Ada TV’ye konuk olan Girne Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Doç.Dr. Didem Aydındağ, Beril Karaçatlı’nın sorularını yanıtladı:
Girne Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Doç.Dr. Didem Aydındağ, Venezuela-ABD krizini uluslararası güvenlik ekseninde değerlendirdi. Aydındağ, “Büyük güçlerin tamamen askeri güce odaklı olarak hareket etmeleri Kıbrıs’ı ve Türkiye’yi de tehdit altına sokuyor” dedi.
Doç. Dr. Aydındağ, “Venezuela ile ABD arasında olan gelişmeleri Rusya Ukrayna krizi ile veya ABD’nin İran’a müdahalesi ile inasıl kıyaslayabiliriz” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Rusya bile bir şekilde uluslararası hukuk normlarına en azından atıf yaptı. ‘Meşru müdafaa’ dedi ‘kendi ülke sınırlarımdır’ dedi, bu uluslararası camiada bir karşılık bulmadı. İran durumunda ise geçmişten gelen bir nükleer kriz vardı ve karşılıklı tehditler ve saldırılar vardı. Yani meşru müdafaa yolu açısından uluslararası hukukta bir karşılığı bulunabilirdi. Venezuela durumunda buna benzer bir durum yoktu son güne kadar Venezuela savaş karşıtı bir portre çizdi. Lider üstünden bu şekilde bir saldırı olmadı. Libya, Irak, Panama örneklerinde ya NATO girişimi vardı, ya rejim düşmüştü ya Güvenlik Konseyi kararı vardı ama Venezuela’da aktif olarak görev yapan fiilen Başkan olan ve devam eden bir lidere yönelik böyle bir durum olmadı.”
Uluslararası toplumun artık çok daha dikkatli olması gerektiğini kaydeden Doç.Dr. Didem Aydındağ sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası hukuk odaklı bir normlar sisteminden askeri güç hiyerarşisi üstüne kurulu bir normlar sistemine geçiş çok tehlikeli. Gözlememiz lazım, güç kullanımında artış var mı? Güvenlik Konseyi’nin bunu ciddi şekilde ele alınması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Yaşanan bu gelişmelerin bölgesel olarak Türkiye-Kıbrıs açısından da etkileri olacağını kaydeden Doç. Dr. Aydındağ, “Çok tehlikeli bir süreçteyiz. Kıbrıs açısından tehlike, doğalgazdan bile önemli olan jeopolitik önemi. Orta ölçekli bütün ülkeler için de çok tehlikeli ki Türkiye de orta ölçekli bir güç. Büyük güçlerin tamamen askeri güce odaklı olarak hareket etmeleri Kıbrıs’ı ve Türkiye’yi tehdit altına sokuyor. Türkiye Kıbrıs’tan farklı olarak bu sisteme komple dönüşürse Venezuela veya Küba ya da Meksika gibi bir durumla karşılaşmaz ama yine tehditlere açık olur” diye konuştu.