Kültürümüzü ne kadar tanıyoruz? Kültürümüzle ilgili çevremizde bilgi alış verişi yapabileceğimiz kimseler var mı? Bu zenginliğimizi taçlandırabileceğimiz, gençlerimize kültür aktarımı yapabileceğimiz bir uğraşımız var mı?
Bir aydır Lapta Yavuzlar Lisesi’nde müdür muavinliği yapıyorum. Yeni bir okul, yeni öğretmen ve öğrenciler, yeni görevler… Tüm bunları düşünürken okul müdürümüz Sayın Fuat Tek’in odasına toplantı için gittiğimde beyaz, gri, renkli, evleri, dükkanları süsleyen kilimlere göre minnacık sayılabilecek durumda kilimlerle karşılaştım. Gerçekten çok beğendim. Müdür Bey’e sorduğumdaysa: “Gördüklerinin tümünü okulumuzun öğrencileri öğretmenlerinin bilgi ve gözetimi eşliğinde yaptılar.”dedi. O an, okulumla, müdürümle, öğretmen arkadaşımla ve tabii ki öğrencilerimizle gurur duydum. Kilim dokumak için açılan bu atölyenin açılma kararının verilmesi, Teknoloji ve Tasarım dersi öğretmenimiz Alptekin Çalışkan’ın öğrencilere kültürümüzü aktarması, öğrencilerimizin sabırla dokudukları bu kilimlere kendi duygularını işlemeleri, okulumuzdaki her bireyin bu kültür aktarımını destekliyor olması, bu okulda okul kültürünün sağlam olduğunu göstermekte.
Kilim Dokuma Sanatı
Kilim, halıya benzer bir kumaş parçasıdır. Ancak, bir odanın genişliğini kapsamaz. Genellikle zemin kaplaması veya dekoratif amaçlı olarak kullanılır. Kilim yapımı, çeşitli tekstil malzemelerinden kilim hazırlama işlemidir. Tarihsel olarak, örgü, çengel ve dokuma dahil olmak üzere çeşitli kilim yapım yöntemleri geliştirilmiştir. Bu işlemler, bir mandal kancası gibi küçük aletler kullanılarak veya bir dokuma makinesi kullanılarak elle gerçekleştirilebilir. Bez kilimler, kancalı kilim yapımının tarihsel olarak dikkate değer ve yaygın şeklidir. Kilim dokuma, kilimlerin çuval bezi, keten veya kilim çözgüsü gibi sert dokuma bir tabandan iplik veya kumaş ilmeklerinin çekilmesiyle yapıldığı hem bir sanat hem de zanaattır. İlmikler, kaldıraç için bir sapa monte edilmiş kroşe tipi bir kanca kullanılarak destek malzemesinden çekilir.
Unutulmaya Yüz Tutmuş Sanat
Unutulmaya yüz tutmuş bu sanat, eşi benzeri olmayan güzellikte kilimlerin yaratıcısı. Uzun bir zamandan sonra,çocukken büyük halamızda vardı, iki sene önce Kalkanlı İlkokulu’nda kütüphane açma çalışmalarımız sırasında ilkokulun giriş kısmındaki merdiven altında dokuma makinesi olduğunu fark etmiştim. Neden orada atıl durumda olduğunu sorduğumdaysa; siz de cevabı tahmin etmişsinizdir. Artık, bu gibi sanatların ilgi görmediğini hepimiz biliyoruz.
Alptekin Hocamız Anlatıyor
Bu kültürümüz açısından değerli olduğu kadar sanatsal yönden de estetiği oldukça çok olan çalışma, Lapta Yavuzlar Lisesi’nde nasıl ruh buldu? O gün, o güzelim kilimler, Müdür Bey’in odasına nasıl geldi? Nasıl oldu da sadece özel dükkanlarda yer bulan bu el emeği ürünlere yakından bakabiliyorduk? Alptekin Hocamız, anlatıyor: “ Kilim dokuma fikrini ilk olarak geçen yıl yaptığımız toplantıda okulumuzun müdürü Fuat Tek Hocamızla ve zümre arkadaşlarımla paylaştım. Müdür Bey, bu fikre çok sıcak baktı. Bu çalışmayla ilgili gerekli bilgileri verdikten sonra nasıl bir yol izleyebileceğimizi sordu. Ben de Türkiye’de geldiğim okulda bu çalışmaları yaptığımızı ve kilim dokuma tezgahlarının önceki okulumda mevcut olduğunu söyledim. Türkiye’deki okul müdürümle görüştükten sonra, okulumuz Lapta Yavuzlar Lisesi’nde kilim dokuma atölyesi kuracağımızı ve mevcutta kendilerinin kullanmadığı fazla tezgah olup olmadığını sordum. Müdür Bey, bir adet fazla tezgahlarının olduğunu ve bize gönderebileceklerini belirtti. Türkiye’deki okulumda görev yapan zümre arkadaşım Ertuğrul Hocam, tezgahı söküp paketledi. Gönderim için gerekli iletişim sağlandı. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra, tezgah okulumuza ulaştı.
“Kilim Dokuma Atölyesi” Kurma Hayali
Gelen tezgahın kurulumunu geçen yıl okulumuzda görev yapan İsmail Hocamızla yaptık. Programımıza aldığımız kilim dokuma, öğrencilerimiz tarafından çok sevildi. Öğrencilerimiz, kısa sürede dokumayı kavradılar. Çok yoğun bir dokuma yapmamamıza rağmen; kısa sürede ortaya güzel ürünlerimiz çıktı. Lapta Yavuzlar Lisesi’ne “Kilim Dokuma Atölyesi” kurma hayaliyle çıktığımız bu yolda, ilk adımımızı gerçekleştirmiş olduk. Hedefimiz, bu atölyeyi daha da geliştirerek ilerletmek. Türklerin 4 bin yıllık bir geçmişinin olduğu kilim dokumanın Kuzey KıBRIS Türk Cumhuriyeti’nde de yaygınlaşmasını, canlanmasını temenni ediyorum.
Bu hayal için çıktığımız zor ve zahmetli yolda desteğini ve yardımlarını hiç esirgemeyen okul müdürüm Fuat Tek’e; tezgahın teminini sağlayan Ertuğrul Bartan Hocama; tezgahın bize ulaşmasından sonra kurulumunda emeği geçen İsmail Yiğit Hocama; ayrıca tezgah ipleri için destek sağlayan Bursa’dan Meral Hanım’a çok teşekkür ederim.”
İşte, güzel bir yolculuk daha. Tüm bu güzelliklere şahitlik yaptığım için şükretmeliyim. Çünkü, 2025 senesindeyiz ve yaşamda kültür kavramının yerini almaya çalışan; hatta alan da birçok yeni oluşumlar var. Her şeye rağmen, ben kültürüme sıkı sıkıya bağlı biriyim ve çok şanslıyım ki çevremde benim gibi düşünen de çok insan var.
Kaynak:
https://tr.wikipedia.org