Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul çalışmaları için bulunduğu New York’taki temaslarının ardından geçtiği Washington'da Türk basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündemi değerlendirdi.
Bakan Ertuğruloğlu, KKTC ile ilgili uluslararası gündeme dair esasa ilişkin bir değişim olmadığını ve statükonun devam ettiğini belirtti.
Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununun özünde, 'Rumların hak etmedikleri bir devlet statüsünde, KKTC'deki Türklerin ise hak etmedikleri bir şekilde toplum statüsünde' görülmeleri olduğunu vurguladı.
BM GÜVENLİK KONSEYİ İLE AB'NİN HATALARINA VURGU YAPTI
Bu sorunu yaratan unsurların da esasen 1964 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin verdiği kararlar ve daha sonra da 2004'te Avrupa Birliği'nin (AB) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) AB'ye alması olduğunun altını çizen Ertuğruloğlu, bu uluslararası yaklaşımla sorunun çözülmesinin zaten mümkün olmadığını ifade etti.
Ada'daki Rumlarla mevcut koşullarda müzakere etmenin herhangi bir anlamının bulunmadığına işaret eden Bakan Ertuğruloğlu, 'Bu, uzun soluklu bir mücadeledir. Çok şanslıyız ki arkamızda ana vatan Türkiye gibi çok güçlü bir ülke var.' dedi.
Türkiye'nin KKTC ile ilgili kararlı duruşu olmasa Ada'da Kıbrıs Türkü olarak kimsenin bırakılmayacağını ve Ada'nın Girit'e dönüştürüleceğini belirten Ertuğruloğlu, Ankara'nın gücü ve etkisi sayesinde bugün KKTC'nin birçok uluslararası aktörle doğrudan görüşebildiğini dile getirdi.
'MEVCUT DURUM, DE FACTO ÇÖZÜMDÜR'
Ertuğruloğlu, şöyle konuştu:
'Dış politikada artık gelinen nokta sondur: İki egemen eşit devlet, eşit uluslararası statü politikası. Rumlarla yeni bir ortaklık kurma diye bir seçenek yoktur. Bitti. Ortak olmayı denedik, sonra başımıza geleni yaşıyoruz. Karşımızdaki Rumların mantalitesi değişmemiştir ve bunu şımartan bir uluslararası camia var. O yüzden mevcut durum, de facto çözümdür diyoruz: İki komşu egemen eşit devlet.'
Uluslararası aktörlerin yaklaşımlarının değişmediğini vurgulayan Ertuğruloğlu, 'O yüzden mevcut durum çözümdür, bundan geri atma lüksümüz yoktur, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni daha iyi yönetme görevimiz vardır ve ana vatanımız ile adım adım beraber hareket etme... Başka bir yol yok.' ifadelerini kullandı.
Mevcut durumda KKTC'nin dış politikası açısından bu statükonun korunacağını belirten Ertuğruloğlu, bu konuda Türkiye ile tamamen koordinasyon içinde adımlarını atmaya devam edeceklerinin altını çizdi.
GKRY'de bugün düzenlenecek geçit törenine Amerikan, İngiliz ve Fransız askerlerinin de katılacağını anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs Rumlarının son dönemde İsrail ile ilişkilerine dikkati çekti.
GÜNEY KIBRIS İLE İSRAİL ARASINDAKİ İLİŞKİLERE VURGU
GKRY ile İsrail arasındaki yakın ilişkilere de atıf yapan Bakan Ertuğruloğlu, bu ilişkiden duydukları rahatsızlığı dile getirdi.
'İsrail, kriz yaratmaktan medet uman bir devlet, barış değil düşman yaratan ve ondan beslenen bir devlet.' diyen Ertuğruloğlu, özellikle İsrail'in Gazze'deki soykırımdan sonra Ankara'nın Tel Aviv'e çok net tepki gösterip insani duruş sergilediğini hatırlattı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu noktadaki kararlı duruşunun çok önemli olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, İsrail'in bölgede istikrarsızlık yayan bir ülke olmaya devam ettiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, ABD'nin GKRY'ye silah satmasını ve burada askeri eğitim vermesini eleştirerek, 'Bunu burada Amerikalı muhataplarımıza sorduğumuzda doğru düzgün bir cevap veremiyorlar.' dedi.
ABD ya da başka bir ülkeye 'düşman' olmadıklarını belirten Ertuğruloğlu, bununla beraber 'kimseye teslim bayrağı çekmeyeceklerini' ve Türkiye'nin desteğiyle Ada'daki varlıklarını korumaya devam edeceklerini vurguladı.