Ticaret, sanayi, tarım, turizm ve birçok sektörde olduğu gibi siyasette de, medyada-gazetecilikte de çıkar uğruna her kepazeliğe, adaletsizliğe, usulsüzlüğe, terbiyesizliğe tevessül edenler vardır.
Çok kez yazdım, işaret ettim. Yaptıkları, ne basın ahlakına ne etiğe, ne mesleğe ne de insanlığa yakışmaz diye. Bundan dolayı bana saldıranlar, aşağılamaya kalkışanlar, hatta yolumu kesip darp etmeye kalkışanlar oldu. Yılmadım, korkmadım, doğruları yazmaya, görüntülemeye, halk yararına insanlık, vatanım ve milletim adına doğru olduğuna inandıklarımı dile getirmeye çalıştım. Maddi manevi kayıplara da uğradım. Her şeye rağmen yolumda yürüdüm, yolundan çıkan meslektaşları uyardım, doğru yola davet ettim.
Uyanlar oldu, uymayanlar ve omuz silkerek “bu deli da nerden çıktı” diyenler gördüm.
Fakat ne acıdır ki Gazeteci-Medya örgütlerini harekete geçiremedim.
Kazanç, çıkar uğruna mesleği ayaklar altına alanlar, haksızdan, dolandırıcıdan, kaçakçıdan yana işler yaparak, insanların şerefi-namusu, gururu ile oynayanlar, bazılarını köpek, domuz, hain olarak yansıtanlar, fotoğraflarını baş aşağı yayınlayanlar, en haliz dille saldıranlar, maalesef, caydırılmadı, engellenmedi. Bilakis, bazı güçlü çevreler tarafından beslendi, cesaretlendirildi.
Doğrudan, dürüstlükten, insanımızdan yana olanların bazıları da mahkeme kapılarında, sözde adalet önünde, hırpalanıp, hapislik ve para cezalarına da çarptırıldı.
Doymak bilmeyen bu yaratıklar, en vahşi, her gördüğünü yutmak için saldıran “garghariyalar”a - köpek balıklarına benzetildi. Bir siyasi parti başkanı, milletvekilimiz Mehmet Çakıcı da bu gerçeğin altını çizerek vurguladı ve dikkatleri çekti. Onu içtenlikle kutlarım.
Kalemlerini, ekranlarını, radyolarını, iletişim olanaklarını, kişiliklerini ve mesleğe saygılı tutumlarını ısrarla sürdüren meslektaşlarımın önünde saygı ile eğilir, onları takdirle alkışlarım
WIKILEAKS VE CIA
Julian Assange, wikileaks sitesinde, dünyayı sarsan, çok gizli sayılan bazı belgeleri yayınladı. En ünlü yayın organları; Der Spigel(Alman), Le Monde (Fransız), El Pais (İspanyol), The Guradian(İngiliz) ve New York Times(Amerikan) da bunlara çok geniş yer verdi.
Amerika Dışişleri Bakanlığının binlerce sayfalık gizli belgelerinin, kriptolarının ele geçirilmesi o kadar kolay mı?
Değildir ve bu şekilde yayınlanmaları da olamaz. Olması için, yetkili ve bilen birilerinin bunları sızdırması gereklidir.
Dünya devlet adamları, kişilikleri, ülkeleri, siyasetleri, planları, stratejileri vs. vs. hakkında onca “top secret-çok gizli” belgeye ulaşmak bu kadar kolay olmayacağına göre, bunları CIA veya Pentagon, dolaylı olarak sızdırmış olasılığı çok yüksektir.
Bu yayınların arkası geldiğinde bazı dengeler, dostluklar, ittifaklar yeniden gözden geçirilecektir. Amerika da bunları yeni baştan şekillendirecektir.
İçimde öylesine bir şüphe vardır ki, Amerika yeni kurnazlıklarıyla bazı değişiklikler için zemin hazırlamaktadır.
İleri de görüp öğreneceğiz. Bu belgelerin Kıbrıs’la ilgili kısımları da elbet bilgimize gelecektir. Boşuna değildir Trodos Dağları’nın zirvesindeki “achelon” ve Kıbrıs’ımızın diğer bölgelerindeki dinleme merkezleri-interception centres-stations. Bu istasyonlar hiçbir zaman ne Kıbrıs Rumlarının ne de Türklerinin –ne de onların anavatan dediklerinin olmamıştır. Yanlarına dahi kimsecikler yanaştırılmıyor. Onlar tamamıyla Yankeelerin ve Johnnilerin kontrolünde, idarelerindedir.
DEMİRAĞ VE AZİZ
Ülkemizin yetiştirdiği ender şairlerimizden, bir ara gazetecilik de yapmış olan, değerli dostumuz Fikret Demirağ’ı kaybettik. Üzüntümüz büyüktür. Çünkü onun gibi değerli insanların yerlerinin doldurulması hiç de kolay değildir.
Kendisine Ulu Tanrıdan rahmet, yaslı ailesine, şiir aşıklarına ve sevenlerine de başsağlığı dilerim.
Bu arada, Perihan Aziz bacımı da kutlamak isterim. Hak ettiği TAK müdürlüğüne asaleten tayini gerçekleşmiş. Hizmette yıllarını vermiş, çalışkan, titiz, fedakar bir meslektaşımızın yüceltilmesi, onu sevenleri de mutlu etmiştir.
Hayırlı uğurlu olsun.
Başarılar Perihan bacım.
Benden bir tavsiye: Sakın köpek balıklarının kurbanı olma!