Latin Amerika dünyanın yükselen ve geleceği parlak bölgesi. Latin Amerika dünyada en fazla gıda ve tarımsal ürün ihraç eden bölge konumunu muhafaza ediyor. Çok büyük tarım alanlarına sahip, nüfus da fazla değil. Soya, mısır, tavuk ve dana eti, şeker ihracatında lider. Doğal kaynaklar itibarıyla da çok zengin; petrol, doğal gaz, demir, bakır, lityum, nadir madenler vs. her şey var. Yenilenebilir enerji hızla gelişiyor.
Latin Amerika dünyanın yükselen ve geleceği parlak bölgesi. Latin Amerika dünyada en fazla gıda ve tarımsal ürün ihraç eden bölge konumunu muhafaza ediyor. Çok büyük tarım alanlarına sahip, nüfus da fazla değil. Soya, mısır, tavuk ve dana eti, şeker ihracatında lider. Doğal kaynaklar itibarıyla da çok zengin; petrol, doğal gaz, demir, bakır, lityum, nadir madenler vs. her şey var. Yenilenebilir enerji hızla gelişiyor.
* * * *
Velhasıl Latin Amerika dünyanın yükselen ve geleceği parlak bölgesi. AB ile Mercosur ülkeleri arasındaki serbest ticaret anlaşması da bu tahminleri doğruluyor. Çin gayet akıllı biçimde Latin Amerika ile ilişkilerini geliştirmeyi sürdürüyor, ulaşım altyapısı ve telekomünikasyon alanlarında yatırımlarını artırıyor. ABD’nin yeni ulusal güvenlik belgesinde Latin Amerika “Vaşington'un arka bahçesidir, buralarda dolaşmayın” denilse de Latin Amerika'nın Çin ile bugünkü seviyeye ulaşan bağlarının koparılması hayli müşküldür. Geçen yıl “Çin'in bölgedeki stratejik yatırımlarından ve artan ticaretinden rahatsız olan Trump’ın Latin Amerika'da daha faal olması bekleniyor” yazmışım. Başkan Trump beni yanıltmadı ancak faal olmanın çok ötesine geçti.
* * * *
Trump, ikinci kez seçilirken yasa dışı göç ve uyuşturucu sorunlarını çözme sözü verdi. Geçtiğimiz yıl kolluk kuvvetlerini kullanmak suretiyle binlerce “yasa dışı” göçmeni uçaklara doldurup Latin Amerika ülkelerine ve Afrika başkentlerine yolladı. Göçmenlerini geri almayan ülkeleri gümrük tarifelerini artırmakla tehdit etti. Bir kısmını da El Salvador’un meşhur mega hapishanesine (CECOT) yerleştirdi. Venezuela'ya yönelik abluka ve baskıyı da Maduro yönetiminin ABD’ye uyuşturucu yolladığı tezi üzerine kurdu. Tutuklanan cumhurbaşkanı hâlen New York mahkemesinde uyuşturucu işlerinden yargılanıyor.
* * * *
Trump, ikinci döneminin ilk yılında iki asır öncesine ait Monroe Doktrini’ni de canlandırdı. Özetle, Amerika kıtası (Batı Yarımküre) benim arka bahçemdir, diğer ülkeler buraya karışmasın, siyasi ve iktisadi açılardan fazla ileri gitmesinler mesajını verdi. Rusya'nın Latin Amerika'da, Venezuela'daki cüzi mevcudiyeti dışında bir ağırlığı bulunmuyor. Çin’in durumu ise tamamen farklı. Son 10-15 yıldır bölgedeki yatırımları ve artan dış ticaret hacmiyle ABD'yi ikinci plana itmiş durumda.
* * * *
Latin Amerika'nın yaptığı ithalatta Çin genelde birinci sırada, seyrek olarak ikinci sırada. İhracatta da muhakkak başlarda (1 ila 3-4). Bölgeden ihraç edilen tarım ürünlerinin birinci alıcısı yıllardır Çin; madenlerde de öyle. Bölge ile Çin arasındaki dış ticaret hacmi yarım trilyon dolar seviyesinde. Trump’ın yatırım ve ticaret açısından Latin Amerika'ya iyice yerleşen Çin'i yerinden etmesi hayli zor. ABD sermayesinin Çin ile baş etmesi kolay değil. Telekomünikasyon, madencilik ve ulaştırma altyapısı alanlarında Çinliler hayli yol almış durumda.
* * * *
2025 yılına seçimler ve ideolojiler açısından baktığımızda bölgede solun gerilediğini, muhafazakâr-liberal partilerin ardı ardına zaferler kazandıklarını görüyoruz. Bir zamanlar neredeyse baştan aşağıya kırmızıya boyanan (Pink Tide) Latin Amerika'da artık sağcı düşünceye rağbet var, hatta aşırı sağa. Avrupa ülkelerinde aşırı sağ nasıl yükseliyorsa benzer şekilde Batı Yarımküre’de de yükseliyor. Trump’ın iki kez seçilmesinin Latin Amerika ülkelerindeki sağ partilerin başarı grafiğinin yukarılara taşınmasında rol oynadığı muhakkak. 2025 yılında Ekvador, Bolivya, Şili ve Honduras’ta seçimleri sağcı liderler kazandı. Arjantin’de Meclis ara seçimlerinde aşırı sağcı Javier Milei'in partisi başarılı oldu.
* * * *
Bu başarı muhtemelen Javier Milei’ye ikinci dönem cumhurbaşkanlığının kapısını aralayacak. Bu sene Kosta Rika ve Peru'da muhafazakâr liderlerin seçimleri kazanmaları bekleniyor. Benzer şekilde Kolombiya’da sosyalist cumhurbaşkanı Gustavo Petro yerini sağcı lidere bırakabilir. Brezilya'da yılların politikacısı Lula da Silva'nın koltuğunu muhtemelen muhafaza edeceği kanısındayım.
* * * *
ABD’nin komşusu Meksika diken üzerindeki ülke konumunda. Trump, Meksika'da üretilen uyuşturucunun ABD vatandaşlarını zehirlediğini ileri sürerek uyuşturucu kartellerine karşı ortak operasyonlar düzenlenmesi için baskı yapıyor. Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum ise Trump’ı sinirlendirmeden bu girişimleri önlüyor. Dünyada Trump’ı en makul tarzda kim idare ediyor diye sorarsanız cevabım net: Sheinbaum'dur. Herkesin malumu, Meksika'nın en büyük derdi uyuşturucu temelli asayiş meselesidir. Her sene bu sebepten 30 bin civarında ölüm yaşanır. Sheinbaum 2025 yılında bu rakamın yüzde 40 civarında düştüğünü söyledi. Doğru ise bravo. Öte yandan ABD'nin ithalatında ilk sıraya yerleşerek Çin'in yerini alan Meksika, Trump’ın baskısıyla artık Çin'e mesafe koymayı tercih ediyor, gümrük tarifelerini yükseltiyor.