Yaşamın her zaman bir bilmece olduğuna inanırım. Her gün, her dakika hatta her saniye bize farklı ve akla gelmedik durumlar sunduğuna inanırım. Öyle ki o anı düşündüğünüzde şaşar kalırsınız. Şimdi durup dururken ne oldu da nasıl oldu da böyle ortaya çıkıverdi diye...
Bilmece çözmeye, bulmacalara kafa yormaya daha çok küçük yaşlarda başladım ben. Aranızda bana benzeyenleriniz olduğunu biliyorum. Bu da her birimizin farklı kategorilerde olduğunu, insan davranışlarındaki farklılığın ve çeşitliliğin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Dünya denilen varoluş evimizde, milyonlarca yıldır insanoğlu değişerek, dönüşerek evriliyor. Bu evrilmede kaçınılmaz bir şeyler yatıyor. Bunları anlamakta zorlanıyoruz. Tıpkı bir pazılın parçalarını birleştirmek gibi... Her seferinde bir ya da birkaç parça eksik kalıyor. O boşluğu doldurmaya aklımız yetmiyor.
Yine de ben, aklımdan, o boşluğun bizden sonra çözüleceğini ama yeniden başka boşluklar açılacağını düşünüyorum. Aslında bu gizemi çok seviyorum. Bana büyülü bir dünyanın varlığını öğretiyor.
Bu yüzden tam da bu yüzden, yarınlara umut ve merakla bakıyorum. Karşıma çıkan her olay ya da durum bana yeni bir oyun gibi geliyor. Oyun çemberine katılırken tıpkı küçük bir çocuk gibi heyecanlanıyorum. Başka hayatlara dokunarak, teğet geçerek hatta onlarla çarpışarak bir şeyler öğrenmek insana yeni tatlar, yeni renkler, güzel bakışlar kazandırıyor.
Sevgiyle kalın, sevgimde kalın.
KALBİMİN ATEŞBÖCEKLERİ
gözlerimi kapatıp
kalbime bakıyorum
oraya bıraktığın
ateşböcekleri göz kırpıyor
bir seviniyorum ki!
ellerime dokununca ellerin
kelebekler konuyor saçlarıma
içim ısınıyor sevginle
kucağına sokulunca
dünyamı dolduruyorsun
kulağına eğilip
' İyi ki varsın...' diye fısıldıyorum.
iyi ki varsın...
Ayşe TURAL
YAŞAMIN SICAKLIĞIYLA…
Yaşam, yaşamaktan gelen bir sözcük… Yaşamanın tamamı, bütünü, süreci… Ne hoştur ki, bir nefes alışımız, bir yudum su içişimiz, bir anlık yastığa düşen başımız… Yaşamın bir parçasıdır. Bir göz göze geliş, sıcacık bir el tutuş, bir gülümseyiş de odur…
Bir güzellik, bir büyü taşır sanki… Uzunluğu, kısalığı yaşadıklarımızla ölçülür; bazen de duygularımızla… Sevgi dolu bir beraberlikte saatler su gibi geçiverirken; üzüntülü bekleyişlerde bitmek bilmez bir işkenceye dönüşmesi bundandır...
Her ne varsa iyiden, güzelden yana onu davet edelim bu zaman dilimine… Hep iyiliklere ve güzelliklere kapı açalım… Açalım ki, dünyamız da aydınlansın, güzelleşsin…
SAHİ
sözcüklerin gizemi
bizi
bize ne kadar bağlar
bir bakış
bir bakışa
neler anlatır
el ele tutuşunca
ne konuşur
parmaklar
sahi
bir ömür
öteki ömre nasıl eklenir…
Ayşe TURAL
SEVGİ DOKUNMAKTIR...
Dokunmak sevgiyle...
Tanımadıklarımıza gülümsemek...
'Günaydın..' demek yüzümüze bakan bir yabancıya...
Çocuğumuza sarılmak, kokusunu içimize çekmek...
Bir büyüğümüzün elini öpmek, bir dostumuzun omzuna dokunmak...
Sevdiğimize sevgimizi söylemek,
ışıl ışıl gözünün içine bakmak,
belki beline sarılıvermek,
yanağına bir öpücük kondurmak...
SEVMEYİ BİLİRSEK, DOKUNMAYI BİLİRSEK BAŞKALARINA ACI VERMEYİ DE UNUTURUZ...
YOK OLMUŞ BU EVLERDE
Birkaç parça taştan başka
hiçbir şey kalmadı
bu evlerde
Kuytu köşesine yuvalanmış
kör baykuşun
hazin ötüşünden başka
ister orada ister burada
onca insandan
bu taşlar kadar bile kalmadı
En parçalanmış ÜLKE
benim yüreğim
Ayşe TURAL / 23 Ocak 2024
GÜNE BAKIŞ
İnsan ömrü durmadan tekrarlanırmış gibi geliyor insana… Elbette değil... Aylar, haftalar, hatta günler geçip giderken arkasından bakakalıyoruz… Çok hızlı… Dün gibi… Yeni yıla daha dün girdik ama mart ayı da geride kaldı sayılır…
Sanırım marifet zamanın akışında değil, bizim onda neler yakaladığımızdır…
Haydi, gelin USTA BALIKÇI gibi oltamızı sallayalım, bakalım kısmetimize neler çıkacak?
Kısmet diyoruz ama plan programa da bakar bu işler…
Hafta sonu için birkaç gün önceden bir şeyler düşündünüz mü?
Kimlerle görüşeceksiniz?
Birlikte kararlaştırılan bir piknik ya da gezi var mı?
Kimler ziyaret edilecek?
Elbette kendinizi günün akışına da bırakabilirsiniz… Eh! Artık ne çıkarsa bahtınıza…
Ben mi?
Elbette plan hazır, rota belli...
Bende hayatı ıskalayacak göz var mı?
Sevgiyle...
GÜN AĞARIRKEN
bin bilinmeyenli denklemler gibi
şu tepenin ardından
doğuverir güneş
ışığıyla kamaşır gözler
uyanır ruhlar
yaşamın koşusu başlar
ne hoştur
kuş cıvıltıları
börtü böceğin dansı
haydi
yaşamın senfonisi başladı
sen de oyuna katıl
Ayşe TURAL
YENİ BİR KİTAP
BLADAN’DAN BATUM’A
( Dr. Tahsin GÖZMEN’in kaleminden
özyaşam öyküsü)
Kitabın editörü: Sevil EMİRZADE
“ Sevgili arkadaşlarıma, dostlarıma , akrabalarıma ve yakın geçmişimizde küçük bir zaman yolculuğu yaşamak isteyen her ilgiliye, babamın 1910-1975 seneleri arasında titizlikle tuttuğu notlarına dayanarak 1960’larda kendi el yazısı ile kaleme aldığı hayat hikayesini kitaplaştırma görevimi nihayet bitirdiğimi ve kitabın basıldığını sevinçle duyururum.
Bu arada bizim neslimizin çocukluğuna ve gençliğine ait bazı hatırlanması gereken anıların ve babamla olan kendi anılarımın da 60 yıllık olması dolayısıyla, yeri geldikçe katkı yapmayı uygun gördüm. Bir takım tarihi belge ve resimlere de yer veren kitap 480 sayfadır.
Aşağıdaki davetiyede de görüldüğü üzere kitabımın lansmanı 21. Ağustos Çarşamba günü, saat 18.00’de
“Merkez Lefkoşa”, Küçük Kaymaklı , Lefkoşa’da olacaktır.
Gelebilen dostlarımızı aramızda görmekten mutluluk duyacağız.”
SOYER GÖZMEN / Diş Hekimi ( İsviçre)
Hepinize mutlu hafta sonu diliyorum efendim…
Ayşe TURAL