Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, CTP'nin Mart ayında Cenevre’de yapılacak görüşmelerden “yeni bir müzakere süreci” olarak bahsetmesinin halkı yanılttığını söyledi…
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, CTP'nin Mart ayında Cenevre’de yapılacak görüşmelerden “yeni bir müzakere süreci” olarak bahsetmesinin halkı yanılttığını belirterek, böylesi hamlelerden süratle uzaklaşılması gerektiğini ifade etti.
Ertuğruloğlu, federasyon modelinin artık tüketilmiş bir formül olduğunu kaydetti.
Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türk halkı ile güç ve paylaşımı asla içselleştiremeyen ve Kıbrıs Türk halkını bir azınlık olarak gören Kıbrıs Rum tarafının, yeni bir ‘müzakere’ süreci ile ‘federasyon’ tezini kabul edebileceğine inanmak ve bunun için çaba sarf edilmesi gerektiğini savunmak, dahası, eğer Kıbrıs Türk halkı isterse ‘federasyona’ ulaşılacakmış gibi bir tablo çizmek ve halkı yanlış yönlendirmek en basit tabirle halkımızın zekasına hakarettir” dedi.
Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:
“Kıbrıs Türk halkı bu adanın eşit sahibidir. Kıbrıs Türk halkının adadaki varoluş mücadelesi Rum boyunduruğu altında yaşamamak için verilen onurlu bir mücadeledir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise bu mücadelenin en şerefli sonucudur. Dolayısıyla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sahip çıkmak, egemen eşitliğimizi ve eşit uluslararası statümüzü savunmak en doğal hakkımızdır ve görevimizdir. Uluslararası toplum veya Rum tarafı sözde istermiş gibi davrandığı için özden gelen haklarımızdan vazgeçerek başarısızlığı defalarca ispatlanmış olan ‘federasyon’ görüşmelerine geri dönmek, Kıbrıs Türk halkını ucu açık bir sürece hapsetmekten başka bir amaca yaramayacaktır ve asla sözkonusu değildir.”
Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, KKTC’nin tanınmasını ve egemen eşitlik gibi kavramları benimsemek ve özden gelen hakları her ne pahasına olursa olsun savunmanın, gerçeklikten uzak modeller üzerinde zaman harcanmaması için tek çıkış yolu olduğunu belirtti. Ertuğruloğlu, “Unutulmamalıdır ki, ‘federasyon’ tezi, Kıbrıs Türk halkı rızasını verdiği için bir parametre haline gelmiş ve Güvenlik Konseyi kararlarında yer almıştı” dedi.