladılar.
Ayrıca grev yasağı açıklanan yerlerde yasağı tanımayarak sivil itaatsizlik yapılacağı da kamuoyuna duyuruldu.
Bu arada Cumhurbaşkanı Erhürman da yazılı bir açıklama yaparak, yürütülen temaslardan sonuç alınamadığını duyurdu ve kendisinin de bu kapsamda yürütülen görüşmelerden çekildiğini açıkladı.
Başbakan Ünal Üstel’in bugün Ankara’ya gideceği belirtiliyor.
Elbette yaşanan kriz Ankara’da da gündeme gelecek, sorunlar aktarılacaktır.
Öte yandan dün Meclis’te yaşanan tartışmalara baktığımızda da karşılıklı suçlamalarla sonuç alınamadığını hep birlikte izledik.
Tabloyu bu şekilde özetledikten sonra artık şu gerçeği görmemiz gerektiğini anlamamız gerekiyor.
Ali Özmen Safa’nın önceki gün yaptığı uyarıyı görelim. Önümüzde toplumu zehirleyen bir kanser var. O kanser hayat pahalılığı, yani enflasyondur.
Bunu durdurmamız gerekiyor. İktidar, muhalefet, sendikalar bir araya gelip bu gerçekten hareket etmelidir.
Altı ay sonra ana muhalefet iktidara gelse bu hayat pahalılığı artışlarını maaşlara yansıtabilecek mi?
Beni ısırmayan yılan bin yaşasın mantığıyla bu sorunu çözebilir miyiz?
Şu an bizim ekonomimiz üretmiyor. Alınan maaşlar bu ekonominin üretim gücünün karşılığı değil. Üretmediğimiz için mallar yükseliyor. Çareyi borçlanmakta buluyoruz.
Bu borçları kim ödeyecek? Gelecek nesil ödeyecek.
Aklımızı başımıza toplayalım.
Mesele bu tartışmalarda kör dövüşü yapmak değil, pastayı büyütmek olmalı.
Peki o pasta nasıl büyüyecek? Bunun yolunu bulmalıyız. Ülkeyi bugün yaşadığımız sis bulutunun içinden ancak böyle çıkarabiliriz.
Aksi halde işimiz zor. Bizden söylemesi…


Bu haber 12 defa okunmuştur

:

:

:

: