Kamu-Sen Genel Başkanı Metin Atan, ülke siyasetinde yaşananları değerlendirdi. Son günlerde kamuoyunun gündemini meşgul eden hükümetin büyük ortağı Ulusal Birlik Partisi (UBP) kurultayı ile ilgili sert eleştirilerde bulunan Atan, “bu ülkenin en büyük sorunu siyasetteki omurgasızlar” dedi. Halkı rezil kepaze etmeye kimsenin hakkı olmadığına vurgu yapan Atan, meclise girerken dürüstlük yemini eden siyasetçilerin, verdikleri sözün arkasında durmasının halk nezdinde önemine dikkat çekti. Siyasetin ‘al-ver çıkar siyasetine’ döndüğü eleştirisinde bulunan Atan, “Önümüzdeki seçimlerde çıkıp şimdi oy isteyecekler. Hiçbir şey yokmuş gibi demokrasi nutukları atacaklar. Bu mu olması lazım? Herkesin bir iradesi var. Siz demek ki kuklasınız” sözlerini kaydetti.
ADA TV’de Gündem Özel Programı’na konuk olan Kamu-Sen Genel Başkanı Metin Atan, siyasette gelinen noktadan utanç duyduğunu söyledi. Bir sendika başkanı olarak yaşananların mide bulandırıcı olduğuna vurgu yapan Atan, “Halkın omurgasızlarla bu ülkede yürüyemeyeceğini bilmesi gerekir” dedi. Atan’ın programda yapmış olduğu açıklamaların öne çıkan detayları şu şekilde; “Aday olmak ve olmamak herkesin demokratik hakkıdır ama aday olacaksanız verdiğiniz sözün arkasında durmalısınız. Bu halkı bu kadar rezil kepaze etmeye kimsenin hakkı yok. Bir seçim yapılacaksa UBP bu ülkenin en köklü partisi, bir yıl öncesinden konuşuluyordu, alımlar istihdamlar hep buna göre yapıldı. Adayım diyerek eleştiriler yapıp sonra mevcut başkanı destekleyeceğim demek, konu Ünal Bey değil, bizi sıkıntıya sokan tutum ve davranışlardır. Siz kendi ayaklarınız üzerinde kendi kararlarınıza saygı gösterebiliyor musunuz? Taçoy adaylığını açıkladı ona neden sen çekil denilmedi? Türkiye buna baskı yapmış olsa bile karşısında durulması gerekir, Türkiye bizim kırmızı çizgimiz. Olmazsa olmazımız Türkiye’dir. Türkiye tebligat etmişse çekil şeklinde, o zaman aday olmaya niyet göstermeyeceklerdi.”
“SİYASETİN KUKLALARI”
“Siyaset al-vere döndü. Çıkarların başrollerinde oynayanlar belli. Bu halk bunu hak etmiyor. Ellerinde patlayacak. Bunun ne kadar savunmasını yaparsanız yapın değişmez. Ben çok mücadele ettim yapamadım diyebilirlerdi bu beni ilgilendirmez, beni ilgilendiren halka yapılan saygısızlıktır. Önümüzdeki seçimlerde çıkıp şimdi oy isteyecekler. Hiçbir şey yokmuş gibi demokrasi nutukları atacaklar. Bu mu olması lazım? Herkesin bir iradesi var. Kuklasınız demek ki siz. Yaptıkları doğru mu? Bir karar verildiyse onun arkasında durulması lazım. “
“VATANDAŞIN YÜZÜNE NASIL BAKACAKLAR?”
“Zaman içinde her türlü çıkar, çatışma her türlü pisliğin içine girdiler. Görmüyor muyuz yaşananları? Görmüyor musun halkın ne kadar ezildiğini? Kendileri nasıl bunları kabullendiler? Nasıl vatandaşın yüzüne bakacaklar? Aday olup, eleştiriler yapıp sonra da çekildim destekliyorum demek midir yapılması gereken? Herkesin demokratik hakkıdır seçme ve seçilme hakkı, eğer siz seçime giriyorsanız kimse size niye girdin diye sorma hakkı yok. Girdiğin zaman da dik duracaksınız, omurgasızlık yapmayacaksınız. Bu konuşmalarımı hazmedemeyecek arkadaşlar olabilir ama kimseden çekincem yok. Bizlerin oyu ile geldiler, halka dürüstlük yemini verdiler, bu mu dürüstlükleri? Kusura bakmayacaklar bu ülkede elli yıldır neler yaşadığımızı çok iyi biliyoruz. Çıkar çatışması, çeteleşme çoğaldı. Zaten dış politikada itibarımız yerle bir, sorma gir hanı olmuş ülke.”