126 canın sessiz çığlığı

Bazı acılar vardır, üzerinden yıllar geçse de toprağın hafızasından silinmez. Muratağa, Sandallar ve Atlılar…

Bazı acılar vardır, üzerinden yıllar geçse de toprağın hafızasından silinmez.
Muratağa, Sandallar ve Atlılar…
52 yıl önce bu üç köyde yaşanan katliam, Kıbrıs Türk halkının hafızasında kapanmayacak yaralardan biridir. En küçüğü henüz 16 günlük bir bebek, en yaşlısı 95 yaşında olan 126 insanın hayatı, insanlık dışı bir vahşetle son buldu.
Bugün o topraklarda yatan her bir şehit, yalnızca geçmişte yaşanmış bir acının değil; Kıbrıs Türk halkının varlığını, güvenliğini ve özgürlüğünü korumak için ödediği bedelin de somut göstergesidir.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın anma töreninde yaptığı konuşmada söylediği gibi hedefimiz, bu topraklarda bir daha böyle acıların yaşanmamasıdır. Ancak bunun yolu, geçmişi unutmak değildir.
Tam tersine…
Geçmişi doğru hatırlamak, geleceği doğru kurmanın şartıdır.
Erhürman’ın “Eşitliğimizden, güvenliğimizden ve bu adadaki haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz” sözleri de bu açıdan son derece önemlidir. Çünkü Kıbrıs Türk halkının güvenlik kaygıları, yaşadığı tarihsel tecrübelerden bağımsız düşünülemez.
Bugün geçmişin acılarını konuşurken intikam değil, hakikat ve adalet aramak gerekir.
Nitekim son dönemde Rumca yayımlanan bazı kayıtlar, 1974 yılında Kıbrıslı Türk sivillere yönelik katliamlarla ilgili dikkat çekici anlatımları yeniden gündeme taşıdı.
Kıbrıs Rum kesimindeki Kıbrıs Teknoloji Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Nikandros Ioannidis’in yayımlanan konuşmalarında Muratağa-Sandallar-Atlılar ve Taşkent’te yaşananlara ilişkin anlatımlar, yıllardır Kıbrıs Türk tarafının dile getirdiği gerçeklerin Rumca kaynaklarda da tartışıldığını gösteriyor.
Köylerinden toplanan Kıbrıslı Türklerin otobüslerle götürüldüğü, sivillerin öldürüldüğü, bazı kurbanların kuyulara atıldığı yönündeki anlatımlar; savaşın yalnızca cephede yaşanmadığını, masum sivillerin de hedef olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Taşkent’e ilişkin aktarılan “herkesi öldürdük” anlamındaki ifadeler ise insanın kanını donduracak nitelikte.
Ve Muratağa, Sandallar ile Atlılar…
126 insan.
126 hayat.
126 yarım kalmış hikâye…
Aralarında daha dünyayı tanımaya bile fırsat bulamadan katledilen 16 günlük bir bebek var.
Bir gecede yok edilen hayatlar.

Bu nedenle Muratağa-Sandallar ve Atlılar’ı anmak yalnızca şehitlerimizi anmak değildir. Aynı zamanda gelecek nesillere “Bu topraklarda neler yaşandı?” sorusunun cevabını vermektir.
Çünkü tarih unutulduğunda, acılar anlamsızlaşır. Acılar anlamsızlaştığında ise aynı hataların tekrarlanması ihtimali doğar.
Kıbrıs Türk halkı elbette geçmişin acıları üzerinden geleceğe düşmanlık taşımak istemiyor. Bu halkın istediği; barış, huzur, güvenlik ve adalettir.
Ama barış, hafızasızlık değildir. Bizden söylemesi…
Bu haber 26 defa okunmuştur

:

:

:

: