KÖPEKLER GİRSİN HASAT ETSİN!

Rum basınında yayınlanan bir yazıda, İsrail’in Güney Kıbrıs’ta geniş arazileri satın alıp güçlenmesi, Yunancada kullanılan bu deyimle eleştirildi:

Rum basınında yayınlanan bir yazıda, İsrail’in Güney Kıbrıs’ta geniş arazileri satın alıp güçlenmesi, Yunancada kullanılan bu deyimle eleştirildi:

Rum basınında yayınlanan bir yazıda, Güney Kıbrıs’ta artan İsrailli varlığın toplumsal ve siyasi tartışmalara yol açtığı belirtildi.

Yazıda, bu varlığın “yatırım” boyutunun ötesine geçerek ‘’kalıcı yerleşim’’ özellikleri kazanmaya başladığına dikkat çekiliyor ve “Kıbrıs’ın İsrail’le ilişkisinde büyük bir tuzak” olabileceği uyarısı yapılıyor.

Arazilerin hızla İsrail’in eline geçtiği belirtilen yazıda, ‘’ne kadar toprak el değiştiriyor, hangi kritik bölgeler satılıyor” sorularının gündeme geldiği kaydedildi.

Yazara göre tartışma, “İsrailli nüfuz” veya “yumuşak yerleşim” gibi nitelemelerle yürütülürken, bu nitelemelerin kolay genellemelere ve abartılara yol açmaması gerektiği vurgulanıyor. Aynı şekilde endişelerin “antisemitizme indirgenmemesi” gerektiği de belirtiliyor.

Çünkü gerçek sorunlar mevcut!

*Konut krizini büyüten güçlü gayrimenkul alımı.
*Arazilerin İsrailli sahiplerde toplanması.
*İsrailli iş insanlarına ayrıcalıklı muamele yapılması.

İsraillilerin Larnaka, Limasol ve Baf’ta en önemli yabancı alıcı gruplarından biri haline geldiği kaydedilirken, özellikle Larnaka’nın “bu değişimin en karakteristik laboratuvarı” olduğu ifade ediliyor.

Yazıda, Yahudi topluluğunun ihtiyaçlarına yönelik okullar, ibadet yerleri, işletmeler ve altyapıların kurulmasının, varlığın artık yalnızca yatırım veya turizm değil, “yerleşim ve daha büyük kalıcılık” karakteri kazandığı izlenimini güçlendirdiği vurgulanıyor.

Bu durumun bazı bölgelerde “kapalı topluluklar” oluşması ve bölgelerin karakterinin değişmesi endişesine yol açtığı aktarılıyor.

Asıl sorumluluğun Kıbrıs Rum devletine ait olduğu belirtilen yazıda, devletin
yatırımları yalnızca ekonomik kazançla ölçtüğü, arazi yoğunlaşması, konut baskısı ve toplumsal değişimi yeterince hesaba katmadığı eleştiriliyor.

Yunanca “köpekler girsin, hasat etsin” deyiminin kullanıldığı yazıda, böyle devam edilirse İsrail’le ilişkinin toplumsal kabulünün zarar göreceği belirtiliyor
Bu haber 5 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER