Ülkemiz , bir ikinci covit felaketine doğru mu gidiyor ?
Demokratik Kongo Cumhuriyetinde , yayılmaya başlayan virüsü , zaptırap altına almak . Bu gün için mümkün görülmemekte , salgın , yayılmaya devam etmekte .
Dünyada , birçok ülkenin kurumları , başta sağlıkla ilgili kurumlar olmak üzere . Tedbir almaya başlamışlardır . Bizde , gözle görülür bir çalışma maalesef görülmüyor .
Sağlık ve çevre ile ilgilenen örgütler, açıklamada bulunsalar dahi .
İş , daha , tavına girmedi .
Bulaşıcı hastalıklar listesinde olan Ebola . Başta, çarpık veya yeterince beslenememeden dolayı , yayılma istidadı göstermektedir .
Sadece , yeterli beslenme , yayılmayı engeller mi ?
Ne mümkün ?
Hijyen de , çok önemli .
Vatanı , Afrika olduğundan .
Bize de , o kıtadan , bir çok öğrenci ve çalışma izinli emekçi geldiğine göre , ülke girişlerinde , çok sıkı tedbirler almamız şart olmuştur .
Virüslerin , en büyük düşmanı , hijyendir .
Temiz bir çevredir .
Çevrecilerin de , bu konuda devreye girmeleri , temiz ve hijyen bir çevrenin oluşması için , itici güç olmaları gerekmiyor mu ?
Yumurta , kapıya dayanmıştır .
İçeriye girmemesi için , tedbirler derhal alınmalıdır .
İklim değişikliğine bağlanan yangınların . Daha , yaz mevsimine girmeye hazırlandığımız bu günlerde , artma göstermeleri . ilerleyen zamanlarda ne olacağını düşününce , şimdiden korku salmaya başlamıştır .
Kuraklık nedeni ile , topraktaki kuru otların tutuşması , hiç de zor almasa gerek .
Kuraklık , başlı başına bir sorun .
Güneyde , toprakla uğraşan üreticiler , devletin sağladığı suyun , oranında , düşüşler olması nedeni ile , tarım üretiminde , büyük olumsuzluklar yaşamaktadır .
Bu da .
Tarım ürünlerinde , fiyatların fırlamasına neden olmaktadır .
Ürün arzı , düşük olursa , fiyatlar yükselir .
Çünkü talep artar .
Tüketici .
Terazinin , iki kefesine de uğramakta , aşağıya sarkan kefeyi , tercih etmektedir .
Gelelim , ayni soyu taşıdığımız , soydaşlarımızın , devletlerinin yaptıklarına .
Azerbaycan , hariç .
TDT’na bağlı , Orta Asya Türk devletleri , güneyle , elçilik seviyesinde , ilişkiler oluşturdu.
Niko’ya , madalyalar verildi .
Kapitalizm , ahtapotun kolları gibi , dünyayı öyle bir sardı ki , milliyeti , dini ötekileştirdi .
12 milyar doların ardından , 4 soylu ülke , Kıbrıs’taki soydaşlarını , bir çırpıda harcadı .
Yakında , güneyle , askeri paktlara girdiklerini duyarsak , hiç şaşmayın .
Bu da , göstermektedir ki .
Para , milliyeti de , dini de satın almakta . Sistem , oralara kadar girebilmektedir .
Sıra , Azerbaycan’da mı ?
Bu da , bize , şunu gösteriyor !
Kendinizden başkasına , güven duymayacağınız bir konuma gelmeli .
Güven kaynağınız , özgüveniniz olmalı .
Soydaş , bunu yaparsa .
Gerisinin , ne yapacağını varın siz söyleyin.