Guterres geliyor… Peki neden şimdi?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 16 yıl aradan sonra Kıbrıs’a gelecek olması elbette sıradan bir diplomatik ziyaret değildir. Böyle ziyaretler aylar öncesinden planlanır, uluslararası dengeler gözetilir ve çoğu zaman görünen gündemin ötesinde mesajlar taşır.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 16 yıl aradan sonra Kıbrıs’a gelecek olması elbette sıradan bir diplomatik ziyaret değildir. Böyle ziyaretler aylar öncesinden planlanır, uluslararası dengeler gözetilir ve çoğu zaman görünen gündemin ötesinde mesajlar taşır.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ziyareti olumlu karşılaması anlaşılabilir. BM Genel Sekreteri’nin Lefkoşa’da hem Kıbrıs Türk hem de Rum liderle bir araya gelecek olması, diplomatik açıdan önemlidir. Tarafların pozisyonlarının doğrudan dinlenmesi, güven artırıcı önlemlerin ele alınması ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerin yapılması kuşkusuz kıymetlidir.
Ancak Kıbrıs meselesi söz konusu olduğunda iyimser olmak kadar, hafızayı diri tutmak da gerekir.
Çünkü Kıbrıs Türk halkı, “bu kez farklı olacak” sözünü ilk kez duymuyor.
Annan Planı’nda duyduk.
Crans-Montana’da duyduk.
Her yeni özel temsilcide duyduk.
Her yeni müzakere sürecinde duyduk.
Sonuç değişti mi?
Hayır.
Rum tarafı statükonun bütün avantajlarını kullanmaya devam etti. Kıbrıs Türkü ise verilen sözlerin yerine getirilmesini beklemekle yetindi. İzolasyonlar kalkmadı. Doğrudan ticaret başlamadı. Doğrudan uçuşlar gerçekleşmedi. Uluslararası toplumun referandum sonrasında verdiği sözler kâğıt üzerinde kaldı.
İşte tam da bu yüzden YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı’nın yaptığı uyarıyı ciddiye almak gerekiyor.
“BM Genel Sekreteri geliyor. Belli ki dağarcığında bir şeyler var.”
Bu cümle, komplo üretmek değil; tecrübeyle konuşmaktır.
Dünyanın gözü önünde Gazze’deki dramı durduramayan, Ukrayna savaşına çözüm üretemeyen, İran merkezli gerilimleri önleyemeyen Birleşmiş Milletler’in şimdi yeniden Kıbrıs dosyasına ağırlık vermesi doğal olarak soruları da beraberinde getiriyor.
Neden şimdi?
Hangi hedefle?
Masaya ne getirilecek?
Ve en önemlisi…
Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki tezleri gerçekten dikkate alınacak mı, yoksa yıllardır olduğu gibi eski müzakere ezberleri yeniden mi servis edilecek?
Kimsenin diyaloga itirazı olamaz.
Konuşmak, görüşmek ve diplomasi yürütmek devlet yönetiminin doğal parçasıdır.
Ama diplomasi, geçmişte yaşanan hayal kırıklıklarını unutmak anlamına da gelmez.
Kıbrıs Türk halkı artık süslü cümlelere değil, somut sonuçlara bakıyor.
Eğer bu ziyaret, tarafların gerçeklerini kabul eden yeni bir anlayışın başlangıcı olacaksa elbette desteklenmelidir.
Ancak amaç, başarısızlığı defalarca kanıtlanmış eski parametreleri yeniden canlandırmaksa, bunun Kıbrıs Türk halkına kazandıracağı yeni bir şey olmayacaktır.
Bu nedenle Guterres’in ziyareti ne gereğinden fazla umutla karşılanmalı ne de peşinen reddedilmelidir. Bizden söylemesi…
Bu haber 25 defa okunmuştur

:

:

:

: