Bugün yine bir asgari ücret açıklaması olacak.
Çıkacak sonuç ne işçiyi ne işvereni tatmin edecek.
Karşılıklı açıklamalar haftalar, tehditler daha haftalar öncesinden başladı.
Biz de bu durumun yaşanmaması için yıllardır yazıyoruz.
Hükümetlerin görevi asgari ücreti artırmaktan çok, hayatı ucuzlatmak olmalı.
Aksi halde ekonomiyi Wage inflation yani ücret enflasyonuna teslim ederiz.
Dört yıldır söylemediğimiz bir gün olmadı.
Şu an geldiğimiz nokta tam da budur.
Ne demiştik 12 Ocak 2022 tarihli yazıda, aynen aktaralım:
“Böyle bir dönemde alınan ücret ne olursa olsun yetmez.
Bir taşı isteğiniz kadar sıkın su çıkaramazsınız. Şu anda yaşanan ekonomik kriz nedeniyle işletmelerin büyük çoğunluğu da derin bir ekonomik kriz içindedir.
Zorda olan bu işletmelerin önünde iki yol vardır.
Ya işçi çıkaracak, ya da kayıt dışına yönelecek.
Devletin resmi rakamlarına göre sadece son iki yılda kayıtlı sigortalı çalışan sayısının da en az 30 bin kişi azalması bunun en büyük göstergesidir.
Ekonomin en temel kanunu artık kabul etmemiz gerekiyor.
Bir ülkeyi saran, toplumsal yaşamı alt üst eden en büyük kanser enflasyondur.
Bunu en önemli sebeplerinden biri de “wage inflation” yani maaş enflasyonudur. Buna domino etkisi de diyebiliriz. Maaşların artmasıyla birlikte enflasyon da artıyor. Enflasyon arttıkça maaşlar da artıyor. Kısaca tam bir kısır döngü yaşanıyor.
Oysa halkın en büyük şikayet hayat pahalılığıdır.
Ancak şu an izlenen politika bu hayat pahalılığını engelleyemez.
En iyi tedavi tedbirdir. Şu an ne yazık ki o tedavi uygulanmıyor.
Yaşanan onca krize rağmen ders alınmıyor.”
Peki şu an durum değişti mi, ders alabildik mi? Elbette hayır.
Bakın esnaf odasının yaptığı açıklamaya. Bugün yapılan zamla bir kesimin maaşı 8 bin lira artacak. Diğer kesim 60 bin lira maaş artışına kavuşacak. Aza alan az, çok alana daha çok maaş artışının neresi adalet. Bu sistem böyle gitmez. Uyarıyoruz. Bizden söylemesi…