Siyaset cesaret ister!

Cumhuriyet Meclisi’nin bu hafta yasama faaliyetleri için toplanmaması, sadece teknik bir gecikme değil; siyasal sorumluluk açısından ciddi bir sorgulamayı da beraberinde getiriyor.

Cumhuriyet Meclisi’nin bu hafta yasama faaliyetleri için toplanmaması, sadece teknik bir gecikme değil; siyasal sorumluluk açısından ciddi bir sorgulamayı da beraberinde getiriyor.
Ziya Öztürkler başkanlığında gerçekleşen Danışma Kurulu toplantısından çıkan tablo, karar üretmekten çok belirsizliği yönetmeye çalışan bir siyasi iradeye işaret ediyor.
İktidar kanadı “önümüzdeki hafta yeni bir yol haritası” ifadesiyle sürecin ötelenmesini adeta normalleştiriyor.
Oysa kamuoyunun beklediği şey, belirsiz bir yol haritası değil, somut karar ve netliktir. Yasama organının görevi, krizleri zamana yaymak değil, çözüm üretmektir.
Demokratik sistemlerde Meclis, tartışmanın ve çözüm üretmenin merkezidir. Yasaların geri çekilmesi ya da komiteye gönderilmesi gerektiği savunuluyorsa, bunun yeri yine Meclis kürsüsüdür; kapalı kapılar ardı değil.
Hükümet ortakları Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi’nin tasarının komiteye çekilmesini savunması ise koalisyon içindeki görüş ayrılıklarını açıkça ortaya koyuyor.
Fikri Ataoğlu’nun “gerilimi düşürme” vurgusu önemli, ancak gerilimi düşürmenin yolu, karar almaktan kaçınmak değil; aksine şeffaf ve katılımcı bir süreç işletmektir.
Öte yandan sendikaların grev uyarısı ve toplumsal muhalefetin baskısı, siyasetin hareket alanını daraltmış görünüyor. Ancak bu durum, Meclis’in devre dışı bırakılmasını meşru kılmaz. Tam tersine, bu tür kriz anlarında Meclis’in daha fazla çalışması, daha fazla tartışması gerekir.
Bugün gelinen noktada asıl sorun, hangi kararın alınacağı değil, karar alma mekanizmasının işlememesidir. Meclis’in “askıda kalması”, sadece bir haftalık bir erteleme değildir; bu, demokratik işleyişin aksaması anlamına gelir.
Önümüzdeki hafta çizileceği söylenen “yeni yol haritası”, eğer yine erteleme ve belirsizlik üzerine kurulacaksa, toplumdaki güven kaybı daha da derinleşecektir.
Siyasetin görevi, zamanı yönetmek değil; sorunları çözmektir. Ve bu görevin adresi hâlâ Meclis’tir.
Unutmayalım. Siyaset cesaret ister. Siyaset tarihini de ancak cesur liderler yazar.
“Harç bitti yapı paydos” anlayışıyla ülkenin sorunlarına çare bulunamaz.
Bizden söylemesi…
Bu haber 199 defa okunmuştur

:

:

:

: