“Kriz masası kurulmalı, diplomasi devreye girmeli”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Ada TV'de Cüneyt Oruç’un konuğu oldu. Programda Kıbrıs’taki mülkiyet sorunları ve uluslararası hukuk üzerinden yaşanan gelişmelere dikkat çeken Solyalı, yaşanan sürecin Kıbrıslı Türkleri köşeye sıkıştırdığını vurguladı. Solyalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) aldığı kararlar doğrultusunda, mülkiyet konusunda sadece eski mal sahiplerinin değil, kullanıcıların da haklarının bulunduğuna işaret etti. 2004 Annan Planı’na Kıbrıslı Türklerin “evet” demesinin ardından oluşturulan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK), zamanla işlevini yitirdiğini belirtti.

Solyalı, Güney Kıbrıs’tan gelen hukuki baskıların arttığını, müteahhitlerden bireylere kadar uzanan tutuklama emirlerinin gündeme geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a da eleştiriler yönelten Solyalı, “Bu konuya ilişkin BM, AB, AİHM gibi uluslararası platformlarda herhangi bir girişim yapılmadı. AB Komisyonu’na brifing bile verilmedi. Tüm bunlar göz göre göre başımıza geldi” dedi. Uluslararası hukukta ciddi bir baskı altına girildiğini ifade eden Solyalı, diplomatik adımların gecikmeden atılması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: “Kıbrıslı Rumlar, hukuku siyasi bir silah olarak kullanıyor. Biz kuzeye sıkıştıkça daha da sıkışıyoruz. Bu sorunu bertaraf etmek için uluslararası alanda güçlü bir gündem oluşturmak zorundaydık. Güney’in uyguladığı cezalandırıcı tutum, Kıbrıs gerçeğinden uzak, kabul edilemez bir yaklaşımdır.” Solyalı, Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumların, Güney Kıbrıs’taki Türk mallarıyla ilgili takip yapmadığını da kaydederek, bu konuda usulsüzlüklerin yaşandığını iddia etti. TMK'nın işlevselliğini yitirmesiyle birlikte Kıbrıslı Rumların Avrupa Komisyonu’na şikayetlerini artırdığını ifade etti.

“LOBİ FAALİYETİ BAŞLATILMALI”

CTP Milletvekili, mevcut gelişmelerin Kıbrıslı Türklerin demokratik anlamda geriye gitmesine neden olduğunu belirterek, acil olarak bir kriz masası kurulması ve mülkiyet başlığında diplomatik bir atılım yapılması gerektiğini söyledi: “Uluslararası hukuk zorlanmalı, lobi faaliyetleri derhal başlatılmalı. Siyasi koşul öne sürmeden, bu meseleyi çözüme kavuşturacak adımlar atılmalı. BM, Kıbrıs’ın güneyine bu konuda baskı yapmak zorundadır.” Solyalı ayrıca, Maraş’ın BM kararlarına rağmen açılmasıyla birlikte, Güney Kıbrıs’ın tepkisinin daha organize hale geldiğini ve bu sürecin aslında 1,5 yıl önce başladığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Tatar’ın “Ben Simon’a söylemiştim Güney’e geçmesin” ifadesi dışında bir girişimi olmadığını belirten Solyalı, bu yaklaşımın yetersiz kaldığını dile getirdi.
Bu haber 364 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER