Kamuda çalışan doktorların , grevi neyi amaçlıyor ?
Tıp-İş Başkanı Sn. Özlem Gürkut’un , sosyal medya hesabından paylaştığı açıklaması , bazı basın organlarında da yayınlandı .
Grevin amacı , kamuda çalışan hekimlerin , özlük haklarına dayandırıldı.
Bu özlük hakları için yapılan grev , tam da , hekimlerin , tam gün mesai yapmalarının , istendiği zamana denk geldi .
Bu bir tesadüf mü ?
Yoksa , tam güne karşı , özlük haklarının arkasına sığınarak , halkın tepkisi ile karşılaşmamak gayesi mi güdülmüştür ?
Sn. Sendika Başkanının açıklamasına , bir bakalım !
Özlük haklarının iyileştirilmesi , maaş ve emeklilik koşullarının , kabul edilebilir seviyeye çıkarılması ve bunları güvence altına alan bağımsız bir hekim yasasının çıkarılması halinde , tam gün mesai uygulamasına onay vereceklerini açıklayarak . Hükümete restini çekti .
Kısaca , hekimler için ayrı bir yasa ve ona bağlı olarak da , özlük hakları talep etti .
Tabii , Sn. Gürkut , sendikaya üye olan hekimlerin , talebini aktardı .
Kamu hekimlerinin bağlı olduğu , Kamu Görevlileri Yasası , tüm kamu çalışanlarını da kapsamaktadır .
Kamuya alınan , Üniversite mezunları .
Ortaokul , lise ve ilkokul mezunları için , diplomalara göre , çalışanlara verecek baremleri de belirlemiştir .
İlk yasada .
Üniversite mezunu meslek gruplarına , baremi ayni tutmuş .
Bu uygulamayı , ortaokul , lise ve ilkokul mezunlarına da tabi kılmıştı .
Kamu hekimlerinin , geçmişte , yine günümüzdeki gibi , tepkileri karşısında , yasada değişiklik yaparak . Kamu hekimlerinin baremlerini , diğer üniversite mezunu olanların baremlerinden , daha da yukarıya çekerek . Üniversite mezunları arasında , kamuda bir eşitsizlik yaratmıştı .
Şöyle ki :
Kamuya giren hekimlerin , lisans diplomalılarına veya mezununa , verilen barem 12, 13, 14 .
Bunun dışındaki , lisans diplomalı , kamu görevlilerine ise , 9 , 10 , 11 barem verilmektedir .
Bu , bir nevi eşitsizlik değil mi ?
Kamuda çalışan hekimlerimiz , bu mevzuatı , bile , bile , kamuda hekimlik yapmaktadırlar .
Devlet , ilgili mevzuat çerçevesinde çalışacak kişiler için , bir çağrı yapar. Buna , hukukta icap denir .
Kişi de buna , bu mevzuat çerçevesinde , kabulde bulunarak . Devletle bir hukuki akit yapar .
Daha açıkçası , bir hukuki anlaşma yapar ve çalışacağı mevzuatı , kabul eder .
Görevi , Devlette çalışacak , devlet de , o mevzuat çerçevesinde , çalışanına haklar verecek .
Buna , hukukta , özlük hakları denir .
Bunlara , kısaca bir bakalım .
Maaşlar , izin hakları , hizmet koşulları ve yükselme , çalışma saatleri ve mesai , emeklilik .
Bunlarda , bir anlaşmazlık ve karşı duruş var mı ?
Buna da , bir bakalım .
Sn. Sendika Başkanı , özlük haklarının iyileştirilmesi , maaş ve emeklilik koşullarının , kabul edilebilir seviyeye çıkarılması ve bunları güvence altına alan bir hekim yasasının çıkarılması halinde . Tam gün mesai uygulamasına onay vereceklerini açıklayarak . Mevcut mevzuattaki , özlük haklarının , hekimler lehine değiştirilerek , Hekimlere özgü , bir yasanın çıkarılmasını istedi .
Mevcut yasa , meriyette .
Buna bağlı olarak , özlük haklarında bir ihlal var ise , o zaman hekimlerimiz , haklı olarak , demokratik hukuk devleti kuralları içerisinde, greve gidebilirler .
Buna , hiçbir söz olamaz .
Fakat , devletle yapılan hukuki anlaşmada , öyle görülmektedir ki , hekimlerimizin , özlük haklarında , devlet veya hükümet tarafından , bir ihlal ve haksızlık görülmemektedir .
Mevcut yasadan , ari olarak , kamu hekimleri için , ayrı bir yasanın çıkarılması istenmekte ve bunun için de , grev silahı kullanılmaktadır .
Meriyetteki yasanın , uygulaması gerekenler tarafından , uygulanmaması . Bilhassa bu , sağlıkta olursa , ülkede ne olur ?
Zaten oluyor .
Kamu hekimlerinin isteği , gerçekleşirse . Kamuda çalışan diğer mesleklerde olanlar da , kendileri için , ayrı yasa talebinde bulunurlarsa , haksız mı olurlar ?
Takdiri , siz okurlarıma bırakıyorum .
Dikkatlerden kaçmasın !
Yazımın başlığı :
Hipokrat yemini .